DİYARBAKIR- Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün tertiplediği 1. ulusal sosyal bilimler kongresi "Doğuda Batıda değişim süreçleri ve Türkiye" adıyla yapıldı. Çok sayıda akademisyen ve gazetecinin çağrıldığı Kongre 2 gün sürecek.
BİLGİLERİMİZİ DİYARBAKIR’LA PAYLAŞALIM
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılan kongrenin açılış konuşmasını yapan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Türkiye'nin değerli düşünce ve bilim adamları ile gerçekleştirdiğikleri 1. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresini yapmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Mezopotamya coğrafyası tarih boyunca insana ilişkin gelişmelerin ve uygarlık sürecinin en önemli havzalarından biri olmuştur. Bu bilinçle, göreve geldiğimiz günden bugüne; bir taraftan sağlık ve fen bilimleri alanlarındaki bilimsel aktivitelere hız verirken, diğer yandan sosyal bilimlerin de bu sürece katkıda bulunması için çaba gösterdik. Bu bağlamda "bilgilerimizi Diyarbakır’la paylaşalım" projesi ile 5 ayda 110’a yakın konferans ve televizyon proğramı gerçekleştirdik" diye konuştu.
Konreginin, 'Türkiye’de siyaset kurumu yapısı ve sorunları' oturumuna yazar Mümtaz’er Türköne katıldı. Oturum Başkanı Doç. Dr. Sabri Eyigün, oturumda konuşacak akademisyenlerden Doç. Dr. Ümit Özkırımlı’nın rahatsızlanarak katılamayacağını, Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’dan da haber alınamadığını söyledi. Oturuma katılan Türköne’ye teşekkür eden Eyigün, " Hocam bizi kırmadı. Söz konusu Diyarbakır olunca sevinç geleceğini söyledi." dedi.
YÜRÜYÜŞ TEORİSİNE ÖRNEK
Yazar Türköne, konuşmasını, kendisinin geliştirdiği ‘Yürüyüş Teorisi’ni örnek vererek yaptı. Dünyada 6,5 milyar insanın parmak izi ve göz retinalarının farklı olduğunu söyleyen Türköne, "İnsanların farklı bir özelliği daha var bu da yürüyüşleri. 6,5 milyar insanın farklı bir yürüyüşü var. Günümüzde suçluları yakalamak için mobese sistemi kuruluyor. Mobese kameralarında yüzü görünmeyenler yürütülerek kimlikleri tespit edilmeye çalıştığını öğrendim. Bu yürüyüş teorisiyle siyaseti anlamaya çalışıyorum. Siyaset ile bürokratların yürüyüşü çok farklı. Toplumların da yürüyüşleri farklıdır." diye konuştu.
"DÜNYANIN HİÇ BİR YERİNDE UYGUN ADIM YÜRÜYÜŞÜ YOK"
Bu yılki 23 Nisan kutlamalarında çocukların yürüyüşlerinden bir şey fark ettiğini anlatan Türköne, "İlkokuldan beri bize piyade yürüyüşü öğretiyorlarmış. Geçtiğimiz 23 Nisan’da fark ettim. Meğerse yıllardır bir davranış kalıbı içine nasıl sokulmak istendiğimizi gösteriyor. Dünyanın hiçbirinde uygun adım yürüyüş yok. Milli bayramlar var. ABD’de de var. Ancak bizim gibi geniş katılımlı yapan sadece Kore kaldı. Onlarda da bizim gibi çocukları statlara doldurmak şeklinde yapılmıyor. Mesela ben Ankara’da iyi almayan liselerinden birinde okudum. Bizim liseye Çinçin Koleji derlerdi. Orada öğrenciyken toplu yürüyüşlerde uygun adım yürürdük. Yanlış yaptığın zaman bir kez sekmen gerekiyor düzeltmen için. Bunu da öğretmiyorlardı. Bunu öğrenene kadar çok zorlandım." ifadelerini kullandı.
Dünyada en çok anayasa taslağı hazırlayan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu anlatan Türköne, "Yıl 2009 oldu 1982 Anayasası üzerinden 27 yıl geçti, AB sürecindeki kısmı değişiklikler hariç, yeni bir anayasa sahibi olma fırsata yakalamadık." dedi.
Oturum soru- cevap bölümüyle sona erdi.
Kaynak: Diyarbakır Söz


Yorumlar