MERAKLA BAŞLADI

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2025 Narkolog raporu, uyuşturucuya başlama sürecindeki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. İlk kullanımda ortalama yaş 22,83 olurken, en riskli dönem 15-24 yaş grubu olarak belirlendi. Maddeye ilk erişimde yüzde 79,7 ile arkadaş ve yakın çevre öne çıktı. Kullanıcıların yüzde 35,1'i ise uyuşturucuya “merak” nedeniyle başladığını söyledi.

MERAKLA  BAŞLADI

HABER MERKEZİ

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Narkolog Projesi kapsamında, uyuşturucu suçlarından işlem gören 27 bin 679 kişiye 77 sorudan oluşan anket uygulandı. 81 ilde yürütülen çalışmada, hayatının herhangi bir döneminde madde kullandığını beyan eden 19 bin 155 kişinin verileri analiz edildi.

Ortaya çıkan tablo, uyuşturucu kullanımına giden yolda merakın ve yakın çevrenin belirleyici rolünü gözler önüne serdi.

EN RİSKLİ YAŞ 15-24

Rapora göre uyuşturucuya başlama yaşı 2025 yılında ortalama 22,83 olarak tespit edildi. En riskli dönem ise 15-24 yaş grubu oldu.

Madde kullanımından önce tütün kullanımının da yaygın olduğu görüldü. Örneklemin yüzde 81,5'inin daha önce tütün kullandığı, tütüne başlama yaşının ortalama 16,9 olduğu belirlendi. Alkol kullanım oranı ise yüzde 40,6 olarak kayıtlara geçti.

İLK TERCİH: ESRAR

Uyuşturucuya başlayanların yüzde 60,8'i ilk olarak esrar kullandığını ifade etti. Raporda, önceki yıla kıyasla bonzai, sentetik hap, kokain ve captagonla ilk kullanım oranlarında artış görüldüğü belirtildi.

İlk maddesi esrar olan kişilerde daha ağır uyuşturuculara yönelimin görülmesi dikkat çekti. Raporda esrarın, bazı kullanıcılar açısından daha ağır maddelere geçişte risk oluşturduğu değerlendirildi.

DOST GÖRÜNEN ÇEVRE

Uyuşturucuya ilk erişimde arkadaş ve yakın çevrenin ağırlığı dikkat çekti. Kullanıcıların yüzde 79,7'si ilk maddeyi arkadaşından veya yakın çevresinden temin ettiğini söyledi. Parayla satın alanların oranı ise yüzde 19,2 oldu.

Uyuşturucuya başlama nedenlerinin başında ise “merak” geldi. Katılımcıların yüzde 35,1'i maddeyi merak nedeniyle denediğini belirtti. Bunu yüzde 17,9 ile özenme ve kişisel sorunlar, yüzde 14,3 ile arkadaş ısrarı ve yüzde 6,3 ile eğlence amacı izledi.

AİLE DAĞILIYOR, ÇEVRE KOPUYOR

Madde kullananların yaşadığı sosyal sorunlar da rapora yansıdı. Örneklemin yüzde 39,2'si uyuşturucu kullanımı nedeniyle sosyal güçlük yaşadığını belirtti.

Bu sorunların başında aile ilişkilerinin bozulması geldi. Sosyal güçlük yaşayanların yüzde 71,9'u aile ilişkilerinin bozulduğunu ifade etti. Arkadaş ilişkilerinin bozulduğunu belirtenlerin oranı yüzde 17,9 oldu.

Çevresi tarafından yalnız bırakıldığını söyleyenlerin oranı yüzde 4,8 olurken, işten çıkarılan veya iş yerinde sorun yaşayanların oranı yüzde 4 olarak kayıtlara geçti.

“BAĞIMLI DEĞİLİM” DİYENLER

Tedavi konusunda da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 45,8'i bağımlı olmadığını beyan etti.

Tedavi olmak istediğini söyleyenlerin oranı yüzde 25,6 olurken, yüzde 13,7'si kendi başına bırakabileceğini düşündüğünü belirtti. Yüzde 10,2'si tedavi istemediğini, yüzde 2,5'i tedavinin işe yaramayacağını ifade etti.

Rapor, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca arzın engellenmesinin değil; merak, arkadaş çevresi, erken yaşta maddeyle tanışma ve aile bağlarının korunmasına yönelik önleyici çalışmaların da kritik önem taşıdığını ortaya koydu.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap