AMEDSPOR SAHNEDE, CAMİA SINAVDA
Dün burada Amedspor’u, Diyarbakırspor’un yaşadığı akıbet üzerinden, son günlerde camia içerisinde yeniden baş gösteren iç çekişmeler bağlamında yazmıştım. Yüksek dozajlı tepkiler aldım. Doğrusu şaşırmadım. Çünkü futbol camialarında bazı gerçekleri söylemek, çoğu zaman alkışlanmaktan daha fazla cesaret ister.
Gelen mesajların önemli bir bölümü ise aynı noktada buluşuyordu: “Söylenenler doğru, ders çıkarmak gerekir.”
Benim derdim de zaten buydu. Amedspor tribününü camia içi hesaplaşmaların adresi haline getirmemek… Birilerinin başka biriyle kavgasına taraftarı ortak etmemek… Kişisel hesapları Amedspor’un geleceğinin önüne koymamak…
Çünkü Amedspor’un önce kendi içerisinde güçlü olması gerekiyor.
***
Şimdi gelelim futbol tarafına… Tarihi sezon öncesinde kadroda ciddi bir değişim yaşandı. Tam 16 yeni futbolcu transfer edildi, geçtiğimiz sezon kadroda bulunan 15 futbolcuyla yollar ayrıldı.
Bu, birkaç mevkiye yapılan takviyeden ibaret değil. Amedspor adeta yeni bir takım kuruyor. Bunun önemli bir avantajı var: Süper Lig seviyesine uygun, daha geniş ve alternatifli bir kadro oluşturuluyor.
Ancak bunun bir de riski bulunuyor. Yeni oyuncuların birbirine, teknik heyetin oyun planına ve takımın atmosferine alışması zaman alabilir. Dolayısıyla sezonun ilk haftalarında Amedspor’un en önemli sınavlarından biri, bu yeni kadronun ne kadar hızlı bir takım kimliğine kavuşacağı olacak.
***
Transfer politikasına baktığımızda yönetimin özellikle savunma bölgesini güçlendirmeye çalıştığını görüyoruz.
Mechelen’den David Bates, CSKA Sofia’dan Lumbardh Dellova ve Strasbourg’dan Amadou Cissé kadroya dahil edildi. Üç oyuncu da savunmanın farklı ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte. Cissé’nin sağ bekte de oynayabilmesi, uzun lig maratonunda önemli bir alternatif.
***
Sol bekte ise Süper Lig tecrübesi bulunan Umut Meraş var. Kalede de Gaziantep FK’dan Mustafa Burak Bozan ile Fransa’dan Alban Lafont transfer edildi. Özellikle Lafont’un Nantes, Toulouse ve Fiorentina gibi takımlardaki geçmişi dikkat çekiyor.
Ancak futbolun değişmez kuralını hatırlatmakta fayda var. Kariyer geçmişi referanstır, garanti değildir. Bu isimlerin Amedspor formasıyla ne vereceğini sahada göreceğiz.
***
Orta sahada da benzer bir tablo var. Young Boys’dan Rayan Raveloson, Kayserispor’dan Furkan Soyalp ve Al-Okhdood’dan Gökhan Gül kadroya katıldı. Üç oyuncunun farklı pozisyonlarda görev yapabilmesi, teknik heyetin elini rahatlatacaktır.
Galatasaray altyapısından yetişen Berk Kızıldemir ise kanat rotasyonuna dahil edildi.
Fakat burada önemli olan yalnızca oyuncuların bireysel kalitesi değil. Süper Lig’de orta saha, oyunun temposunu belirleyen bölge.
Rakip baskı yaptığında topu çıkarabilecek misiniz?
Top rakipteyken alanı daraltabilecek misiniz?
90 dakika boyunca fiziksel mücadeleyi sürdürebilecek misiniz?
Amedspor’un gerçek kapasitesi biraz da bu soruların cevaplarında ortaya çıkacak.
***
Ve tabii ki hücum… Amedspor’un en fazla konuşulan transferi kuşkusuz Gift Orban.
Nijeryalı golcü Hoffenheim’dan kiralandı. Geçtiğimiz sezon Hellas Verona formasıyla Serie A’da 28 maçta 7 golü var.. Gent ve Lyon geçmişi de cabası.
Şimdi bütün bu istatistiklerin Amedspor formasıyla neye dönüşeceğini göreceğiz. Çünkü taraftarın Orban’dan beklentisi belli:
Goller. Bunun yanında hücum hattına Legia Varşova’dan Ermal Krasniqi, Genk’ten Yira Sor, İsviçre’den Samuel Ballet, Amiens’ten Rayan Lutin ve Çorlu Spor 1947’den Mohamed Khalil dahil edildi.
Teknik heyetin önünde alternatifli bir hücum havuzu var. Ancak yine aynı noktaya geliyoruz.. Mesele yalnızca oyuncu sayısı değil, doğru oyuncudan doğru verimi almak.
***
Amedspor’un 15 futbolcuyla yollarını ayırması da en az transferler kadar önemli.
Erce Kardeşler’den Emrah Başsan’a, Hasan Ali Kaldırım’dan Murat Uçar’a, Afena-Gyan’dan Adama Traore’ye kadar geçtiğimiz sezon kadroda bulunan birçok isim artık takımda yok.
Böylesine büyük bir değişim, doğal olarak bir adaptasyon sürecini beraberinde getirir.
Bu nedenle taraftarın göstereceği sabır önemli. Yeni kadronun gerçek seviyesini bir-iki hazırlık maçı veya sezonun ilk birkaç haftası üzerinden değerlendirmek sağlıklı olmayabilir.
Ama sabır, eleştirisizlik anlamına da gelmez. Amedspor taraftarı gerektiğinde sorusunu soracak, yanlışı gösterecek, eksikliği dile getirecek.
Önemli olan eleştirinin, takımın bütünlüğünü bozacak bir çatışmaya dönüşmemesi.
***
Süper Lig’de yalnızca futbolcular yarışmıyor. Yönetimler yarışıyor. Kulüpler yarışıyor. Bütçeler yarışıyor. Kurumsal yapılar yarışıyor.
Ve bütün bunların arasında hata yapma payınız daralıyor.
Bu nedenle Amedspor’un sezon boyunca en fazla ihtiyaç duyacağı şeylerden biri denge olacak.
Ne her şeyi alkışlayan bir taraftar profili…
Ne de ilk tökezlemede kriz çıkaran bir anlayış…
Ne yönetimi dokunulmaz gören bir yaklaşım…
Ne de her kararı kavga sebebi yapan bir tribün…
Amedspor’un eleştiriye de desteğe de ihtiyacı var.
Mesele, ikisinin sınırını doğru çizebilmek.
***
PAZAR GÜNÜ SAHNE AMEDSPOR’UN
14 Ağustos’ta lig başlayacak. Amedspor pazar günü saat 21.30’da Erzurumspor’u ağırlayacak.
İşte o andan itibaren transfer listeleri, kariyerler, sosyal medya tartışmaları ve sezon öncesi hesaplar bir kenara bırakılacak.
Sahada 11 futbolcu olacak. Tribünde binlerce insan… Ve herkes aynı şeyi görmek isteyecek: Mücadele eden bir Amedspor.
İyi ya da kötü sonuç alınabilir. Sezon uzun. Hatalar yapılabilir. Kadronun eksikleri ortaya çıkabilir. Transferlerin bazıları bekleneni verebilir, bazıları veremeyebilir.
Bunların hepsi futbolun içerisinde var. Olmaması gereken tek şey ise Amedspor’un kendi içerisinde birbirini tüketmesi. Çünkü geçmişte bunun bedelini ödeyenleri gördük. Aynı hikâyeyi yeniden yazmanın kimseye faydası yok.
Bu yüzden sezon başlamadan önce söylenecek söz aslında çok fazla değil: Takım sahada mücadele etsin. Yönetim işini yapsın. Teknik heyet hesabını versin. Taraftar da tribündeki gücünü korusun.
Ve herkes, kendi hesabından önce Amedspor’un hesabını düşünsün. İlk maç Erzurumspor’la. Ama gerçek sınav;hâlâ kendimizle.
***
GÜNÜN SÖZÜ…
Amedspor’u güçlü kılacak olan yalnızca sahadaki 11 kişi değil; aynı armaya inanan herkesin ortak duruşudur.
Ömer Büyüktimur - Önceki Yazıları
-
İLK MAÇIMIZ RAKİPLE DEĞİL, KENDİMİZLE!
12 Ağustos 2026
-
DEMİRTAŞ’I GÖRMEDEN!
11 Ağustos 2026
-
ASAYİŞ RAKAMLARI, ALGILAR VE HUZUR ARAYIŞI!..
10 Ağustos 2026
-
BİR ÇOCUĞUN HAYATINA DOKUNMAK!
08 Ağustos 2026
-
SİLAHLAR SUSARSA SÖZ, MİLLETE KALIR!
07 Ağustos 2026