Silahın varlığı sürece pranga!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın PKK'ya yönelik "Silahların toprağa gömülmesi ve üzerine beton dökülmesi" çağrısı, bölgde yankı bulurken, "Barışı getirecek önemli bir adımlardan biridir" değerlendirilmesi yapıldı.

Silahın varlığı sürece pranga!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, beraberindeki Başbakan yardımcıları ve bakanların Diyarbakır’ı ziyaretlerini ve verdikleri mesajları, Güneydoğu'da pozitif yönde büyük yankı bulurken, Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, çağrıların "barışa sağlamada önemli adımlar içerdiğini" bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle, çözüm sürecine yeniden dönüş için ifade ettiği, ‘Silahların gömülmesi ve üzerine beton dökülmesi’ şartını makul ve yerinde bulan STK temsilcileri, “Sayın Cumhurbaşkanı'nın, çözüm sürecine dönülmesi için şartını yenilediğini gördük. Silahların betona gömülmesi ve koordinat verilmesi söylemi aslında sürece yeniden dönülmesi istediğidir. Silahların gömülmesi isteği, aslında olması gereken çok önemli bir adımdır. Barışı getirecek en önemli adımlardan biridir.” değerlendirmesinde bulundular.

KENTİN ÖNEMLİ ETKİLİ STK TEMSİLCİLERİ DEĞERLENDİRDİ

Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın, başbakan yardımcıları ve bakanlarla birlikte önceki gün Diyarbakır’a yaptığı ziyaretin heyecan yarattığını, olumlu ve önemli anlamlar taşıdıklarını ifade etti. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Başkanı Engin Yeşil, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya ve Çözüm İçin Sivil İnisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DÖR) Genel Başkanı Ercan Ezgin, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın ziyareti ve sözleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

‘FİNANSA RAHAT ERİŞİM, DEMİRYOLU PROJESİ VE LOJİKTİK ÜS’

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın STK’lar ile yaptığı istişare toplantısında kentteki önemli kurumları kendi masasında topladığını, bu masada kendilerinin de yer aldığını belirtti.  Masada kentin sosyo-ekonomik sorun ve sıkıntılarını birebir hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan’a aktarma fırsatları olduğunu aktaran Sayar, şöyle dedi:

“Aktardığımız konulardan biri özellikle çatışmalardan dolayı işletmelerin, esnafın krediye ulaşma noktasında çok büyük problemleriydi. Biz bu konuyla ilgili sorun ve sıkıntıları, bu sıkıntıların devam etmesi durumunda olası sonuçları aktardık. Bunun dışında Ulaştırma Bakanlığı döneminde karayolu, demiryolu, havayolu gibi projelerde büyük deneyime ve başarıya sahip olan Başbakan’a limanlara hem yolcu hem yük taşıyan limanlar ulaşması için demiryolu projesi planlamada vardı. Şanlıurfa’ya kadar olan kısmı var. Mürşitpınar-Diyarbakır hattı da var ve Ulaştırma Bakanlığı’nın planlamasında duruyor henüz projelendirilmemiş, biz bunun da Şanlıurfa-Gaziantep bağlantı hattıyla eş zamanlı yapılması talebinde bulunduk. Urfa bağlantısı için süreç işliyor. Proje bedeli ortaya çıkarılmış ihale aşamasındadır biz orası yapılırken aynı zamanda Diyarbakır bağlantısında eş zamanlı yapılması ve erken bitirilmesi için aktarımda bulunduk. Bu özellikle ağır sanayi ve lojistik maliyetleri açısından dezavantajlı olan firmalara limana ulaşma noktasında karayolundan daha az bir maliyetle ulaşması ve rekabet sağlayabilecek bir proje olacak. Özellikle mermerciler ve ağır sanayiciler için bu çok önemli. Lojistik üs kurulması için talepte bulunduk.

Diyarbakır’ın önemli bir üretim potansiyeli var, stratejik coğrafi olarak ta önemli bir yerde yer aldığını bunun için de şu anda devam eden master plan çalışması var ve devam eden çalışmada Diyarbakır’ın da mutlaka yer alması gerektiğini ifade ettik. Yemekte çok geniş zamanda sohbet fırsatımız olmadı.

DİYARBAKIR İŞ CAMİASI BAŞBAKAN İLE GÖRÜŞECEK

Başbakan’dan Diyarbakır iş camiası olarak uygun zamanda ziyaret talep ettik. O da bizi beklediğini söyledi. Kısa süre içerisinde görüşeceğimizi düşünüyorum ve bu toplantıda daha detaylı ayrıntılı iletme fırsatımız olacak. Finansa erişim noktasında sıkıntılarımız önemliydi ve bunu aktırdık. Dünyanın her yerinde iş geliştirmek için yatırım yapmak için finansman bulmanız gerekiyor. Diyarbakır’daki firmalar da kredilerle iş geliştirmiş ve büyütmüşler. Şimdi plan dışı gelişmelerden ötürü firmalarımız sıkıntı yaşadı bankalarımız bu noktada oldukça ölçüyü kaçırdı ve bunun düzeltilmesi gerekiyor. Aylardır aynı sıkıntılarını konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı ve Başbakan özellikle bu konuyla ilgileneceğini söyledi. Bu sıkıntılar devam ederse Diyarbakır ve bölgede iflasları arttıracak. İflasların olması, işsizlerin artması ve sıkıntıların çok büyümesi anlamını taşıyor. Gerçekten ciddi bir sıkıntıdır."

SAYAR: SİLAHLARIN GÖMÜLMESİ SÜRECİN BİRİNCİ ŞARTI

Sayar, Cumhurbaşkanı'nın çözüm sürecine dönülmesiyle ilgili sözlerini şöyle değerlendirdi: “Sayın Cumhurbaşkanı'nın çözüm sürecine dönülmesi için şartını yenilediğini gördük. Silahların betona gömülmesi ve koordinat verilmesi söylemi Cumhurbaşkanı'nın aslında sürece yeniden dönülmesini istediği ancak bu süreç için en birinci şartının silahların betona gömülmesi olduğunu bir kez daha ifade etti."

YEŞİL: ARTIK SİLAHLARIN BIRAKILMASINI İSTİYORUZ

Silahların gömülmesini kendilerinin de çok istediğine dikkat çeken Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Başkanı Engin Yeşil de şu ifadeleri kullandı: “Artık silahların bırakılmasını istiyoruz. Ancak silahların bırakılmasıyla hükümetin de bunu rayına oturtacak süreçleri başlatmasını istiyoruz. Ölüm olmadığı gün yok. Her gün ölümler var ve bu büyük sıkıntı yaratıyor. Bunların bir an önce bitmesini istiyoruz. Ben bir iş adamı, iş insanı olmama rağmen, bizim birinci önceliğimiz ekonomi değildir, bizim ekonomiden ziyade, barışa acil ihtiyacımız vardır. Bu son olayda yaşamını yitiren 16 vatandaşımız vardı. Onlara da bu vesileyle başsağlığı diliyor ve olayı da kınıyorum. Biz de bir an önce PKK’nın silah bırakmasını istiyoruz. Devletin de bir an önce çözümü başlatmasını istiyoruz. Silahlara hepimiz karşıyız ve silahların bırakılması isteği de son derece makuldür.

BÖLGE ‘AFET BÖLGESİ’ İLAN EDİLMELİ

Bugün Diyarbakır’a hızlı tren olması gerekin, lojistik ile ilgili bu olursa çok iyi olur. Güneydoğu bölgesinin bu yaşanan olaylarla birlikte bir yıkım yaşadı ve bölgenin ‘Afet Bölgesi’ ilan edilmesini istemiştik daha önce dün de yine arkadaşlar bu yönde taleplerde bulunmuşlar. Bir an önce bölge ‘afet bölgesi’ ilan edilmelidir, sonrasında hızlı tren ve lojistik, finansa erişim tabiî ki isteklerimiz arasındadır."

KURULAN HÜKÜMETLER İLK ZİYARETİNİ BÖLGEYE YAPAR

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın Diyarbakır’ı ziyaretleri ve verdikleri mesajları değerlendiren Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, yeni kurulan hükümetlerin ilk ziyaretlerini bölgeye yaptıklarını hatırlattı.

KAYA: SİLAHLARIN GÖMÜLMESİ, BARIŞI GETİRECEK EN ÖNEMLİ ADIMLARDAN BİRİDİR

Cumhurbaşkanı'nın çözüm süreci ve sürecin yeniden başlamasıyla ilgili sözlerini ise Kaya şu sözlerle ifade etti: “Cumhurbaşkanı'nın ifade ettiği silahların gömülmesi isteği, aslında olması gereken çok önemli bir adımdır. Barışı getirecek en önemli adımlardan biridir ama reel anlamda bunun gerçekleşmesini istiyorsa öncelikle diyalog ve müzakere kanallarının bir an önce açılması gerekir. Çünkü talep edilen sonuca yakın bir durumdur. Ve izlenmesi gereken birçok yol ve yöntem vardır. Bunların gerçek anlamda oluşabilmesi için ve kalıcı olabilmesi için bir an önce diyalog ortamının yeniden oluşması gerekir.”

EZGİN: BÖLGE YÜZYILIN TRAJEDİSİNİ YAŞIYOR

Çözüm İçin Sivil İnisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Genel Başkanı Avukat Ercan Ezgin, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın Diyarbakır’a gelişlerinin büyük heyecan yarattığını anlatarak, şöyle dedi: “İnsanlarda büyük bir beklenti ve umut oldu. Sayın Erdoğan 19. kez Diyarbakır’a geldi. Gözler ondaydı. Bölge yüzyılın trajedisini yaşıyor. Halende devam eden bir çatışma süreci var. İnsanlar ölmeye sokaklar cenaze görmeye devam ediyor. Kimilerinin gayri insani, ahlaki ve vicdani yöntemlerle gönülleri yıkarken, kimileri de insani, vicdani, ahlaki yol ve yöntemlerle değerlerle, gönülleri yapmaya, yürekleri okşamaya medeniyetleri kurmaya geliyor. Dün gördük ki Cumhurbaşkanı ve hükümet gönülleri yapmaya, medeniyet inşa etmeyi, bölgeyi normalleştirmeye, insanları rehabilite etmeye gelmişler.

BÜTÜN GÖZLER KÜRT SORUNU VE ÇÖZÜM SÜRECİNDE

Tabi bütün gözler Kürt sorunu ve çözüm süreci konusunda vereceği mesajlardaydı. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı'nın sözlerinden anlaşılacağı gibi kamu düzeni, vatandaşın can ve mal güvenliği tam anlamıyla korunmayana, sağlanmayana kadar, örgütünde silahları tamamen terk edip Türkiye topraklarından çıkarmayana kadar güvenlik stratejisi dışında, ya da siyaset mekanizması ya da milli birlik ve kardeşlik süreci projesi adı altında anlaşılan o ki herhangi bir yol ve yöntem denenmeyeceğini verilen mesajlarda anladık.

DEVLET SİLAH KULLANMA TEKELİ DEMEKTİR

Bir taraftan gayrimeşru bir şekilde silah kullanan bir örgüt var ve bunun karşısında meşru yasal bir şekilde silahla karşılık veren bir devlet var. Bütün hukuk devletlerinde olduğu gibi silah kullanma tekeli devletin elindedir. Devletin de silah bırakma gibi bir şeyi olmayacağına göre, yani 100 değil, yüz bin şehit bile verilse. Bu toprakları, bu halkı, bölgeyi başka bir otoriteye, başka bir devlete veya devlet içinde devlet kurmaya çalışan bir mekanizmaya teslim etmeyeceğine göre ve halkın da destek, gönül vermediği bir kalkışmanın başarılı olmayacağı çok açıktır. O yüzden sağduyulu, soğukkanlı, makul ortak aklı ortaya çıkaracak yol ve yöntem örgütün şartsız-şurtsuz bir şekilde silahları Türkiye topraklarından gündeminden tamamıyla çıkarmasıdır. Hiçbir dava ve ideoloji insan hayatından önemli değildir. İlk adımı örgütün atması lazım, devlet silah bırakmayacağına göre, topraklarında silahlı unsurların kamu düzenini bozmasına halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacağına göre, ilk adımı atması gereken örgüttür. Normalleşme sağlandıktan sonra var olan sorunlar belki çözüm süreci denmeyebilir, başka bir adla, projeyle ismi önemli değil devam eder. Siyasetin devreye girebilmesi için bu şiddetin biran önce son bulması lazım."

Kaynak: Diyarbakır Söz