Ergani Ovası’nda tarımsal üretim yapan 11 mahallede yaşayan çiftçiler, arazilerinin içinden geçen sulama kanalından faydalanamamaktan şikâyetçi. Çiftçiler, kanalın Bereketli Mahallesi’ne kadar su taşıdığını, sonrasında ise suyun kesildiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Yaklaşık 110 bin dekarlık tarım arazisinin sulama imkânından mahrum kaldığını savunan üreticiler, suyun ulaştırılması halinde pamuk ve mısır başta olmak üzere ikinci ürün ekiminin de yapılabileceğini, verimin ve bölge ekonomisinin önemli ölçüde artacağını ifade ediyor.
DİYARBAKIR(SÖZ)-Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2012 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılan yaklaşık 35 kilometrelik ana sulama kanalı, 11 kırsal mahalleye su ulaştırmıyor. Arazileri kanal güzergâhında kaldığı için kamulaştırılan çiftçiler, aradan geçen 14 yıla rağmen sulama suyuna kavuşamadı. Üreticiler, yaklaşık 110 bin dekarlık tarım arazisinin su beklediğini belirterek yetkililerden çözüm istedi.
14 yıldır su bekliyorlar
Ergani Ovası’nda tarımsal üretim yapan çiftçiler, arazilerinin içinden geçen sulama kanalından faydalanamamaktan şikâyetçi. Dicle Barajı’ndan pompalarla alınan suyu taşıyan ana kanalın Bereketli Mahallesi’ne kadar ulaştığını belirten üreticiler, bu noktadan sonra suyun kesildiğini ve 11 mahallenin susuz bırakıldığını ifade ediyor.
Çiftçilerin iddiasına göre Akcemir, Azapali, Buzluca (Boç), Elavuz, Gözlü (Gozli), Han, Kabasakal (Qeweseqel), Kertil, Köprü (Qoté piri), Kubik ve Kündür mahalleleri ile Taban (Qode) ve Tilki kırsal mahalle ve mezralarındaki tarım arazileri sulama suyundan yararlanamıyor.
Mahalle sakinleri, sorunun kanalın yapıldığı 2012 yılından bu yana devam ettiğini belirterek defalarca DSİ’ye başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını söylüyor.
“Tarlalarımız kamulaştırıldı, su verilmedi”
Mahalle sakinlerinden Cuma Kahraman, sulama kanalının yaklaşık 14 yıl önce yapıldığını belirterek yaşadıkları mağduriyeti anlattı.
Kahraman, “Kanal arazilerimizin içinden geçtiği için tarlalarımız kamulaştırıldı. Ancak aradan 14 yıl geçmesine rağmen yukarı mahallelere su veriliyor, bizim aşağı mahallelere ise verilmiyor. 14 yıldır susuzluk çekiyoruz. Defalarca DSİ’ye gidip başvurduk. ‘Bize de su verin’ dedik. Her seferinde ‘Su yok, kuraklık var, Dicle’den su alamıyoruz’ denildi. Oysa bu yıl su çoktu, yine de bize su verilmedi” dedi.
Sulama suyunun gelmesi halinde üretimin ciddi şekilde artacağını belirten Kahraman, özellikle ikinci ürün ekiminin mümkün hale geleceğini söyledi.
Kahraman, “Bugün kanal var ama tarlalarımız susuz. Su olmayınca üretim yapamıyoruz. Eğer sulama yapılsaydı birinci ürünün ardından ikinci ürünü de ekerdik. Şimdi ise kanalın kenarında susuz tarım yapmak zorunda kalıyoruz. Bu sadece çiftçinin zararı değil, devletin de kaybıdır” diye konuştu.
“Ovanın büyük bölümü susuz”
Kanal hattı boyunca çok sayıda mahallenin sulama suyundan yararlanamadığını ifade eden Kahraman, mağduriyetin boyutunun büyük olduğunu savundu.
Kahraman, “Bu ovada onlarca mahalle bulunuyor. Her mahallenin 8-9 bin dönüm arazisi olduğunu düşündüğümüzde, yaklaşık 200-300 bin dönüm tarım arazisi sulama suyundan mahrum kalıyor. Ergani Ovası’nın neredeyse yarısı susuz. Tek isteğimiz, arazilerimizin içinden geçen bu kanaldan bizim mahallelerimize de su verilmesidir” ifadelerini kullandı.
Sulama kanalının kullanılmadan bırakılmasının kamu kaynakları açısından da ciddi bir kayıp olduğunu belirten Kahraman, “Bu kanalın yapımı müteahhitlere verildi, aylarca sürdü. O kadar masraf, çimento, kum, çalıştırılan araç ve gereç kullanıldı. Gelir elde edilmeyecekse bu masraf neden yapıldı?” dedi.
“11 mahalle sisteme dahil edilsin”
Mahalle sakinlerinden Ramazan İnat da temel taleplerinin 11 mahallenin sulama sistemine dahil edilmesi olduğunu söyledi.
Ana sulama kanalının yaklaşık 35 kilometrelik bir hat oluşturduğunu belirten İnat, “Bu ana sulama kanalı 2012 yılında Devlet Su İşleri tarafından yapıldı. Kanal, Bereketli başta olmak üzere 11 mahallenin arazisinden geçiyor. Ancak 2012’den bugüne kadar bu 11 mahalleye sulama suyu verilmedi. Su yalnızca Bereketli’ye kadar akıtıldı, ondan sonraki mahallelere ulaştırılmadı” diye konuştu.
Suyun Dicle Barajı’ndan pompalar aracılığıyla getirildiğini ifade eden İnat, teknik olarak suyun bölgeye ulaştırılmasının mümkün olduğunu savundu.
İnat, “Eğer su verilirse burada pamuk ve mısır rahatlıkla yetiştirilebilir. Hatta ikinci ürün olarak mısır ekilebilir. Buğday için bile yılda bir kez ihtiyaç döneminde sulama yapılsa verim neredeyse iki katına çıkabilir. Su verilen mahallelerde bunu görüyoruz. O mahallelerde çiftçiler pamuk ekiyor, ikinci ürün olarak mısır yetiştiriyor” dedi.
“Sulama açılsa verim artacak”
Çiftçilerden Ahmet İnat ise sorunun yıllardır devam ettiğini belirterek sulama suyunun açılması halinde buğday ve arpa üretiminde de önemli verim artışı yaşanacağını söyledi.
İnat, “Bu sorun 2012’den beri devam ediyor. Sürekli ‘Su var, bize de verilsin’ diyoruz. Eğer sulama suyu açılsa buğdayımızı ve arpamızı sulayabilir, çok daha yüksek verim alabiliriz. Şu anda sadece bazı mahallelerde birkaç kişi pamuk ve mısır ekebiliyor. Ama buğday ve arpa eken üreticilerin büyük bölümü mağdur oluyor. Oysa su adil şekilde dağıtılsa herkes üretim yapabilir, köylü de kazanır” ifadelerini kullandı.
Sulama kanalında suyun önünün kesildiğini iddia eden İnat, yetkililere çağrıda bulunarak suyun bütün mahallelere ulaştırılmasını istedi.
İnat, “Devlet Su İşleri buraya kadar gelip suyun önünü kesmiş. Bu noktadan öteye su bırakılmıyor. Bu yüzden 11 mahallenin tamamı mağdur durumda. Gerçekten bu millete yazıktır. Bizim tek talebimiz suyun bütün mahallelere ulaştırılmasıdır” dedi.
Çiftçinin gözü yetkililerde
Ergani Ovası’ndaki üreticiler, yıllardır kullanılmayı bekleyen sulama kanalının aktif şekilde işletilmesini ve suyun güzergâh üzerindeki tüm mahallelere adil şekilde dağıtılmasını istiyor.
Çiftçiler, sulama imkânının sağlanması halinde yalnızca kendi gelirlerinin değil, bölgedeki tarımsal üretimin ve buna bağlı olarak ülke ekonomisinin de güçleneceğini belirterek yetkililerden kalıcı çözüm bekliyor.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar