SÖYLENEN VE SÖYLENMEYEN!..
Hep ifade ederiz. Ve deriz ki; rakamlar yalan söylemez. Hiç kuşkusuz ki, öyle.. Ama velakin, rakamların hangi soruları cevapladığı kadar, hangi soruları cevapsız bıraktığı da hiç kuşkusuz kıymetli ve önemlidir, hep tabi ki sorgulayıcıdır!
***
SAMER’in Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi adına gerçekleştirdiği "Belediye Hizmetleri, Memnuniyet ve Beklenti Araştırması" kamuoyuyla paylaşıldı. 3 bin 502 kişiyle yapılan araştırmanın ortaya koyduğu tablo, ilk bakışta belediye açısından olumlu görünüyor.
***
Katılımcıların yüzde 34,9'u belediye hizmetlerinden orta düzeyde memnun olduğunu belirtiyor. Ki bu oran orta düzeyde bir memnuniyeti ifade ediyor. Çok memnunum diyenlerin oranı yüzde 5,9, Beri yanda, memnunum diyenlerin oranı ise yüzde 29. Aksi cephede olan ve memnun değilim diyenler yüzde 19,9. Kesin tavırla hiç memnun değilim diyenler ise yüzde 11,2. Üçte ikilik bir fark var; memnun olanlarla memnun olmayanlar arasında.
***
Tabii mesele yalnızca memnuniyet oranının yüksek ya da düşük olması değil. Asıl sorgulanması gereken, vatandaşın önceliklerinin ne olduğu gerçeğine vakıf olmaktır.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu da bu. Nitekim yüzde 33,6 ile toplu ulaşım, açık ara kentin en önemli sorunu olarak görülüyor. Onu altyapı, sosyal yardımlar ve üstyapı hizmetleri izliyor.
***
Bu sıralama, Diyarbakırlıların belediyeden ne beklediğini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatı doğrudan etkileyen hizmetler, kültürel ve sosyal faaliyetlerin önünde öncelik alıyor!
Bu veri, belediye açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Malum, vatandaş belediyeyi çoğu zaman düzenlenen etkinliklerle değil; işe giderken bindiği otobüsle, yürüdüğü sokakla ve yaşadığı mahallenin alt ve üstyapısıyla değerlendirir!
***
Toplu ulaşıma yönelik yeni planlamaların varlığı ve gündeme getirilmesi, gelecek açısından oldukça olumlu bir gelişme. Lakin ilk tepki olarak şu soru soruluyor: Bu sorunlar yeni mi ortaya çıktı?
Memnuniyet oranlarına da bu açıdan bakmak gerekiyor. Yüzde 34,9'luk orta dereceli memnuniyet küçümsenemez. Ancak aynı veri, toplumun önemli bir bölümünün ya memnun olmadığını ya da güçlü bir memnuniyet duygusu taşımadığını da gösteriyor. Bu gerçeği göz ardı etmemek gerekir.
Dolayısıyla bu sonuçları tek başına bir başarı göstergesi olarak okumak kadar, başarısızlık göstergesi olarak görmek de eksik bir değerlendirmeye yol açar.
***
Sorgulanması ve sorulması gereken, öz eleştiri noktasında memnuniyetin neden daha yüksek seviyelere ulaşamadığıdır.
Dikkat çekici bulgulardan biri de belediye çalışmalarından haberdar olanların belediyeyi daha olumlu değerlendirmesi. Bu sonuç, iletişimin önemini ortaya koyuyor. Ancak burada bir nedensellik sorunu var.
O da şu: Vatandaş hizmetten memnun olduğu için mi belediyeyi takip ediyor, yoksa belediyeyi takip ettiği için mi daha olumlu düşünüyor?
Bu ayrımın altı çizilmeli. Öyle ya, iyi anlatılan bir hizmet ile iyi işleyen bir hizmet aynı fikriyatı ikmal etmez.
***
Belediyecilikte belirleyici olan, vatandaşın sosyal medyada gördüğü değil; gündelik yaşamda gördüğü, yaşadığı, karşılaştığı ve deneyimlediğidir.
Araştırmada vatandaşların belediyeler arasındaki görev paylaşımını yeterince bilmediği de belirtiliyor. Bu tespit doğru olabilir.
Lakin vatandaşın hangi kurumun hangi hizmetten sorumlu olduğunu karıştırması da başlı başına yönetsel bir mesele olarak hep tartışılmıştır.
Bu durum bugüne özgü ya da sadece yerel yönetimlerle sınırlı değildir. Vatandaş, hizmetin kime ait olduğundan çok, hizmetin var olup olmadığıyla ilgilenir ve düşüncesini buna göre dışa vurur.
***
Gelelim kültür-sanat, gençlik, kadın, engelli ve yeşil alan çalışmalarının olumlu değerlendirilmesine. Bu veri, göz ardı edilmemesi gereken bir sonuçtur. Bu alanlarda yapılan çalışmalar demek ki toplumda karşılık buluyor; takdir oranının yüksek olması da bunu gösteriyor.
Sonuç olarak bu araştırma iki farklı şekilde okunabilir ve okunmalıdır. Birincisi, belediyenin belirli alanlarda toplumsal destek ürettiğini gösteren bir başarı göstergesi olarak. İkincisi ise vatandaşın özellikle ulaşım ve altyapı başlıklarında güçlü mesajlar verdiği bir uyarı metni olarak.
***
Hiç kuşkusuz asıl belirleyici olan, rakamların ne söylediğinden çok yöneticilerin rakamlardan ne anladığı ve hangi sonuçları çıkararak dersler hanesine neleri not ettiğidir.
Velhasıl... Vatandaşın verdiği cevaplar her zaman alkış değildir. Bazen bir ikazdır. Ve iyi yönetimler, alkıştan çok ikaza kulak verenlerdir. Başarının temel kriteri de budur.
***
GÜNÜN SÖZÜ
Yöneticilerin başarısı, övgüleri nasıl karşıladıklarıyla değil, eleştirileri nasıl değerlendirdikleriyle ölçülür.
***
HAYIRLI CUMALAR…
Ömer Büyüktimur - Önceki Yazıları
-
MİNAREYİ ÇALAN, KILIFINI HAZIRLAR?!..
25 Haziran 2026
-
PİŞMAN DEĞİLMİŞ!..
24 Haziran 2026
-
İMARDA KAMU YARARI MI?..
23 Haziran 2026
-
EMEĞİN SESİNE KULAK VERMEK!
22 Haziran 2026
-
SİYASİ GERÇEKLİK Mİ, TEMENNİ Mİ?
20 Haziran 2026