DİLENCİLİK Mİ, CAN GÜVENLİĞİ Mİ?! (I)

Diyarbakır’ın birçok noktasında giderek görünür hâle gelen kontrolsüz dilencilik, artık görmezden gelinebilecek boyutu aşmış durumda.

DİLENCİLİK Mİ, CAN GÜVENLİĞİ Mİ?! (I)

Ana caddelerden kavşaklara, tarihî mekânlardan ibadethanelerin çevresine kadar uzanan bu tablo, yalnızca sosyal bir sorun değil; trafik güvenliğini, kent düzenini ve kamusal yaşamın huzurunu doğrudan ilgilendiren ciddi bir mesele.

 

***

 

Kırmızı ışıkta bekleyen araçların arasına girenler, otomobillerin camlarına vurarak para isteyenler, cam silme bahanesiyle sürücülerden ısrarla ücret talep edenler… Elinde mendil ya da suyla dolaşanlar, kucağında bebeğiyle trafik ışıklarında bekleyen kadınlar ve yanlarında sokak sokak dolaşan çocuklar…

Bütün bunlar, kent yaşamının sıradan görüntüleriymiş gibi karşımıza çıkıyor. Oysa bir sorunun sıkça yaşanması, onun normal kabul edilmesini gerektirmez.

 

***

 

Burada altını çizmemiz gereken hassas bir ayrım var: Yoksullukla mücadele başka, kamusal alanları denetimsiz bırakmak başkadır.

Geçim sıkıntısı yaşayan insanlara sırt çevirmek ne vicdana ne de sosyal devlet anlayışına sığar. Ancak yoksulluğa duyarlı olmak, insan hayatını tehlikeye atan davranışlara göz yummayı da gerektirmez.

Asıl mesele; gerçek ihtiyaç sahiplerini belirlemek, sosyal destek mekanizmalarını işletmek, çocukların istismar edilmesini ve insanların dilendirilmeye zorlanmasını önlemektir. Çünkü sorunun kaynağına inilmeden yapılan müdahaleler, çoğu zaman yalnızca görüntüyü değiştirir.

 

***

Önceki gün Gazi Yaşargil Kavşağı’nda bizzat tanık olduğum manzara, meselenin ulaştığı boyutu açıkça ortaya koyuyordu.

Bir aracın etrafını sağlı sollu saran kişiler, yeşil ışıkla birlikte hareket etmeye çalışan otomobiller ve yaşanan karmaşa…

Kazanın maddi hasarla sınırlı kalması sevindiriciydi. Ancak ortaya çıkan görüntü, çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir tehlikeyi gözler önüne seriyordu.

Araçların arasında dolaşmak, sürücülerin dikkatini dağıtmak ve hareket hâlindeki trafiğe girmek yalnızca ulaşımı aksatmıyor; dilencilik yapanların da sürücülerin de hayatını riske atıyor.

Trafik ışıkları para toplama alanı değil, güvenli ulaşımın temelidir.

 

***

 

Benzer bir manzaranın görüldüğü bir başka adres de Elazığ yolu üzerindeki Tekstil OSB ışıkları.

Fotoğrafta da görüldüğü üzere bir anne, kucağında bebeği ve yanında üç-dört çocukla kırmızı ışıkta bekleyen araçların arasına girerek para istiyor; çocuklar da cam silmeye çalışıyor. İtiraz edenlerle yaşanan gerginlikler, tablonun bir başka boyutunu oluşturuyor.

Burada karşı karşıya olduğumuz durum, yalnızca dilencilik meselesi olarak değerlendirilemez. Özellikle çocukların ve bir bebeğin bu koşullarda bulunması, sosyal hizmet birimlerinin dikkatle incelemesi gereken bir durumdur.

Çocukların güvenliği, eğitim hakkı ve olası istismar ihtimali göz ardı edilemez. Yapılması gereken, insanları peşinen suçlamak değil; durumu yerinde tespit etmek, çocukların korunmasını sağlamak ve herhangi bir ihlal varsa mevzuat çerçevesinde gerekli işlemleri yürütmektir.

Diyarbakır’ın kavşaklarında trafik akışını ve insan hayatını riske atan bu görüntüler karşısında seyirci kalınmamalıdır.

 

***

 

 

Benzer görüntüler, özellikle cuma günleri Ulu Cami çevresinde de yaşanıyor.

İbadetini huzur içinde yapmak isteyen vatandaşlar, cami önünde ve çevresinde yoğunlaşan dilencilik faaliyetleriyle karşılaşıyor. Yardımlaşma ve dayanışma kültürüyle öne çıkan Diyarbakır’da, insanların dinî ve vicdani duygularının istismar edilmesine fırsat verilmemeli.

Elbette yardım etmek isteyen vatandaşların iradesi ile gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkı ve onuru korunmalıdır. Ancak yardım talebinin ısrara, baskıya ya da istismara dönüşmesine de göz yumulmamalıdır.

Tarihî mekânlar ve ibadethanelerin çevresi, hem kent sakinleri hem de ziyaretçiler için güvenli, düzenli ve huzurlu alanlar olmalıdır. Diyarbakır’ın tarihî ve manevi değerlerine yakışan da budur.

 

 

***

 

 

Bu sorunun çözümü, birkaç günlük denetimle ya da belirli dönemlerde yapılan müdahalelerle mümkün değildir. Valilik, emniyet birimleri, belediyeler ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı birimler arasında sürekli, koordineli ve sonuç odaklı bir iş birliği kurulmalıdır.

Öncelikle sorunun yoğunlaştığı kavşaklar, ana arterler, tarihî alanlar ve ibadethane çevreleri belirlenmeli; trafik güvenliğini tehlikeye atan davranışlara karşı düzenli denetimler yapılmalıdır.

 

***

 

Çocukların dilendirildiğine veya istismara maruz kaldığına ilişkin şüphe bulunan durumlarda sosyal hizmet birimleri devreye girmeli, ihtiyaç sahibi ailelere ulaşılmalı ve gerekli destek sağlanmalıdır. İnsanları dilendirmeye zorlayan kişi ya da yapılar bulunduğuna dair bulgular varsa bunlar da ilgili makamlarca araştırılmalıdır.

Kentteki bazı etkinlikler, açılışlar ve organizasyonlar sırasında dilencilik faaliyetlerinin yoğunlaştığı yönündeki gözlemler de incelenmeye değerdir. Bu durum tek başına organize bir yapı bulunduğunu kanıtlamaz. Ancak tekrarlanan hareketliliğin nedenleri araştırılmalı, varsa yönlendirme ve istismar ilişkileri ortaya çıkarılmalıdır.

 

***

 

 

Sosyal belediyecilik, yalnızca yardım dağıtmak ya da dönemsel destek sunmak değildir. İhtiyaç sahibini tespit etmek, onu sokakta dilenmeye iten koşulları ortadan kaldırmaya çalışmak ve çocukların güvenliğini sağlamak da bu sorumluluğun ayrılmaz parçalarıdır.

Aynı şekilde kamu düzenini sağlamak, insanları bir noktadan uzaklaştırıp sorunu başka bir sokağa taşımak anlamına gelmez. Kalıcı çözüm; etkin denetim, sosyal destek, çocuk koruma ve kurumlar arası koordinasyonun birlikte yürütülmesiyle mümkündür.

 

***

 

 

Diyarbakır’ın ihtiyacı olan, sorunu geçici olarak görünmez kılan değil, kaynağına inerek çözüm üreten bir yönetim anlayışıdır.

Çünkü mesele yalnızca sokaklarda kimin para istediği değil; insanların can güvenliğinin, çocukların geleceğinin ve kent yaşamının huzurunun nasıl korunacağıdır.

 

***

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yoksulluğu görmezden gelmek vicdansızlık, tehlikeyi görmezden gelmek sorumsuzluktur. Gerçek çözüm, insanı korurken kamu düzenini de sağlamaktır.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap