Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde genişletilmiş İl başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan, 29 Mart yerel seçim sonuçlarını bir kez daha değerlendirdiği konuşmasında, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın AKP’nin seçimlerden aldığı sonuç üzerinden siyaset yaptığını söyledi.
AKP’nin, seçimlerde kendisini izleyen ikinci partiye 16 puan fark attığını söyleyen Erdoğan, partisinin genişletilmiş il toplantısına katılan partililere, "Durumumuzu iyi tahlil edin. Her seçime girilirken, her şeyden önce seçimi kazanmak için çalışın. Tabiî ki bir önceki seçimden daha iyi bir noktaya gelmek ideal olandır. Fakat hiçbir siyasi parti ben ikinci parti olayım, burada oyum bir iki puan artarsa ben başarılı olurum diyerek hareket edemez, etmemelidir" diye seslendi.
Ortada bir gerçek olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Bu seçimin birincisi AKP’dir. İkincinin üçüncünün toplamı kadar oy almıştır. Bunlara da başarı puanı vermek akıl alır bir şey değil" dedi. Erdoğan alınan sonuçları da "İl Genel Meclisi’nde ne almış? AKP yüzde 39 oy almış. İkinci ve üçüncü partinin toplamı da 39. CHP’nin yüzde 23 MHP’nin yüzde 16 aldığı bir oyu görüyoruz. AKP 16 büyük şehirden 10 tanesini kazanıyor. 65 ilimizden de 35 tanesinde milletimizden yetki alıyor. Yani 81 vilayetin 45’inde milletimiz yetkiyi AKP’ye vermiştir" diye konuştu.
BAYKAL VE YORUMCULARA ELEŞTİRİ
Seçim sonuçlarının ardından bazı çevrelerin yaptığı yorumları da eleştiren Erdoğan şöyle dedi:
"Rakamlar ortadayken yorumcular seçim sonuçlarını tuhaf bir biçimde değerlendiriyor. Mukayeselerin siyasetle ilişkisi olamaz. Bunların hedefi AKP halk nezdinde nasıl demoralize edebiliriz? Hedef bundan sonraki milletvekili seçiminde de halk AKP’yi o çıtaya oturtacaktır. AKP’nin oylarının geniş bir tabana yayılmasına karşılık diğer partilerin kendilerini bölge partisi olmaktan kurtaramaması. Bazı partiler Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki bazı illerimizde, bazıları Ege, Akdeniz ve kısmen Marmara’da varlık gösterdi. CHP 26 ilde yüzde 10 oy oranının altında. 31 ilin hiçbir ilçesinde seçimi kazanamayan CHP, bir belde belediyesi bile elde edememiş. Onlar 1005 belediyede hiç aday çıkarmamıştır. CHP kendisi için hedef koymak yerine AKP’nin oy oranları üzerinden kendilerine oy istemiştir. Buna karşılık AKP vilayetin tamamında belediye başkanlarına verilen oylarla Türkiye Partisi olduğunu net olarak ortaya koymuştur.ö
NERDE O SEÇİM VAATLERİ?
Seçimlerden önce muhalefet partilerin yaptığı seçim vaatlerini de hatırlatarak, şöyle dedi:
"Herkes seçim vaatlerini yerine getirsin. Kuyruklar başladı. Hadi alın bakalım, alın. Yerleştirin bakalım belediyeye bu insanları nasıl yerleştireceksiniz. Halkımızı aldatarak oy toplama gayreti içerisine girenlere, benim işsiz vatandaşım müracaat etsin. On bin kişi alacağım, otuz bin kişi alacağım. Gittiğim illerde ben bunları görüyorum şaşırıyorum. Nasılda aldatma siyasetiyle karşılarına çıkıyorlar. Bu oyunu oynadılar ama bir kere sıçrarsın, iki kere sıçrarsın"
KORKU FİLMLERİNİN SENARYOLARI
Erdoğan, geleceğin emanet edileceği gençler ve yeni nesiller için öz güven konusunun siyasetin ana gündemi olması gerektiğine de vurgu yaparak, öz güvenin bu ülkenin, bu milletin en önemli meselesi olduğunu söyledi. Erdoğan, üstü kapalı Ergenekon mesajı verdiği konuşmasında şunları kaydetti:
"Öz güveni yaralı toplumlar tarihin akışına tabi olurlar ve tarihi roller alamazlar. İster harici nedenler olsun, ister kendi kendine yaptığı kötülükler yüzünden olsun, öz güveni yaralanmış olan toplumlar içlerine kapanırlar. Oysa öz güven özümüze güvenmemizdir. Yani yüreğimize, kalbimize, insanımıza, yönetme kabiliyetimize güvenmemizdir. İçerde ve dışarıda Türkiye'nin medeniyet yürüyüşünü akamete uğratmak isteyenlerin en büyük stratejik saldırıları öz güvenimizi hedef alan saldırılardır. Biliyorum ki bu mesele sadece bugünün meselesi değildir. Zaman zaman siyasetçilerimiz de aydınlarımız da bu psikolojik eşiği aşmakta zorlanıyorlar ama emin olunuz ki bugün bizi engelleyen bütün tarihi eşikleri aşabilecek güçteyiz. Diyorum ki 'Artık buna izin vermeyelim.' Milletçe izin vermeyelim. Hangi siyasi partiden olursa olsun buna izin vermeyelim. Bu sadece AK Parti'nin görevi değil, tüm siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin görevidir. Büyük bir millet, büyük bir ülkeyiz. Kendimizi hiçbir zaman tarihin akışına bırakmamış, daima evrensel ölçekte düşünmeyi başarmış bir milletin mensuplarıyız. Herkes müsterih olsun ki Türkiye eski kaos günlerine, eski kriz günlerine dönmeyecek. Bize seyrettirilen korku filmlerinin senaryoları çürüktür, kurguları sağlam değildir, bunu biliniz. Herkes bilsin ki bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Yeter ki hepimiz Türkiye'nin imar ve inşasına çalışan AK Parti'yi 'mürkiye ölçeğinde büyük düşünelim. Önümüzdeki zorlukları aşmaya kararlı şekilde bilenelim. Ülkemiz bugün dünden daha güçlüdür. Unutmayalım ki demokrasimiz yarın bugünden daha güçlü olacaktır."
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar