TBMM’ye sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” “terör” suçlarına yönelik soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinde yeni bir erteleme rejimini öngörüyor. Mevcut şartlarda tutuklu siyasetçiler Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bu düzenlemeden yararlanabilecek.
Yasanın 1. ve 3. maddeleri, tüm erteleme ve düşme mekanizmalarının işletilebilmesini “PKK/KCK’nin fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah/mühimmatı teslim ettiğinin tespit edilerek bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanması” şartına bağlıyor.
Kanun teklifinin 1. maddesinin 2. fıkrası; “örgüt kurma/yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, örgüt propagandası yapma ve finansman sağlamayı” kapsama alıyor. Demirtaş ve Yüksekdağ’ın yargılandığı/hüküm giydiği Kobanê davası ve diğer dosyalardaki suçlamaların önemli bir kısmı “örgüt propagandası”, “örgüte yardım” veya “örgüt yöneticiliği” iddialarına dayanıyor.
İstisna engeline takılmıyorlar
Yasa teklifinde, “Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu”, “1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar” erteleme kapsamı dışında bırakılıyor.
Demirtaş ve Yüksekdağ hakkındaki ana yargılamalar ise 1 Haziran 2005 sonrası döneme ait olayları kapsıyor ve iki siyasetçi de doğrudan “kasten öldürme” eylemi ile suçlanmıyor.
Yasa teklifinin 3., 4. ve 6. maddeleri; gereğince tutukluluk hallerinin kaldırılması, devam eden davalarının/infazlarının ertelenmesi ve ilerleyen süreçte hak yoksunluklarının ortadan kaldırılmasının önünü açıyor.
Ancak halihazırda, bu kanun kapsamına girmesine bile gerek kalmadan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Demirtaş’ın tahliye edilmesi yönündeki kararı uygulanmıyor.
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar