Türk Sanayicileri Ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, IMF ile yeni bir programa başlandığı taktirde bile 2009 yılında küçülmenin yüzde 4.1 olacağını tahmin ettiklerini belirterek, işsizlik uyarısında bulundu.
Hemen önlem alınmazsa işsizliğin katılaşacağını kaydeden Yalçındağ, özellikle istihdam kapasitesi fazla olan seçilmiş bazı sektörler için destek programları uygulanmasını ve Kredi Garanti Fonu’nun devreye alınmasını istedi.
Yalçındağ, Mardin’de yapılan TÜRKONFED Başkanlar Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel krizin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini kaydetti. Tüm dünyada büyüme tahminlerinin aşağı çekildiğini, uluslararası kurumların, 2009 yılı için dünya ekonomisinin büyümesini sıfır düzeyinde tahmin ettiğini vurgulayan Yalçındağ, şöyle konuştu:
3.6 KÜÇÜLMEDE KALMAK BİLE ZOR
"Aynı tablo ülkemiz içinde geçerlidir. Nitekim 2009 için, uzunca bir süredir anlamını yitirmiş resmi öngörüler, geçtiğimiz günlerde revize edilmiş ve 2009 büyüme rakamı eksi yüzde 3.6’ya çekilmiştir. Bu küçülmeye bağlı olarak, dış ticaret verilerinin de içinde olduğu tüm göstergeler 2009-2011 döneminde önemli değişikliklere uğramıştır. Gecikmeli revize, bekleyişlerin daha gerçekçi bir şekilde oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Fakat bu derecede bir küçülmeyi bile tutturabilmek için çok önemli politika tercihlerine ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. Öncelikle, iç talebi destekleyici kontrollü para ve maliye politikalarına devamın esas olduğunu belirtmeliyim. Ancak, bu tercih, orta dönemde kamu maliyesinde kalıcı bir zafiyete veya artık kurtulduğumuzu düşündüğümüz enflasyonist bir sürece Türkiye’yi yeniden sürüklememelidir."
ÖZERK GELİR İDARESİ VURGUSU
Türk ekonomisinin verimliliğini ve rekabet gücünü arttıracak mikro politikalar, enerji arz güvenliği, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi, öngörülebilen orta vadeli bütçe anlayışını kurumsallaştıran "mali kural" düzenlemesi, özerk bir gelir idaresi, kayıt-dışı ile mücadelenin yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak gerçek unsurlar olma özelliğini sürekli koruyacağını anlatan Yalçındağ, şöyle devam etti:
"Bu yapısal önlemlerin gecikmesi durumda, kriz sonrasında da, Türkiye ekonomisi vasati büyüme oranlarında kalacak veya yüksek büyüme oranları için yeni bir dış dalgayı beklemeye koyulacaktır. Yani ekonomik büyümeyi, temelde etkileyecek unsurları hiç bir zaman kriz koşullarının arkasına öteleme lüksümüz yoktur."
İyimser bir senaryo ile krizin etkilerinin, dünyada 2010 sonunda, Türkiye de belli bir gecikmeyle 2011 sonunda hafifleyeceği varsayımına işaret eden Yalçındağ, uzunca bir süre, yakın geçmişte tecrübe edilen yüksek büyüme oranlarını yakalayabilmenin güç olacağını belirtti.
İŞSİZLİKLE MÜCADELE
"Revize edilen 2009-2011 verilerinden de anlaşılmaktadır ki, işsizlikle mücadele de başarısızlık artık açık bir şekilde teyit edilmiştir" diyen Yalçındağ, yüksek büyüme döneminde bile aşağı çekilemeyen işsizlik oranının, krizle birlikte artık belirgin bir yapısal boyut kazandığına işaret eti. Bu tür bir işsizlikle, makro ekonomik önlemlerin yanı sıra, doğrudan aktif işgücü politikaları ile de mücadele etmenin zorunlu olduğunun altını çizen Yalçındağ, şunları söyledi:
İŞSİZLİK KATILAŞACAK
"Son dönemlerde istihdam piyasasına yönelik olarak alınan bir dizi önlemin yanında, doğrudan vasıf uyumsuzluğu, bölgesel işgücü hareketliliği, istihdam vergileri, esnek işgücü piyasası mevzuatı alanlarında, tüm sosyal taraflar olarak politika geliştirmek ve uygulamak ihtiyacı vardır. Aksi takdirde, daralan iç ve dış taleple birlikte işsizlik daha da katılaşacak ve her geçen gün işsizlikle mücadele çok daha fazla tedbir ve fedakarlık gerektirecektir."
AB uyum sürecinin durma noktasına geldiğine de değinen Yalçındağ, "2014 AB tam üyelik hedefi, kararlılıkla Türkiye’nin kalıcı gündem maddesi olarak belirlenmelidir. 2014 hedefi kaçırıldığı takdirde üyelik perspektifi ancak bir sonraki mali dönemin başlangıcı olan 2021 yılına ertelenebilecektir. Ne Kıbrıs problemi ne de bazı AB liderlerinin tutarsız ve konjoktürel yaklaşımları bu yönelimi etkilememelidir" dedi.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar