Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın duyurduğu projeyle Diyarbakır'da ABD merkezli şirketlerin kaya petrolü arama faaliyetleri başladı. Gabar'daki üretimi katlayacağı ve yaklaşık 540 milyar dolarlık ekonomik büyüklük oluşturacağı öne sürülen proje kapsamında yatay sondaj yöntemi kullanılacak. Ancak daha önce aynı bölgede verilen "ÇED gerekli değildir" kararlarının mahkemeler tarafından iptal edilmesi, yeni sondajların çevre ve tarım arazileri üzerindeki etkileri konusunda soru işaretlerini artırdı. Uzmanlar, kaya petrolü üretiminde kullanılan hidrolik kırma yönteminin yeraltı ve yüzey suları ile tarım alanları açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiyor.
HABER MERKEZİ
ABD'li enerji şirketleri Continental Resources ve TransAtlantic Petroleum, Diyarbakır'ın Bismil ve Silvan ilçelerinde kaya petrolü aramak için sondaj çalışmalarına başladı. 7 bin kilometrekarelik alanda 3-4 kilometre derinliğe inilmesi ve 3 yılda 24 kuyu açılması planlanırken, proje tarım arazileri ve su kaynaklarına yönelik riskleri yeniden gündeme taşıdı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın açıkladığı projeye göre Bismil ve Silvan'ı kapsayan yaklaşık 7 bin kilometrekarelik alanda 3-4 kilometre derinlikte yatay sondajlar gerçekleştirilecek. Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 24 kuyunun açılması planlanıyor.
Projenin, Türkiye'nin petrol üretimini önemli ölçüde artıracağı ve Gabar'daki rezervlere kıyasla daha yüksek bir potansiyel taşıdığı öne sürülüyor. Projenin ekonomik büyüklüğü ise 540 milyar dolar olarak ifade ediliyor.
ASLAN PAYI ŞİRKETLERE
Projede kamu ile özel şirketler arasındaki gelir paylaşımı da tartışma konusu oldu. Türk Petrol Kanunu kapsamında devletin aldığı payın yüzde 10'un altında kaldığı, üretilen petrol üzerinden kamuya ödenen payın yaklaşık sekizde bir seviyesinde olduğu belirtiliyor.
İşletme aşamasında ise yalnızca 20 ila 40 kişinin çalıştırılmasının planlandığı ifade ediliyor. Çalışan sayısının 50'nin altında tutulması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği açısından bazı yasal yükümlülüklerin devre dışı kalabileceği belirtiliyor.
MAHKEME KARARI SONRASI YENİ BAŞVURULAR
Diyarbakır'daki petrol arama faaliyetleri daha önce de yargıya taşındı. Diyarbakır 4. İdare Mahkemesi, Ekoloji Derneği ve Diyarbakır Barosu tarafından açılan dava sonucunda TransAtlantic Petroleum'a verilen "ÇED gerekli değildir" kararını iptal etti.
Mahkeme kararında yüzey ve yeraltı su kaynakları üzerindeki olası etkiler ile sondaj faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek atık gaz ve kimyasalların bertarafına ilişkin belirsizliklere dikkat çekildi.
Buna rağmen şirketin yeni başvurular yaparak bölgede petrol arama izinleri almaya devam ettiği ve bazı projelerin birinci sınıf sulu tarım arazilerinin bulunduğu alanlarda gerçekleştirildiği belirtiliyor.
SU KAYNAKLARI İÇİN RİSK UYARISI
Kaya petrolü üretiminde kullanılan yöntemlerin başında hidrolik kırma, yani "fracking" geliyor. Bu yöntemde petrol ve gazın bulunduğu kaya formasyonlarını parçalamak amacıyla yüksek basınç altında su, kum ve çeşitli kimyasallar yeraltına pompalanıyor.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu ile uzmanlar, üretim sırasında yüzeye çıkarılan atık sıvıların yönetiminin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Atıkların uygun şekilde bertaraf edilmemesi halinde toprağın yanı sıra yeraltı ve yüzey sularının da kirlenebileceği uyarısı yapılıyor.
Bazı sondaj alanlarının Ambar Deresi gibi yüzey su kaynaklarına yaklaşık 170 metre mesafede bulunması ise çevresel risk tartışmalarını daha da büyütüyor.
ANLAŞMA ABD'DE YAPILDI
Projenin temeli Mart 2025'te ABD'de düzenlenen CERAWeek Enerji Konferansı'nda atıldı. Bakan Alparslan Bayraktar, ABD'li milyarder Harold Hamm'in sahibi olduğu Continental Resources ile Malone Mitchell yönetimindeki TransAtlantic Petroleum'un yöneticileriyle görüşerek petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri konusunda anlaşmaya vardı.
Diyarbakır'daki çalışmaların ardından Trakya'da da aynı şirketlerle kaya gazı aramacılığı yapılmasının planlandığı açıklandı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin "Drill, baby, drill" sloganıyla öne çıkardığı fosil yakıt politikalarının Türkiye'deki enerji yatırımlarına da yansıdığı belirtilirken, Diyarbakır'daki proje üzerinden tarım arazileri, su kaynakları ve çevresel etkiler konusunda yeni bir tartışma başladı.
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar