Terörle Mücadele kapsamında Güneydoğu genelinde yaygın bir şekilde geliştirilen ve sayıları 70 bini bulan Köy Koruculuğuyla alakalı son yıllarda artan 'suç oranlarına' ilişkin tartışmalar devam ederken, Mardin'in Mazıdağ ilçesinde 47 kişinin öldürülmesiyle sonuclanan katliam olayıyla yeniden tartışma konusu oldu. Bir yetkili, katliamda düğün, gelin ve evlilik gibi töre faktöründen çok, köye dönüş projesi çerçevesinde, 20 yıl sonra köye gelen büyük toprak sahiplerinin arazilerinin köy korucuları tarafından kullanılması olduğunu söyledi. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 20 arkadaşı, koruculuk sistemiyle ilgili Meclis Araştırması açılması istemiyle önerge verdi.
KORUCULAR EL KOYUYOR
Yetkili, "Bunan yaklaşık 20 yıl önce terör nedeniyle köyü boşaltılan ve üzerlerinde büyük topraklar bulunanlar, köye dönüş projesi çerçevesinde buraya geldiler. Ancak, bu süre içinde köyde kadastro başladı ve köyde büyük arazileri bulunan aile, dönüşünde topraklarını alamadı. 20 yıl boyunca bu toprakları köyde koruculukta yapan Çelebi ailesi kullandı, kadastro ile bu arazileri üzerine aldılar.
KADASTRO ÇALIŞMALARI
Asıl sorun köydeki kadastro çalışması ve toprakların kullanımından kaynaklandı. Ancak nişan herkesin topluca bulunmasına bir vesile oldu. Aksi halde köyün kökünü neden kazırlar. Köyde mirasçı kalmasın diye. Ve köyde mirasçı bırakmamak için o aileye yönelik bu katliam gerçekleşti. Üzerinde durulması gereken en büyük olasılık bu" dedi.
ASİLLER GİTTİ, KORUCU GELDİ
Aynı yetkili, köye dönüş projesi çerçevesinde, köyünden ayrılıp tekrar köyüne gelenlerin, eski malvarlıklarına sahip olamadıklarını söyledi. Bu sorunun bölgede yeni bu tür çatışmaları beraberinde getireceğini belirten yetkili, "Köyün sahibi aslileri gitti ve korucular bu köylülerin toprak başta olmak üzere malvarlıklarına sahip çıktılar. Döndüklerinde malvarlıklarını -ki arazi çok önemli- bulamayanlar, böyle bir sonucun doğmasına neden oldu" diye konuştu. Yetkili, köye dönüş projesinin bu sosyal boyutlarının düşünülmeden gerçekleştirildiğini belirtti ve "bu konuda, ileride böyle acılar yaşanmaması için, ciddi bir düzenleme gerekli" dedi.
MECLİS ARAŞTIRMASI
Buarada, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Mardin'deki katliamı İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun araştırması için TBMM başkanlığına dilekçe verdiğini bildirdi. Katliamın failleri ve nedenleri konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretlerinin ortaya çıktığını belirten Birdal, "Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılması gerekir. Bu en başta TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu(İHİK)'nun görev alanına girmektedir. Bu çerçevede anılan olayı araştırmak üzere İHİK bünyesinde bir komisyon kurulup bir an önce çalışmalara başlamasını yararlı buluyorum." dedi.
KORUCULUK SİSTEMİ
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve 20 arkadaşı, koruculuk sistemiyle ilgili Meclis Araştırması açılması istemiyle önerge verdi.
TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, Mardin'in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde 44 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın, köy koruculuğu sisteminin sorgulanmasını zorunlu hale getirdiği belirtildi.
İŞLENEN SUÇ ORANI
Bakanlar Kurulu kararıyla 1985'ten itibaren Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uygulanmaya başlanan koruculuk sisteminde, 22 ilde 47 bin 819 geçici köy korucusu, 32 ilde 24 bin 88 gönüllü köy korucusu olmak üzere toplam 71 bin 907 korucunun görev aldığı kaydedilen önergede, Nisan 2003 itibariyle muhtelif adli suçlara karışan 2 bin 376 köy korucusu hakkında yasal işlem yapıldığı ileri sürüldü.
Kamuoyunda, koruculuk sisteminin lağvedilmesine yönelik beklentilerin bulunduğu savunulan önergede, ''koruculuk sisteminin yol açtığı tahribatların neden ve sonuçlarıyla birlikte araştırılması ve aynı zamanda bu sistemin lağvedilmesi'' başta olmak üzere, alınacak önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması istendi.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar