Bölge Adliye Sarayı şerhi kaldırılan ilk ihalesi iptal edilen, TOKİ’nin kat karşılığı sattığı 70 dönümlük arazi için “45 yıllık zilyetlik ve mülkiyet” yargıya taşındı. Akgül ailesi, “45 yıllık hak gasp ediliyor” dedi.
BÖLGE ADLİYE ŞERHİ
Merkez Kayapınar ilçesinde ihalesi bir ez iptal edilen, TOKİ tarafından daha sonra kat karşılığı ihale edilen 70 bin 506 metrekarelik arazi, 45 yıllık zilyetlik iddiasıyla yargıya taşındı. Akgül ailesi, taşlık haldeyken kendi imkânlarıyla tarıma kazandırdıkları, yıllarca ekip biçtikleri ve 15 yılı aşkın süre ecrimisil ödedikleri arazinin bilgileri dışında kamu adına tescil edildiğini öne sürdü.
45 YILLIK ZİLLİYETLİK
Ailenin satın alma talebi “kamuya tahsisli” gerekçesiyle reddedilirken, aynı taşınmazın daha sonra ihaleye çıkarıldığını belirtmesi tartışmayı büyüttü. Aile şimdi “Tahsisi kim kaldırdı, 45 yıllık kullanıcı neden yok sayıldı?” diye soruyor.
SATIŞ TALEBİNE RED
Avukat Elif Barca: “45 yıldır açık, kesintisiz ve nizasız kullanılan arazi, kamuya tahsisli olduğu gerekçesiyle satış talebimiz reddedildikten sonra hangi işlemle bu statüden çıkarıldı?”
45 YILDIR EMEK VERDİM
ŞERHİ KİM KALDIRDI?
Ömer Akgül: “Madem arazi Adliye Sarayı’na tahsisliydi, bu tahsisi kim kaldırdı ve neden yıllardır kullanan aileye satılmadı?”
MUHTAR UZLAŞMA İSTEDİ
Peyas Mahallesi Muhtarı Mehmet Çoban: “Bu insanlar 35-40 yıldır burada ekip biçiyor; hak sahibi mağdur edilmeden oturup bu işi uzlaşmayla çözelim.”
CEVABI BEKLENEN 5 SORU
1. 70 bin 506 metrekarelik taşınmaz hangi hukuki işlemle kamu adına tescil edildi?
2. Ailenin “45 yıllık kesintisiz kullanım” iddiası resmi kayıtlarda nasıl değerlendiriliyor?
3. “Adliye Sarayı’na tahsisli” olduğu belirtilen taşınmazın tahsisi hangi işlemle kaldırıldı?
4. Taşınmazın ihale süreci hangi şartlarda gerçekleştirildi?
5. Tapu İptal ve Tescil Davası sonuçlanmadan taşınmazda devir veya inşaat işlemi yapılacak mı?
DİYARBAKIR(SÖZ)-Kayapınar ilçesine bağlı Peyas Mahallesi’nde bulunan 28-92 ada 2 parsel numaralı ve 70 bin 506 metrekare büyüklüğündeki arazi, uzun süredir devam eden mülkiyet tartışmasıyla gündemde.
Akgül ailesi, söz konusu taşınmazı yaklaşık 45 yıldır fiilen kullandıklarını, araziyi taşlık ve tarıma elverişsiz durumdan kendi imkânlarıyla işlenebilir hale getirdiklerini ve yıllardır ekip biçtiklerini belirtiyor. Ailenin iddiasına göre, uzun yıllardır fiili kullanımda bulunan taşınmaz daha sonra bilgileri ve rızaları dışında kamu adına tescil edildi.
“45 YILDIR BİZ İŞLİYORUZ”
Akgül ailesinin vekili Avukat Elif Barca, yaptığı açıklamada müvekkillerinin arazi üzerindeki kullanımının uzun yıllardır kesintisiz şekilde devam ettiğini söyledi. Barca, ailenin taşınmazı 45 yıl boyunca açık, kesintisiz ve nizasız şekilde kullandığını, tarıma elverişsiz durumdaki toprağın kendi imkânlarıyla ihya edildiğini belirterek, arazinin kamu adına tescil edilmesinin ardından satın alma talebinde bulunduklarını ifade etti. Ancak bu talebin, taşınmazın “kamuya tahsisli arazi” olduğu gerekçesiyle reddedildiğini aktaran Barca, daha sonra taşınmazın ihaleye çıkarıldığını öğrendiklerini söyledi.
TAHSİS NASIL KALDIRILDI?
Avukat Barca, sürece ilişkin en önemli sorunun taşınmazın tahsis statüsünde yaşanan değişiklik olduğunu belirterek şu soruları gündeme getirdi. “Taşınmaz kamuya tahsisli olduğu gerekçesiyle satın alma talebimiz reddedildiyse, daha sonra hangi işlemle bu statüden çıkarıldı? Üstelik 45 yıldır fiilen kullanan, ekip biçen ve üzerinde zilyetliği bulunan kişilere neden öncelik verilmedi?” Ailenin haklarının korunması amacıyla Tapu İptal ve Tescil Davası açıldığını belirten Barca, davanın halen devam ettiğini söyledi.
DAVA DEVAM EDİYOR
Barca, yargı süreci tamamlanmadan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi veya arazi üzerindeki fiili durumun değiştirilmesinin ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini savundu. Ailenin avukatı, dava sonuçlanıncaya kadar taşınmaz üzerindeki devir, satış ve inşaat faaliyetleri nedeniyle telafisi güç zararların ortaya çıkmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirlerin alınmasını talep etti.
80 YAŞINDAKİ MEHMET AKGÜL
Arazinin yaklaşık 45 yıldır kullanımında olduğunu belirten 80 yaşındaki Mehmet Akgül ise yıllardır bu topraklarda üretim yaptığını ve ecrimisil ödediğini söyledi. Akgül, arazinin kendisine ait olduğunu ancak tapusunun bulunmadığını belirterek, devlet tarafından yıllarca ödeme alındığını ifade etti. “15 sene ben vergi vermişim. Devlet dedi, ‘Burası hazinedir.’ Evet, bana ait ama tapu yoktur. Tapu yok da ben vergi vermişim. Şimdi devlet diyor ki ‘Burası hazine malıdır, ben alacağım.’ Ben hakkımı istiyorum” diyen Akgül, arazinin kim tarafından satın alındığını da bilmediğini dile getirdi.
“TOPRAĞA EMEK VERDİK”
Mehmet Akgül’ün eşi Casime Akgül de arazinin aile açısından yalnızca bir taşınmaz olmadığını belirterek, yıllardır süren emeklerinin karşılığını istediklerini söyledi. Casime Akgül, “Çok uzun yıllardır burası bizim, hakkımız olanı istiyoruz. Bize yardımcı olunsun” ifadelerini kullandı.
“HER SENE BUĞDAY EKİYOR”
Aile yakınlarından Ramazan Gök de Mehmet Akgül’ün yıllardır araziyi kullandığını belirterek, üretimin halen sürdüğünü söyledi. Gök, “Bu adam 45 senedir bu tarlayı ekiyor, biçiyor, vergisini vermiş. Bu adam vergi verirken niye demiyorlardı ‘Vergiyi niye veriyorsun, bizimdir’ diye? Bu adam burada o kadar emek vermiş. Her sene buğday ekiyor. Bu sene de buğday ekti. Hayvanları var, çulları burada kalıyor” dedi.
“ADLİYE SARAYI DENİLDİ”
Ailenin yakını Ömer Akgül ise yıllar içerisinde taşınmazı satın almak için defalarca başvuruda bulunduklarını belirtti. Ömer Akgül, Milli Emlak tarafından verilen yanıtta taşınmazın “Adliye Sarayı’na tahsisli olduğu” gerekçesiyle satış talebinin uygun görülmediğinin kendilerine bildirildiğini söyledi. Akgül, yıllar sonra taşınmazın ihaleye çıkarıldığını öğrendiklerini belirterek, “Madem tahsisliydi, bu tahsisi kim kaldırdı?” sorusunu yöneltti.
“NEDEN BAŞKASINA SATILDI?”
Ömer Akgül, ailenin taşınmazı yıllardır fiilen kullandığını ve ecrimisil ödemeleri yaptığını belirterek, ihalenin başka bir kişi ya da firmaya bırakılması halinde mağduriyetin daha da büyüyeceğini savundu. Akgül, “Eğer satışı varsa, işleten şahsa değil neden başkasına satıldı? Yıllardır ecrimisilini ödüyoruz. Mahkememiz devam ediyor” diye konuştu. Ailenin, dava süreci devam ederken taşınmaz üzerinde herhangi bir inşaat faaliyetinin başlatılmaması gerektiğini savunduğu belirtildi.
MUHTARDAN UZLAŞI ÇAĞRISI
Peyas Mahallesi Muhtarı Mehmet Çoban da tartışmalı araziyle ilgili taraflara uzlaşma çağrısında bulundu. İki dönemdir mahalle muhtarlığı yaptığını belirten Çoban, Akgül ailesinin uzun yıllardır araziyi kullandığını ve ciddi emek verdiğini söyledi.
Çoban, “Bir muhtar olarak vicdan azabı çekiyorum. Benim köylümün hakkıdır. Bu insanlar 35-40 yıldır burada ekiyorlar, biçiyorlar. Mehmet Akgül gerçekten büyük bir emek vermiş” ifadelerini kullandı.
“OTURUP KONUŞALIM”
Yaklaşık 6 ay önce bir ihale gerçekleştirildiğini belirten Çoban, taşınmazın ihale sonucuna ilişkin tarafların bir araya gelerek çözüm araması gerektiğini söyledi. Çoban, Cumhurbaşkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili yetkililere çağrıda bulunarak, “Gelsinler, Peyas Mahalle muhtarıyla, Hacı Mehmet’le, Ömer Bey’le oturup bir yerde uzlaşalım. Bütün dünyanın sonu değil. Oturup konuşarak bu iş hallolur. Hak sahibi mağdur edilmesin” dedi.
GÖZLER YARGI SÜRECİNDE
Peyas Mahallesi’ndeki yaklaşık 70 dönümlük araziyle ilgili mülkiyet tartışmasının hukuki boyutu ise devam ediyor. Akgül ailesi, Tapu İptal ve Tescil Davası sonuçlanıncaya kadar taşınmazın üçüncü kişilere devredilmemesini ve arazi üzerinde inşaat faaliyetlerine başlanmamasını talep ediyor.
Ailenin temel talebi, 45 yıllık fiili kullanım ve zilyetlik iddialarının yargı makamlarınca değerlendirilmesi ve süreç tamamlanıncaya kadar olası mağduriyetlerin önlenmesi. Taşınmazın mevcut hukuki statüsü, ihale süreci, tahsis kararının kaldırılıp kaldırılmadığı ve satış işlemlerinin hangi idari süreçlerden geçerek gerçekleştirildiği ise yargı sürecinin yanı sıra kamuoyunun da yanıt beklediği başlıklar arasında bulunuyor.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar