Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde yaptığı sarı, kırmızı ve yeşil renkli bilekliği ziyaretçisine vermesine izin verilmeyen hükümlü Tufan İlbaş’ın başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, müdahalenin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmederek İlbaş’a 20 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
HABER MERKEZİ
Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunan Tufan İlbaş, odasında boncuk işi yapabilmek amacıyla kargo yoluyla gönderilen malzemelerin kendisine verilmesini talep etti.
Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, hobi ve el işi çalışmalarının İlbaş’ın kişisel ve toplumsal gelişimine katkı sağlayacağını belirterek 8 Haziran 2022’de talebi kabul etti.
İlbaş, izin kapsamında odasında boncuklarla çeşitli bileklikler yaptı. Ancak Temmuz 2022’de ziyaretçisine vermek istediği bilekliklerden sarı, kırmızı ve yeşil renklerden oluşan bilekliğin cezaevinden çıkarılmasına izin verilmedi.
Renkleri nedeniyle engellendiğini savundu
İlbaş, engellemenin yasal gerekçesinin kendisine bildirilmediğini belirterek cezaevi yönetimine dilekçe verdi. Dilekçesine yanıt alamadığını ileri süren İlbaş, el işi ürününün yalnızca renkleri nedeniyle dışarı çıkarılmasının engellendiğini savunarak Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğine şikayette bulundu.
İnfaz Hakimliği, Ceza İnfaz Kurumu’nun 19 Ekim 2022 tarihli yazısını esas alarak İlbaş’ın kurumun bilgisi dışında el işi faaliyetinde bulunduğunu değerlendirdi. Mahkeme, bilekliğin dışarı çıkarılmasına izin verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayeti reddetti.
İlbaş bunun üzerine karara Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde itiraz etti. Cezaevinin hakimliğe yanıltıcı bilgi verdiğini belirten İlbaş, 8 Haziran 2022 tarihli kararla odasında boncuk işi yapmasına izin verildiğini ve bilekliğin yalnızca sarı, kırmızı ve yeşil renkleri nedeniyle dışarı çıkarılmadığını ifade etti.
Ağır Ceza Mahkemesi de itirazı reddedince İlbaş, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
AYM: El işi faaliyeti ifade özgürlüğü kapsamında
Başvuruyu inceleyen AYM, cezaevinde yapılan el işi faaliyetinin de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceğine karar verdi.
AYM’nin gerekçesinde, Anayasa’nın 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanımında söz, yazı ve resim gibi araçların yanı sıra “başka yollar” ifadesine de yer verildiği hatırlatıldı. Bu ifadenin, düşüncenin aktarılmasında kullanılan her türlü ifade aracının anayasal koruma kapsamında olduğunu gösterdiği belirtildi.
İlbaş’ın, kültürel önem taşıdığını belirttiği renkleri içeren bileklik aracılığıyla duygularını dışa vurduğunu ifade ettiği kaydedilen gerekçede, bir duygunun ifade edilme biçimi olarak yapılan el işi faaliyetinin cezaevinden dışarı çıkarılmasının engellenmesinin ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna varıldı.
“Zorunlu bir toplumsal ihtiyaç gösterilemedi”
Yüksek Mahkeme, temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olabilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerektiğine dikkat çekti.
Hükümlü ve tutukluların da Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları uyarınca temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu vurgulanan kararda, ifade özgürlüğünün cezaevinde bulunmakla tamamen ortadan kalkmadığı hatırlatıldı.
AYM, somut olayda cezaevi yönetimi ile derece mahkemelerinin, bilekliğin ziyaretçiye verilmemesinin neden zorunlu olduğunu ortaya koyamadığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararda, müdahalenin “zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının” ilgili ve yeterli bir gerekçeyle gösterilemediği belirtildi.
AYM dosyada dikkat çeken belgeyi ortaya çıkardı
AYM ayrıca, İnfaz Hakimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi’nin İlbaş’ın odasında el işi yapma izninin bulunup bulunmadığını yeterince araştırmadığına dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, UYAP üzerinden yaptığı incelemede, İlbaş’a odasında el işi yapma izni verildiğini gösteren resmi belgenin dosyada bulunduğunu tespit etti.
AYM, ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerde kamu makamlarının ilgili ve yeterli gerekçe ortaya koyması gerektiğini belirterek, somut olayda bunun sağlanamadığı sonucuna vardı.
20 bin lira manevi tazminat ödenecek
Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçeler doğrultusunda İlbaş’ın Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliğine gönderilmesine hükmetti.
Yüksek Mahkeme ayrıca Tufan İlbaş’a 20 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar