25 yıl önce hem kendilerini korumak hem de güvenlik kuvvetlerine yardımcı olmak için görev verilen korucular terörle mücadelede önemli işlevler üstlendi. Ancak yasal statüleri tam olarak belli olmayan ve kontrolü güç olan yaklaşık 90 bin civarındaki koruculardan bazıları zaman zaman amacının dışındaki işlere de karıştı. 10 binin üzerine suça karışan koruculardan halen bin civarında korucu yargılanıyor. Koruculuk sistemi kurulduğu günden itibaren Türkiye'nin gündeminden hiç düşmedi. Ancak son olarak Bilge köyünde yaşanan katliamın ardından bu sistem bir kez daha Ankara'nın gündemine taşındı. Şimdi, koruculuk sisteminin tamamen kaldırılması seçeneği de dâhil çok kapsamlı bir şekilde masaya yatırılması bekleniyor.
BÖLGE VEKİLLERİ KARŞI
Doğu ve Güneydoğulu milletvekilleri ile bir dönem o bölgede görev yapan devletin üst düzey yöneticileri bu sistemin kapsamlı bir şekilde ele alınmasını istiyor. Mardin'deki olayda olduğu gibi korucuların bugüne kadar birçok adli olaya karıştığını belirten bazı milletvekilleri bu sistemin artık kaldırılmasından yana. Ancak bazıları ise Doğu ve Güneydoğu'da terör sorunun hala devam ettiğini dolayısıyla bu sistemi tasfiye etmek yerine rehabilite edilerek sıkı bir denetim altına alınmasını istiyor.
REHABİLİTASYON ŞART
Bölgede görev yapan ve sorunları yerinde gören Eski Olağan Üstü Hal valilerinden Ünal Erkan bu yapının vatandaşları ciddi anlamda rahatsız ettiğini ifade etti. Ünal Erkan, "Bana göre bu şartlar hala devam ediyor. Kaldırılırsa bir boşluk doğar. Korucu mevcudiyetiyle bile terörle mücadelede katkı sağlıyor. Bunun varlığı PKK'yı tekrar rahatsız eder. Kırsaldan geçici köy korucusunu kaldırdığınız zaman onun yerine ne koyacaksanız? Çünkü askeri yapı her köyde yok. Karakolun kapsam alanı 20 köyü kapsar. Ama yol kesme, saldırı, adam kaçırma kaldırmaya yönelik ne yapacaksınız? şeklinde konuştu.
DEVAM ETMESİ GEREKİR
Bu sistemin devam etmesi gerektiğini ancak yeni düzenlemeler yapılmasının şart olduğunu belirten Erkan, "Devam etmeli ancak bunların seçilmesinden, atanmalarına, eğitim ve maaşlarından kendi içinde kıdem değerlendirilmesine, emeklilik ve tazminat haklarını kadar gerçekçi ve daha ihtiyaca cevap verebilir bir düzenleme şart. Tenkit edilecek tarafları vardır. Bir teşkilatın mensupları arasında kanunlara uygun olmayan şekilde davrananlar varsa ayıklanır, kurumun kapatılması gerekmiyor." diye konuştu.
"KIR BEKÇİSİ YAPILSIN"
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası(DTSO) Başkanı Galip Ensarioğlu ise şöyle dedi: "Koruculuk sisteminin yeniden gözden geçirilmesi lazım. Bu sistem bugünkü modern Türkiye'ye uymamaktadır. Bugüne kadar 30 bin civarında korucu suça iştirakten ve disiplinsizlikten görevden alınmıştır. Bu rakamlar korkunçtur. Türkiye bir an önce bu görüntüden kurtulması gerekiyor." korucuların hiçbirinin mağdur edilmeden rehabilite edilmesi gerektiğini vurguladı. Ensarioğlu şunları söyledi: "Bölgede işsizlik hat safhadadır. Bunların bir tanesi bile mağdur edilmeden köy okullarında, sağlık ocaklarında ya da kır bekçiliği şeklinde istihdam edilmeli. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. İç ve dış güvenlikte polisi askeri vardır. Yerel güçleri kullanması yanlıştır. Bunların kötü sonuçlarını hepimiz yaşadık. Hatta bölgede yaşanan şiddetin ortadan kaldırılması için hükümetin artık bir irade göstermesi gerekir. Bu siyesi bir meseledir, siyasilerin bunu çözmesi gerekiyor."
GENELKURMAY SAHİP ÇIKTI
Buarada, Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Mardin’deki saldırıyı "tam bir bir vahşet’ olarak niteleyerek, "Ancak buradaki olayla koruculuk kurumu arasında bir bağ kurularak korucuların kurumsal olarak ve bir bütün olarak sorumlu gösterilmeye çalışılmasını ön yargılı ve yanlış bir uygulama olarak değerlendiriyoruz" dedi.
SUÇLANMASI YANLIŞ
Konunun yargıya intikal ettiğini belirten Tuğgeneral Metin Gürak, ancak koruculuk kurumu ile olay arasında bağ kurulmasını, koruculuk sisteminin sorumlu gösterilmesini ön yargılı ve yanlış bir uygulama olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar