Görüş Bildir

Aileler tepkili

Aileler tepkili

75 ailenin oturma eylemi 145'inci gününe girdi. Kendilerini ziyaret eden 7 öğretmenin sendikadan ihraç edilmesine aileler büyük tepki gösterdi.

DİYARBAKIR-PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunması isteyen 75 ailenin HDP il binası önündeki oturma eylemi 145'inci gününde de devam etti. Aileler, kendilerini ziyaret eden 7 öğretmenin, Eğitim-İş Sendikası'ndan ihraç edilmesine tepki gösterdi.            

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, bir gün sonra partinin Diyarbakır il binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Hacire Akar'ın çocuğuna kavuşması, çocukları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan aileler için umut oldu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP il binası önünde oturma eylemine başladı.

4 AİLE EVLADINA KAVUŞTU

Hacire Akar'ın oğlu Mehmet'in yanı sıra eyleme katılanlardan Hatice Ceylan'ın oğlu Cafer, Hüsniye- Hüseyin Kaya çiftinin kızları Mekiye ile Halime Kadran'ın torunu Halil İbrahim Kadran'ın terör örgütünden kaçarak, güvenlik güçlerine teslim olmasıyla HDP önünde oturma eylemi yapan ailelerden 4'ü, evlatlarına kavuştu. Hatice Ceylan, Hüsniye- Hüseyin Kaya çifti ile Halime Kadran, diğer ailelere destek olmak için oturma eylemlerine devam ediyor. 75 ailenin oturma eylemi 144'üncü gününde de devam etti.

EĞİTİM-İŞ'E TEPKİ

Aileler, kendilerini ziyaret ettikleri için Eğitim-İş Sendikası’ndan ihraç edilen 7 öğretmene sahip çıktı. Sendikanın geri atım atmasını istedi. 2015 yılında, Tunceli'nin Pülümür ilçesinde, PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Müslüm için oturma eylemi yapan Şevket Altındaş, öğretmenlerin sendikadan ihraç edilmesine tepki gösterdi.  Altıntaş, "Tunceli Pülümür'de silah zoruyla kaçırılan ve hala PKK'nın elinde bulunan askerin babasıyım. Bizi ziyarete gelen öğretmenleri ihraç etmişler. İnsanlık dışı. Bunlar ülkesinin askerini desteklemeye gelmişler, annesinin, babasının acısına ortak olmaya gelmişler. Ne yapsınlar yani, suçu ne günahı ne bu adamların? Bu da gösteriyor ki, o ihraç edenler ne yazık ki ülkesi için değil de başkası için mücadele ediyor. Bunlar sözüm ona aydın kişiler. Biz gençlerimizi bu insanlara mı emanet ediyoruz? Yazık değil mi?" dedi.

2014 yılında İstanbul Arnavutköy'deki evinden "Bana iş buldular, işe gidiyorum" diyerek çıkan ve geri dönmeyen oğlu Tuncay Bingöl (19) için oturma eylemi yapan Şevket Bingöl de öğretmenlerin bir an önce sendikaya geri alınmasını istedi. Bingöl, şöyle dedi:

"144 gündür burada bekliyoruz. Bizi ziyaret eden öğretmenleri sendikaları ihraç etmiş. Bu sendikayı kınıyoruz. Bu sendikaya diyorum ki; 'Siz terör destekçileri misiniz yoksa bu insanlardan yana mısınız? Bu insanlar gidip, Kandil'de PKK'yı ziyaret etmediler. Bu insanlar, burada, gözü yaşlı anneleri ziyaret etti. Yazık günah değil mi, bunları ihraç etmeye?"

PKK tarafından kaçırılan polis memuru oğlu Vedat (28) için oturma eylemine devam eden Emine Kaya, "Mardin'den geldim. Yedi öğretmen geldi, bizi ziyaret etti. Sendikaları onları atmış, çok ayıp. Bunu kabul etmiyorum. Buraya gelmeleri kusur mu?" derken, PKK tarafından kaçırılan İzmirli Gamze Laçin'in babası Mehmet Laçin de, "Bu çadıra, bizi ziyarete gelen insanların, acıyı paylaşmak için geldiklerinin bilincindeyim. Bu insanların sendikadan ihraç edilmesini asla doğru bulmuyorum. Aslında bizi ziyarete gelenleri takdir etmeleri lazım. Bu yanlış bir olay. Buna karşıyım" dedi.

'TORUNUM KIZ OLSA HACİRE, ERKEK OLSA SÜLEYMAN'

Kızına kavuşup evlendirmesi halinde doğacak torununa, kız olursa Hacire Akar'ın, erkek olursa İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun adını vereceğini belirten Mehmet Laçin ise şöyle konuştu:

"Bu çocuklar korkudan teslim olmuyorlar. Burada ilk eylemi başlatan Hacire hanımı yürekten kutluyorum. Kızım, evladım elime geçerse, düğününü yaparsam, çocuğu kız olursa Hacire ismini vereceğim. Hayalim bu. Çünkü kızımın hayatını, kurtarırsam, kavuşursam iki kişiye borçluyum. Biri Hacire hanım diğeri de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu. Çocuk erkek olursa da ismini Süleyman koyarım. Buradan duyuruyorum; Hükümet gücünü kullansın, bu çocuklarımızı kurtarsın."

SOĞUK HAVALA RAĞMEN EYLEME DEVAM

Soğuk havaya rağmen bekleyişini sürdüren annelerden Songül Altıntaş, oğlunun 5 yıl önce PKK tarafından kaçırıldığını, bu süre boyunca çok uğraştıklarını fakat evlatlarına kavuşamadıklarını söyledi.

"Çocuğumu PKK ve HDP'den istiyorum. Oğlumu bana versinler. Bizden daha ne istiyorlar, canımızı da mı istiyorlar? Zaten ciğerimi söküp aldılar." diyen Altıntaş, anne ve babalarla 144 gündür eylem yaptıklarını belirtti.

Altıntaş, şöyle konuştu:

"Kış, kar geldi, soğukta çadırdayız. Evimizi, yuvamızı bıraktık, hepimiz evladımızın peşindeyiz. Herkes evladını istiyor. Bıraksınlar bu çocukları, ne istiyorlar. Eylemi bırakmayacağız, sonuna kadar buradayız. Gelsinler beni öldürsünler, beni bu acıdan kurtarsınlar. Ya evladımı versinler ya da beni öldürsünler. Ömrümüzün sonuna kadar buradayız, kalkmıyoruz."

HDP'DEN OĞLUNU İSTEYEN BABA

Baba Salih Gökçe de HDP'den oğlunu istediğini kaydetti.

"HDP gelsin bize çocuklarımızı teslim etsin biz gidelim. HDP'ye de burada beklemeye de meraklı değiliz ama ben oğlumu almadan gitmeyeceğim. Kış da kar da yağmur da yağsa ben gitmeyeceğim." ifadelerini kullanan Gökçe, eylemini sürdürmekte kararlı olduğunu bildirdi.

Gökçe, "Oğlum sözlenmişti, oğlumu elimden aldılar. Gelinim İstanbul'da kaldı. O da evlenmiyor. Benden ne istediler? Evimin kapısını kilitleyerek geldim. Ben buraya baş koydum." dedi.

Oğluna kavuşması durumunda diğer aileler gibi kendisinin de mutluluktan uçacağını dile getiren Gökçe, "Oğlumun düğününü yaparım. Buradaki ailelerin hepsini düğüne davet ederim. Allah'tan tek dileğim herkesin çocuğuna kavuşması." ifadesini kullandı.