"VAHŞETİN ARKASINDA KORUCULUK SİSTEMİ YATIYOR"

Diyarbakır Göç-Der Başkanı Dursun Özdağ, Mardin'in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge köyü'nde 44 kişinin öldürülmesinin olayının arkasında yıllardır kangren haline gelen kuruculuk sisteminin yattığını söyledi.

Diyarbakır Demokrasi Platformu ve Göç Platformu, Mardin'in Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'nde yaşanan katliam ile ilgili açıklama yapıldı. Büyükşehir Belediyesi'ne ait Konukevi'nin önünde yapılan açıklamaya, Diyarbakır Demokrasi Platformu ve Göç Platformu Bileşeni Sendika Şube Başkanları katıldı.

Diyarbakır Göç-Der Başkanı Dursun Özdağ, yaptığı açıklamada, Mardin'in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge köyü'nde 44 kişinin öldürülmesinin olayının arkasında yıllardır kangren haline gelen kuruculuk sisteminin yattığını söyledi.

"SON VAHŞET OLMAYABİLİR"

1985 yılından bu yana PKK ile mücadele adı altında oluşturulan koruculuk sisteminin bir kez daha bu olayla gündeme geldiğini vurgulayan Özdağ, şöyle dedi:

"Geçen bu 25 yıllık süre zarfında defalarca suça bulaşan, bölgemizsde insan hakkı ihlallerininin başlıca sebeplerinden birisi olan koruculuk sistemi sivil toplum örgütlerinin ısrarlı muhalefet ve eleştirilerine rağmen ortadan kaldırılmamış aksine geçici olarak düşünülen sistem yasal mevzuatlarda değişiklik yapılarak kurumsal boyuta ulaşmış ve kalıcı bir hale getirilmiştir. Bilinmelidir ki, bu olay korucular tarafından gerçekleştirilen ilk vahşet değildir, son vahşet de olmayabilecektir. Korucuların ellerine verilen silahlar, bombalar onları adeta serseri mayınlar haline getirmiştir. Hükümetin bu vahşeti münferit bir olay olarak ele alması ve koruculuk sistemini bir sorun olarak görmemesi başkaca katliamların da önünü açabilecektir. Yaşadığımız bu olay yanlış bir sistemin sonuçlarını ortaya koyan ve ders alınması gereken bir örnektir"

KORUCULUK SİSTEMİ KALDIRILMALI

Özdağ, Koruculuk sisteminin biran önce kaldırılması gerektiğine değinerek, "Devlet Bilge köyünde yaşanan vahşetin tekrarlanmasını istemiyorsa, bu sisteme derhal son vermelidir. 70 bin insanın bir anda silahsızlandırılması elbette ki zordur. Ancak,devlet buna yönelik bir çözüm getirmelidir. Her şeyden önce silahsızlandırılan korucuların başkaca çeteleşmeler içerisine girmemesi için bunların topluma entegrasyonlarının sağlanmasına yönelik tedbirler alınmalıdır. Korucuların bugüne kadar aldıkları maaşları verilmeye devam edilmeli ancak bunlar başkaca iş alanlarında istihdam edilmelidir. Örneğin bölgede yakılan ormanların yeniden oluşturulmasında görevlendirilmeleri söz konusu olabilir" diye konuştu.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap