Kategoriler
Köşe Yazısı 23 Temmuz 2026, Perşembe
AnasayfaYazarlar › Reyhan Alkar Karlıdağ
Köşe Yazısı Reyhan Alkar Karlıdağ 08 Temmuz 2026, Çarşamba

ONLARIN FANİ DEĞERLERİ KUTSAL BİZİM RUHANİ DEĞERLERİMİZ DEĞİL

Sadr, (kalp) inançsızlığın karanlığıyla dolduğu vakit bunun zıddı olan nuru ve aydınlığı sığdıramayacak şekilde daralır…  İmam Tirmizi.

Kutsalı – Allah’ı olmayana Allah’ı ve kitabının maneviyatını taşıdığı anlamı izah etmek beyhude bir çabadır. Koskoca evren; güneşin doğuşu batışı, dünyanın altın oranının neresi olduğu, eksen eğikliği, insan biyolojisi, kuantum fiziği kişiye Allah’ı göstermiyorsa Tirmizi’nin dediği gibi sadr daraldığından işaretlerdeki maneviyatı görüp ürperemez.

Yahut dergâhtan kovulmuştur.

Sol marjinal kitlenin kutsalı yok kabul bu onlarla rableri arasındaki bir meseledir. Ama milyarlarca insanın Kuran’ı Kerim kutsalı. Abdestsiz tutulmaz, alelade bir kitap gibi okunamaz, inanarak okuyan her okuduğunda örtük bir işaret bir destek bulur.

Kutsal kitabın bulunduğu odada mümin insan sırtını devirip uyuyamaz saygıdan.

Kutsal kitaba yaklaşırken, okurken, gerçekleştirilen bu edep yüklü aşamalar sadece Kuran’ı Kerim’i yüceltmez insanı da yüceltir. İnsan bir kutsalı, kapısı olduğu için yücelir.  Manevi huzurla dolar ki bunun tadını ancak inananlar bilir.

Peki ya inanmayanlar onlar ne bilir, dalga geçmeyi bilirler adına da sanat derler, mizah derler. İnananlardan da susmalarını, göz yummalarını beklerler. Onların fani değerleri kutsal bizim ruhani değerlerimiz kutsal değil.

Ne bilsinler o kutsal kitaptaki İnşirah süresinin Psikiyatrik bir tedavi uyguladığını. Ne bilsinler Fetih süresinin öğrencinin birine üniversite kapısı açtığını.

Hindistan da ineğe bir ineğe zarar verirsen güvenlik güçleri seni halkın elinden sağ alabilirse cezaevine girer ağır cezalara çarptırılırsın. İneklerin kutsal olduğunu içselleştiremeyenler dahi o ülkenin kural ve kaidelerine riayet ederler saygı duyarlar. 

Burası da Müslüman bir ülke olduğuna göre Kutsal kitapla alakalı ileri geri konuşursan bunun hesabının sorulacağını da bilirsin. Bile bile yapılıyorsa “Ben ünlü olmak istiyorum o yüzden tutuklanmam lazım” demektir. Reklama gerek yok yıllarca emek vermeye gerek yok.

Sosyal medya da filankes “yalnız değildir” diye nara atan paket kitle de hazır hep oradalar. IQ hesaplaması da yok sosyal medya da kimlik tespiti de.

O yüzden soramıyoruz bu adamı 2 gün önce tanımıyordun bugün nasıl savunur oldun.

İnsanların kutsallarını, değerlerini, sevdiklerini ayaklar altına alıp çiğneyip sonra da bunun sorgulanmamasını isteyen özgürler ordusu.

Kitapları ya da Allahları olmayabilir. Herhalde ana babaları kutsaldır. Bir grup gelip karşılarına dikilsin ana babalarıyla veyahut kutsal saydıkları ne varsa dalga geçsin, mizah adı altında güle oynaya kafa bulsun. Onlarda gülebilecek mi çok merak ediyorum.

Eğer gülüyorlarsa bu trajik bir yozlaşma, maksimum gevşeklik, kimlik kişilik kaybı eğer gülmüyorlarsa hoşnut olmamışlardır.

Sol marjinallerin hoşnut olmadıklarında nasıl Atatürk’ün arkasına saklanıp ortalığı yıktıklarını biliyoruz.

Dünya sizin etrafınızda mı dönüyor? Kime neyin hesabı sorulacak, kim ne konuşacak, kim sınırları ne kadar ihlal edecek, kime gülünecek, kim alkışlanacak karar mercii siz misiniz?

Adamın teki PR’ını yapmak için önce siyasetçileri oradan ekmek çıkmayınca Kuran’ı Kerim ile dalga geçiyor (tutuklandı istediği de tam olarak buydu) bir yığın sözde aydın ve bot hesaplar adamın ismini resmini paylaşıp haksızlığa uğradı diye yaygara koparıyor.

Bunların arasında sanatçı, siyasetçi, gazeteci, öğretmen vs. var.

Haksızlığa uğrayan kim? Adını duyurmaya çalışanın arkasında filankes yalnız değildir tweeti atanlar… Bir basamak gibi kullanılıyorlar sosyal medya denen çukurda.

Velhasılı kelam evini barkını kapını koruyorsun diye taşlandığın çağa uyanmışsın bir sabah.

Paylaş
Reyhan Alkar Karlıdağ - Tüm Yazıları →