AÇILIM TARTIŞILIYOR

AÇILIM TARTIŞILIYOR

AÇILIM TARTIŞILIYOR

Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, yaptığı açıklamada, Orgeneral İlker Başbuğ’un İstanbul Harp Akademilerindeki yıllık değerlendirme konuşmasında dile getirdiği "Türkiye Halkı" sözünü, "bir üst kimlik" olarak kullandığını vurguladı. Prof. Dr. Narlı, Başbuğ’un söz konusu kavramla altını çizdiği en önemli noktanın "Türkiye’deki alt kimlerin herkes tarafından kabul edildiği, alt kimliklerle ilgili kesinlikle bir sorun olmadığı fakat, alt kimliklerin üst kimliği parçalaması ve bunun da Türkiye’nin üniter yapısına bir zarar vermesinin sorun olacağı" düşüncesi olduğunu belirtti. Prof Dr. Narlı, şöyle devam etti:

TÜRKİYE HALKI AÇILIMI

"Başbuğ, şunu söylüyor; ‘alt kimliklerle kimsenin bir sorunu yok. Türkiye alt kimlikler kabul edilmiştir, hatta kabul edilmelidir. Türkiye’de kesinlikle asimilasyon politikası yoktur, entegrasyon vardır. Alt kimlikler yana yana bir arada harmoni içinde yaşayabilirler. Fakat alt kimlikler ne zaman politize edilerek üst kimliğe bir tehdit oluşturuyorsa o zaman sorun vardır’ demek istiyor. Başbuğ konuşmasını yeni bir açılım olarak görebiliriz. Çünkü eskiden Türkiyeli kavramını kullanmak birçok insan için olumsuz çağrışımlar yapabiliyordu. Halbuki bugün Genel Kurmay Başkanı Türkiyelilik kimliğiyle, böyle bir üst kimlikle, Anayasal vatandaşlık anlayışına vurgu yapmıştır.ö

ASKER-SİVİL GERİLİMİNİ ENGELLEMEK

Prof. Dr. Narlı, Orgeneral Başbuğ’un sözlerine Asker-Sivil ilişkileri açısından bakıldığında ise, Başbuğ’un, asker ve toplum arasında bir gerilimin olmamasını da istediğinin görülebileceğini söyledi. Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kemal Çoşkun, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un "Türkiye Halkı" sözünün ‘birtakım şeylerin kabulü anlamına’ geldiğini belirterek, ancak bu tür söylemelerin sivil siyasetten beklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Orgeneral Başbuğ’un "Türkiye Halkı" açılımına ilişkin konuşan, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kemal Çoşkun, Başbuğ’un sözlerinin yeni bir açılım olarak değerlendirebileceğine dikkat çekerek, eskiden böyle bir kavramın özellikle askeri kanat tarafından kullanımının mümkün olmadığına işaret etti.

Yrd. Doç. Dr. Çoşkun, "Ancak, şimdi Orgeneral Başbuğ konuşmasında, ‘Türkiye Halkı’ dedi, özellikle de ‘Türk demiyorum, bu çünkü ayrı bir şey demektir’ dedi. Bu artık birtakım şeylerin kabulü anlamına gelir" diye konuştu. Türkiye açısından bu sözlerin önemli olduğunun altını çizen Çoşkun, "Bu söylem, farklı etnik grupların da olduğunun kabulü demektir. Herkes Türk değil, Türkiyeli demektir. Bu bir üst kimliktir" dedi. Yrd. Doç. Dr. Çoşkun, bu söylem altında "tek devlet, uniter devlet" kavramlarının elden bırakılmadığına da dikkat çekti.

Yrd. Doç. Dr. Çoşkun, "Ancak tüm bunların ötesinde, asker ne kadar doğru söylese de, bu tür sözleri sivil siyasetin söylemesi gerekirdi. Ancak Türkiye’de gelenek böyle" diye konuştu.

TÜRKİYELİLİK’ DEDİLER DAVA AÇILDI

Başbuğ’un "Türkiye Halkı" açılımına işaret ederek, "Eskiden bunlar duyulmazdı" diyen Çoşkun, Prof. Dr. Baskın Oran’ın zamanında bir rapor hazırladığını ve raporunda "Türkiyelilik" kavramının geçtiğini hatırlatarak, "O raporda ‘Türkiyelilik’ denmişti ve sırf bu nedenle haklarına dava açıldı. Bu bakımından Başbuğ’un sözleri önemli" dedi.

Prof. Dr. Narlı, "Sayın Başbuğ, askerlerin, toplumun arasında bir gerilimin olmamasını da istiyor diye düşünüyorum. Yani Sayın Başbuğ konuşmasındaki ‘Türkiye kimliği’yle, üst kimliğin birleştirici rolü açısından asker-sivil arasında bir gerilim olmamasını istediğini işaret ettiö dedi.

Narlı, Atatürk de ‘Ne mutlu Türküm diyene’ dediği zaman oradaki "Türkö kelimesiyle etnik bir kimliğe işaret etmediğini belirterek, "Oradaki Türk kelimesi ‘vatandaşlık’ anlamındadır" diye konuştu.

KURTALAN: SÖYLEMLERİN TEKRARIDIR

DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un dün Harp Akademileri Komutanlığı’nda yaptığı konuşmadaki "Türkiyelilikö ifadesinin bir açılım olmadığını belirterek "Kürtlerin talepleri anayasal güvence altına alınmadığı sürece hangi kavram hangi amaçla kullanılıyor çok anlamlı değil. Herkesi sonuçta Türk olarak kabul etmek, geçmiş siyasetin söylemlerin tekrarı anlamına gelir" dedi.

PKK'YA YÖNELİK OPERASYON

Kurtulan gerek bölgede PKK’ya yönelik operasyonların gerekse DTP’ye yönelik "siyasi operasyonlarınö devam ettiğini belirterek "Genelkurmay Başkanı savaş politikalarının devam edeceğinin işaretlerini verdiö diye konuştu.

"DAĞDAKİ DE BU ÜLKENİN EVLADIDIR"

Kurtulan Orgeneral Başbuğ’un "terörist de insandır" ifadesinin de "Çok sert-katı söylemlerin ve uygulamaların PKK’ya katılımları artırdığı" endişesiyle söylemiş olabileceğini kaydederek "Bu da yeni bir şey değil, sonuçta dağdaki de bu ülkenin evladıdır. Bu ülkenin evladı olarak, bir insan olarak kabul etmek, onun ölümüne dair politikaları bertaraf ediyor mu? Hayır, hala savaş politikaları sürüyor. Bu sorunun nasıl çözüleceğine dair tek projeleri savaşı daha da geliştirmedir." dedi.

"AKP SEÇİM SONUÇLARINI HAZMEDEMEDİ"

Başbuğ’un konuşmasında Türklük kavramının altını çizdiğini, anayasaya dokunulmaması yönünde ifadeler bulunduğu kaydeden Kurtulan "Partimize dönük operasyonu da ele aldığımızda, hükümetin de Genelkurmay’ın da açılımları bize daha çok baskı, daha çok yok sayma, inkar politikalarının dışa vurumu olarak yansıyor.ö diye konuştu. DTP’lilere yönelik operasyona da tepki gösteren Kurtulan şunları söyledi:

"Operasyon, partimizin hedeflendiği bir operasyondur. Seçim sonuçlarını hazmetmek istemeyen AKP hükümetinin bir tutumu olarak ele alıyoruz. Seçimden hemen sonra hem Başbakan hem Cemil Çiçek’in açıklamalarından bu anlaşılıyordu. Hazmedilemiyen bir sonuç karşısında AKP’nin partimize yönelimi olarak değerlendiriyoruz. Seçimlerden çıkan sonuç, Kürt konferansının tartışılması ve PKK’nin 1 Haziran’a kadar silahsızlanma kararı alması; bütün bunların yarattığı barış atmosferinde hem bölgede askeri operasyonların hem de partimize yönelik siyasi operasyonun hız kazanması manidardır. Bu operasyonların hem Genelkurmay hem hükümet üzerinden gitmesi bu konuda bir ortaklaşmanın yaşandığını gösteriyor

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap