Küresel krizin vurduğu piyasalarda toparlanma başlıyor mu? Milyon dolarlık sorunun yanıtını bilenler iyi paralar kazanabilir.
Mart ayında dip seviyelerin görülmesinden bu yana endekslerde ciddi artışlar oldu. Artık biliyoruz ki en azından serbest düşüş sona erdi. Bir daha mart ya da kasımdaki seviyeler görülür mü? Düşüşler olabilir ama bir daha önceki dip seviyelerin görülmesi çok zor görünüyor. Hangi şartlar altında derseniz tabii ki normal şartlar altında. Eğer domuz gribi risk olmaktan çıkıp bir salgına dönüşür ya da hiç beklenmedik bir politik ya da ekonomik gelişme olursa yeni serbest düşüşler yaşanabilir.
EN KÖTÜ GERİDE KALDI
Ama normal şartlar altında ABD'deki bankacılık stres testi sonuçlarının açıklanmasının ardından piyasalardaki normalleşme süreci biraz daha belirginleşebilir. Ekonomi tarafında ise normalleşmenin daha uzağındayız. Ama en kötüyü geride bırakmış olabiliriz.
Gittikçe destek bulmaya başlayan görüş ekonomide dip seviyenin bu yılın ilk dört ayında görüldüğü şeklinde. Toparlanmanın ilk somut işaretleri ise bu yılın son dört-beş ayında alınmaya başlanabilir. Buna rağmen üretim, istihdam ve ticaret hacmi açısından 2007 sonundaki düzeylere tekrar ulaşmak en azından birkaç yılı alabilir.
IMF ÇANTADA KEKLİK DEĞİL
Piyasalarda tehlikeli bir ruh hali var. Sanki her ne olursa olsun Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye ile stand-by düzenlemesini başlatmaya kararlı gibi. Oysa durum böyle değil. IMF'ye mecbur olan Türkiye. IMF için Türkiye ile anlaşma olmazsa olmaz bir durum değil. Ancak son günlerde piyasalardaki havaya baktığımızda tersi bir ruh hali görüyoruz. Ağırlıklı beklenti IMF ile çok yakında bir anlaşmanın imzalanacağı ve buradan 40-50 milyar dolarlık bir kaynağın geleceği. Burada iki yanlış var.
TAKVİM İSTENEBİLİR
Birincisi anlaşma o kadar yakında olmayabilir. Hükümet orta vadeli programı ve bütçeyi hazırladı ve IMF'ye verdi. Ancak IMF'nin burada itiraz edeceği bazı noktalar olacaktır. Bununda ötesinde IMF Türkiye'den bazı tedbirleri alacağına dair bir takvim isteyebilir. İşte tüm bu süreç zaman alabilir ve anlaşmanın sonuçlanması öyle sanıldığı kadar yakında olmayabilir. Ben IMF heyetini Türkiye'de görünceye kadar tedbirli olunması gerektiğini düşünüyorum. IMF'den gelecek kaynak konusunda ise beklentiyi 30-40 milyar dolar dolayına oturtmak gerçekçi olur.
KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLER
Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada kabinede yapılacak değişikliğe ilişkin bazı detaylar ortaya çıkmış olabilir. Söylenti çok. Ekonomiden sorumlu bakaların neredeyse tamamının adı bu söylentilerde yeraldı. Benzetme belki kaba olacak ama bakanların affına sığınarak soralım; Dere geçerken at değiştirilir mi? Küresel krizin oldukça kritik bir aşamasında ve IMF ile sürecin devam ettiği bir sırada ekonomiyle ilgili kilit bakanlıklara yeni isimlerin atanması yanlış olabilir.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar