AİLE OCAĞI/ANNENİN EĞİTİMİ (7)
Aile ocağında anne babanın çocuklarını eğitmeleri, çok önemli bir meseledir. Bu alanda annenin rolü, babanınkinden daha fazladır. Çünkü anne, babaya nazaran çocuklara daha yakın bulunmakta ve onlarla beraber daha fazla zaman harcamaktadır. Onun için çocuk eğitinde annenin etkisi babanınkinden daha fazladır. Her şeyden önce annenin çocuğuna örnek olacak eğitimli bir kişi olması gerekir. Kızını, oğlunu iyi eğiten örnek anneler vardır. Burada bu konuda örnek gösterilecek iki anneden bahsetmek istiyorum.
Annelerin eğitimli olmalarının önemini vurgulamak için, Thomas Alva Edison (1847-1931) ve annesi ile ilgili bir kıssaya yer vermek istiyorum. Çeşitli internet sitelerinde yer aldığına göre Thomas Alva Edison, bir gün eve geldiğinde annesine bir kâğıt vermiş ve “Bu kâğıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi” demiş. Annesi kâğıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okumuş: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin.”
Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken, birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kâğıt bulmuş ve alıp açmış. Kâğıtta “Oğlunuz şaşkın” (akıl hastası) bir çocuktur. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz,” yazılıydı. Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazmıştır: Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dâhisi haline getirilmiş, “şaşkın” bir çocuktu.
Çeşitli sitelerde yer alan bu kıssanın kahramanı olan annenin, her açıdan örnek bir insan olduğu kanaatindeyim. Eğer öğretmenin kendisine gönderdiği kâğıdı çocuğuna olduğu gibi doğru bir şekilde okusaydı, çocuk şartlanır, kendisini şaşkın/akıl hastası olarak kabul eder ve ömür boyu bu aşağılık kompleksi ile yaşayacaktı. Fakat öyle bir jest, hal ve hareketle davranıyor ve çocuğa öyle şeyler söylüyor ki, çocuk kendini üstün zekâlı bir dahi olarak kabul ediyor, bu noktada şartlanıyor ve o inançla hareket ediyor. Ona göre okuyor, araştırmalarda bulunuyor ve her zaman için kendini yetiştiriyor. Sonuçta da o, yüzyılın en büyük bilim adamlarından biri oluyor. Onun bu başarısı, bir eğitim uzmanı niteliğindeki annesinin kullanmış olduğu taktiğin sonucudur. Dolayısı ile bu anneyi, herkes için örnek bir anne olarak değerlendiriyorum. Bu olayın bütün annelere bir örnek olmasını diliyorum. Çünkü çocuk eğitimi, son derece önemli bir sanattır. Doğrusu bu sanatın özel bir okulu yoktur. Ona göre her anne baba ve eğitimciler çocukları eğitirken, onları üzecek, incitecek, rencide edecek, aşağılayacak söz ve davranışlardan uzak durmalıdırlar. Onları başka çocuklar ile mukayese etmemelidirler. Onlara arkadaş gibi davranıp onları okumaya teşvik edecek söz ve hareketlerde bulunmalıdırlar. Anneler, çocuklarına değer vermeli ve onlara şahsiyet kazandırmalıdırlar.
Özellikle anneler, her türlü ahlaki konularda çocuklarına örnek olmalı, onları şiddetle yalan, gıybet, dedikodu ve benzeri ahlak dışı söz ve hareketlerden uzak tutmaya çalışmalıdırlar. Çünkü her anne, kendi çocuğunu eğiten ilk öğretmendir. Bu kıssada söz konusu olan anne, tüm eğitimciler, özellikle genel anlamda anneler için çok önemli bir örnektir.
Anne baba, hayatın her safhasında çocukları ile ilgilenip onlara nasihat etmeli, özellikle anneler kızları ile arkadaş gibi davranıp onları aile eğitimi konusunda aydınlatmalıdırlar. İlmi kaynaklarda yer aldığına göre, İslâm’dan önceki dönemlerde Arap kabile reislerinden biri, kızını o zaman için Arapların ileri gelenlerinden biri ile evlendirecek olmuş. Kızın annesi Ümâme bint el-Hâris, gelin olacağı gün kızını karşısına oturtmuş, asırlardır tazeliğini ve önemini muhafaza eden şu nasihatleri yapmıştır:
“Yavrum! Vasiyet ve nasihat, bir kimseyi hayra sevk etmek içindir. Edepli ve terbiyeli olmak yahut zengin birinin evladı olarak herkesin yanında kabul ve haysiyetli durumda bulunmak insana hafi gelseydi, sana nasihate lüzum görmezdim. Aslında nasihat ve tavsiye, unutulanın hatıra gelmesine, bilinmeyenin öğrenilmesine sebep olur. Bunun için nasihatte birçok faydalar vardır.
Sevgili kızım! Bir kız, annesi ve babası zengin diye evlenmeye muhtaç olmasaydı, senin hiçbir zaman kocaya ihtiyacın olmazdı. Fakat durum bildiğin gibi değildir. Erkekler bizim için yaratıldığı gibi, biz de erkekler için yaratılmışızdır.
Kızım! İçinde büyüdüğün bir yuvadan çıkıp hiç bilmediğin, tanımadığın bir eve gireceksin. Şimdiye kadar görüşüp konuşmadığın, huyunu bilmediğin birine hayat arkadaşı olacaksın. Sen onun hizmetçisi ol ki, o da sana köle olsun.
Yavrum! Sana şimdi bazı nasihatlerde bulunacağım. Onları iyice öğrenip onlara uygun şekilde hareket edersen, kocanla aranız hiçbir zaman bozulmaz ve hayatın boyunca rahat edersin. Arıca bu dünyada mutlu bir ömür geçirdiğin gibi, ahrette de ebedi saadete ulaşırsın:
1 – Kanaatkâr ol! Yani, kocan tarafından getirilen yenilecek veya giyilecek her şeyi memnuniyetle kabul et. Çünkü kanaat, kalbi huzura kavuşturur.
2 – Söylenenleri daima iyi dinle ve her zaman itaat üzere bulun. Kocana itiraz etme. Onunla kaynaşmaya gayret göster. Bu şekildeki hareketlerin, aynı zamanda Allah’ın rızasına uygun olur.
3 – Kocanın görmesi muhtemel olan her yere itina ve ihtimam göster. Gözüne çirkin bir şeyin ilişmesinden sakın.
4 – Kötü koku yayılma ihtimali bulunan şeylere ve yerlere dikkat et. Onları araştır, bul ve temizle. Evin, her zaman güzel kokularla dolu olsun.
5 – Şunu iyi bil ki temizlik ve letafet, en iyi şekilde su ile mümkündü. Her şey, su ile temizlenir. İçme ve kullanma sularının temiz olmasına çok dikkat et.
6 – Eşinin yemek saati ile uyku zamanına dikkat et. Yemeğini, âdeti nasılsa ona göre hazırla. Vaktinde uyuması için, işlerini zamanında bitir. Çünkü açlık, insanı ateşlendirir. Uykusuzluk ise, insanın öfkelenmesine sebep olur.
7 – Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru. Mal ve eşyayı koruman, senin iyi iş bildiğini gösterir.
8 – Eşinin yakınlarına güzel muamelede bulun. Böyle davranman, senin iyi idareci olduğunu belirtir.
9 – Kocanın sırlarını hiç kimseye söyleme. Eğer onun sırlarını etrafa yayacak olursan, sana darılır. Böyle bir durumda, sana karşı vefasızlık etmeyeceğinden emin olamazsın.
10 – Eşine hürmet et, sana yönelttiği emirlerini yerine getir. Sözlerinin aksini söyleyerek, ona karşı gelme. Eğer karşı gelir ona isyan edersen, sana karşı kızıp öfkelenmesine, hatta düşmanca hareket etmesine sebep olursun. Eşinin üzüntülü ve kederli zamanlarında, onun yanında neşeli görünme. Onun üzüntüsünü onunla paylaş. O neşeli ise, sen de neşeli görünmeye çalış.
11 – Kızım! Kocana ne kadar hürmet ve tazimde bulunursan, kendini ona o kadar çok sevdirirsin. Onun rızasına ne derece uygun hareket edersen, o nispette sevgisini kazanırsın.
12 – bunları yapabilmen için, onun isteklerini kendi heva ve heveslerine, onun rızasını kendi arzularına tercih etmenle mümkün olabilir.
Ümame hanım kızına nasihat ederken, konuşmalarını bu şekilde maddeler halinde yapmamıştır. O, edebi bir şekilde kısa cümleler kullanarak az ve öz konuşmuştur. Aslında onun bu nasihatlerinde yer alan bilgiler, bir kadının efendisine karşı olan görevleri ile ilgili bulunmaktadır. Fakat bu nasihatler, bir annenin evlenecek kızına yönelik bir telkin olması hasebiyle, çocuklarımıza karşı olan görevlerimiz arasında kaydettik.
Dini kültürümüzdeki bilgilere göre, anne – baba yeni doğan çocuklarına güzel anlam ifade eden isimleri koymalı, onları helal lokma ile beslemeli, yedi sekiz yaşlarından itibaren onlara din ve dünya kültürünü öğretmeli, onları ibadete ve güzel şeylere alıştırarak eğitimlerini tam yapmalıdırlar. Ayrıca hayatın çeşitli safhalarında karşılaşabilecekleri tehlikelere karşı korunmanın yollarını onlara öğretmeli ve sırası gelince onları, İslâm edep ve ahlak kuralları çerçevesi dâhilinde evlendirmelidirler.
SONUÇ
Ailenin önemini birkaç kelime ile anlatmak kolay değildir. Bu nedenle ailenin önemini çok yönlü anlatmak gerekmektedir. Aile eğitiminde annenin rolü, babanın ve tüm eğitimcilerin rolünden önce gelmektedir. Bu nedenle önce anne eğitimli ve güzel ahlaklı olmalıdır. Eğitimli, kültürlü, bilgili anneler, çok değerli evlatlar yetiştirmekte ve topluma kazandırmaktadır. Bunun çeşitli örnekleri vardır.
Anahtar Kelimeler: Aile, anne, çocuk, eğitim.
Prof. Dr. Nurettin Turgay - Önceki Yazıları
-
AİLE OCAĞI/SILAİ RAHİM (8)
22 Mayıs 2026
-
AİLE OCAĞI/ÇOCUKLARA KARŞI GÖREVLER (6)
08 Mayıs 2026
-
AİLE OCAĞI/ANNE BABAYA KARŞI GÖREVLER (5)
01 Mayıs 2026
-
AİLE OCAĞI/KADININ KOCASINA KARŞI GÖREVLERİ (4)
17 Nisan 2026
-
AİLE OCAĞI/ERKEĞİN KARISINA KARŞI GÖREVLERİ (3)
10 Nisan 2026