AİLE OCAĞI VE BAZI PROBLEMLERİ (I)
Günümüzde aile konusu ciddi bir problem haline gelmiş bulunduğu için, çeşitli platformlarda konuşulmaktadır. Önemi nedeniyle Aile Bakanlığı kurulmuştur. Bu nedenle kısaca da olsa, bu konuda bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.
Aile, kan bağı olan anne, baba ve çocuklardan oluşan en ufak topluluktan oluşmaktadır. İnsanlar, yalnız yaşayarak mutlu bir hayat sağlayamadıkları, sağlıklı yaşamak için maddi manevi yönden birbirlerinin yardımına ihtiyaç hissettikleri için, yuva kurarak beraber yaşamak mecburiyetindedirler. Bakıyorsunuz koyun, keçi ve benzeri çeşitli hayvanların yavruları dünyaya geldiği günden itibaren ayağa kalka bilmekte ve hayatını sürdürebilmek için ağzını sağa sola gezdirip beslenmeye çalışmaktadırlar. Elbette anneleri bir süre onları belemeye çalışmaktadır. Ama insanlar öyle değildir. Dünyaya gelen çocuk, uzun süre başkasının bakımıyla yaşayabilmektedir. Sağlıklı bir şekilde yetişmesi için çocukluğunun ve gençliğinin belli evrelerinde başkalarının yardımına ihtiyaç hissetmektedir. Ona göre biyolojik ve psikolojik yönden sağlıklı nesillerin yetişmesi için, sıcak bir yuvaya ihtiyaç hissedilmektedir. Sağlıklı ve mutlu yuvalarda, sağlıklı nesiller yetişir. Geniş bir kültür ve ardından büyük medeniyetler, ancak sağlıklı nesiller ve dolayısıyla sağlıklı aile ocaklarıyla sağlana bilmektedir.
Onun için aile ocağı, önemli bir kurum ve kuruluştur.
Yüce Allah insanlara akıl denilen değeri vermek suretiyle onları diğer varlıklar arasında üstün bir derecede yaratmıştır. İnsanoğlu, aklı sayesinde dünyayı imar ve idare etmektedir. Dünya hayatı, bunun neticesinde cennetin bir köşesine dönebilmektedir. Ancak bazen akıl nefis ve arzuların etkisinde kalarak işlevini yapamamaktadır. O zaman cennet olması gereken dünya hayatı, kan gölüne, cehenneme dönmektedir. Yüce Allah, arzu edilmeyen bu kötü olayların yaşanmaması, insanların hem dünya hem de ahiret hayatında mutlu ve huzurlu bir hayatı yaşamaları için, insanlık tarihi boyunca onlara peygamberler göndermiş, kutsal kitaplar indirmiştir. Tüm peygamberler ve tüm kutsal kitaplar, aklı yanlıştan koruyarak doğruya ve güzele yönlendirmişlerdir. İlahi vahiy, akla kılavuzluk etmekte, ona yol göstermektedir. Onun için Albert Einstein (1879-1955), “Dinsiz ilim topal, ilimsiz din kördür” demiştir. Ona göre sağlıklı insanın, her konuyu, elbette aile konusunu da tevhidin/ilahi vahyin ilkelerine göre akıl ve ilim süzgecinden geçirerek değerlendirmesi gerekmektedir. Son peygamber Hz. Muhammed (sav.),
تَرَكْتُ فِيكُمْ أَمْرَيْنِ، لَنْ تَضِلُّوا مَا تَمَسَّكْتُمْ بِهِمَا: كِتَابَ اللهِ , وَسُنَّةَ نَبِيِّهِ صَلى الله عَلَيه وَسَلم
“Size iki şey bıraktım. Siz, bu iki şeye uygun/sıkı sıkıya bağlı hareket ettiğiniz sürece, hiçbir zaman sapıtmayacaksınız. Bunlar, Allah’ın kitabı olan Kur’an ve benim sünnetimdir.”
Kur’an, Allah’ın sözüdür. Hz. Muhammed’in (sav.) sünneti ise, Kur’an’ın tefsir ve açıklaması durumundadır.
Ona göre biz burada aile konusunu Kur’an ve sünnet ölçüleri dâhilinde değerlendirmeye çalışacağız. Bunu yaparken de olayları akıl ve bilim süzgecinden geçirerek açıklamaya çalışacağız. Bu konuyu, sırasıyla evlenmenin önemi ve aile bireylerinin birbirlerine karşı olan görevlerini tek tek ele alarak açıklamaya çalışacağız.
SONUÇ
Netice olarak aile konusunun toplumda önemli bir yeri vardır, iyi anlaşılması ve anlatılması gerekir. Sayın Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, aile yılını ilan etti anma, kanaatimce konu genel anlamda anlatılmadı. Diyanet İşleri Başkanlığının Kutlu Doğum ve benzeri etkinliklerinde bu konuya ağırlık verilmelidir. Bu konu basın yayında ehil kişiler tarafından her yönüyle geniş bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu konuda yazılmış olan eserler nazarı itibara alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu konuda yeni eserler ve ansiklopediler hazırlanmalıdır. Özellikle evliliği, aile kurmayı dejenere eden ahlak dışı davranışların ıslahı için ciddi çalışmalar yapılmalı, bu konudaki eğitime ağırlık verilmelidir.
Anahtar Kelimeler: Allah, İnsan, akıl, ilahi vahiy, aile.
Prof. Dr. Nurettin Turgay - Önceki Yazıları
-
KENDİNİZİ HESABA ÇEKİN
19 Mart 2026
-
ÇAĞIMIZIN BİR DEHASI OLAN FUAT SEZGİN (3)
02 Mart 2026
-
ÇAĞIMIZIN BİR DEHASI OLAN FUAT SEZGİN (2)
28 Şubat 2026
-
ÇAĞIMIZIN BİR DEHASI OLAN FUAT SEZGİN (1)
27 Şubat 2026
-
KİMLİK VE KİŞİLİK MESELESİ
13 Ocak 2025