Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlüyken ailesinin Diyarbakır’da olması nedeniyle Diyarbakır’a nakil talebinde bulunan Ş.G.’nin talebi birçok kez reddedildi. Ş.G., akrabası olan Adalet Bakanlığı personeli S.N.’den yardım istedi. S.N. ise daha önce birlikte çalıştığı, denetimli serbestlikte müdür yardımcısı olan M.Ç. ile hükümlü Ş.G.’nin babası Y.G. arasında görüşme ayarladı.
M.Ç., hükümlünün babasına, “Yargıtay ve diğer üst mahkemelerde görevli tanıdıklarım var. Size yardımcı olurum ancak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakil için 60 bin, açık cezaevine geçmesi için de 250 bin lira vermeniz gerekiyor” dedi. Y.G., ilk etapta 100 bin lira vermeyi kabul etti, oğlunun serbest kalması karşılığında daha fazla para verebileceğini iletti.
Taraflar arasında anlaşma sağlanınca 100 bin lira, akrabaları olan ve kendilerine aracılık eden S.N.’nin hesabına aktarıldı. Bu para S.N. tarafından daha sonra müdür yardımcısı M.Ç.’nin oğlunun hesabına aktarılınca hükümlü Ş.G., Diyarbakır 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakil oldu.
Nakil işlemini müdür yardımcısının gerçekleştirdiğine inanan baba Y.G., görüşmelerini makam odasında sıklaştırdı. Oğlunun bu kez açık cezaevine çıkmasını isteyen babaya M.Ç., “250 bin lira için kimse bu riske girmez. Yakında yargı paketi çıkıyor. Senin oğlunun dosyasında bir hak ihlali de var. Açık cezaevine çıkabilir” diyerek bu kez 1 milyon lira talep etti.
Umut verip oyalayınca anlaşmadan vazgeçti
Oğlu ile cezaevinde telefonla görüşen baba, açık cezaevine çıkması için uğraştığını söyledi. Müdür yardımcısının, “Bekleyin, yargı paketi çıkıyor. Sözümün arkasındayım, çözeceğim” diyerek sürekli umut verip süreci ertelemesi üzerine baba anlaşmadan vazgeçip 60 bin lirasını geri istedi. M.Ç. ise parayı Diyarbakır’a nakil işlemleri için harcadığını belirterek bir kısmını iade etti.
CİMER’e şikâyet ettiler, savcılık dava açtı
Bunun üzerine baba ve oğul CİMER’e şikâyette bulununca Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, müdür yardımcısı M.Ç. ile hükümlünün babasına aracılık eden S.N. hakkında, “kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle bir işin görüleceği vaadiyle dolandırıcılık” suçundan Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açtı.
Zarar giderildi, mahkeme düşme kararı verdi
Hâkim karşısına çıkan M.Ç., “S.N.’nin hesabından oğlumun hesabına giden 100 bin lirayı, oğlumun bedelli askerlik ücreti için ondan borç aldım” dedi. Hükümlünün akrabası S.N. de suçlamaları kabul etmedi.
Mahkeme, M.Ç.’nin oğlunun hesabına gönderilen 100 bin liranın bedelli askerlik işleminde kullanılmadığını, hükümlünün babasıyla bir araya gelerek para pazarlığı yapan sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceğini vurguladı.
Mahkeme, suçun nitelikli dolandırıcılık kapsamında olmadığını, uzlaşmaya tabi olduğunu, tarafların da uzlaşma bürosunda kendi aralarında anlaştıklarını ve zararın giderildiğini belirterek davanın düşmesine karar verdi.
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar