PKK’nın Türkiye Yapılanma Meclisi’nde yeralan ve örgütün yasadışı faaliyetlerini yönetip yürüttükleri iddiasıyla önceki gün Diyarbakır merkezli düzenlenen ve 52 kişinin gözaltına alındığı operasyon Diyarbakır’da DTP’liler tarafından protesto edildi. Diyarbakır Büyükşehir Osman Baydemir, halkın kendilerine sahip çıktığını savunarak, ''Bize sahip çıkmanız bizi gözaltına alanlara öğüt olsun'' derken, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na seslenerek "Kürt halkı diyalog istiyor. Barış elini Ankara’ya uzattı. Bu elin tutulmasını istiyoruz" dedi.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ve PKK’nın Türkiye Yapılanma Meclisi’ne yönelik düzenlenen ve DTP’li yönetecilerin de gözaltına alındığı operasyon, Diyarbakır’da DTP önünde başlayıp Koşuyolu Parkı’na yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto edildi. Yürüyüşe DTP milletvekili Selahattin Demirtaş, Sebahat Tuncer, Ayla Akat Ata, Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk ile eski DEP Milletvekili Hatip Dicle, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile belediye başkanları katılıp, kol kola yürüdü. Yürüyüş sırasında AKP Bağlar İlçe binası önünden geçilirken, çevik kuvvet ekiplerinin panzerlerle güvenlik önlemi alırken, DTP’liler de bina önünde herhangi bir saldırıyı önlemek için kordon oluşturdu.
KÜRT HALKI DİRENİN
Koşuyolu Parkı’nda DTP seçim otobüsü üzerinden ilk konuşmaya yapan DTP İl Başkanı Ali Şimşek, "Yerel seçimlerde umutları kırılınca bu kez seçimden sonra saldırıya geçtiler. Operasyonlarla, öldürmeyle, tutuklamalarla halkın iradesini kırmak istiyorlar. Dün direndik, bugün direniyoruz, yarın da direneceğiz. Biz söz veriyoruz bir kişi kalana kadar direnmeye devam edeceğiz. Yaşamak direnmektir, Kürt halkı direnin" dedi.
ZİNDANLARDAN KORKMAYIZ
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürtçe ve Türkçe yaptığı konuşmada, 29 Mart yerel seçimlerde Kürtlerin siyasi iradelerine sahip çıktığını ve bu sahiplenmenin birilerinin kulağına küpe olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Kürt iradesini bilmeyenler çok iyi bilsinler ki her birimiz Bayram Altun’uz ve diğerleriyiz. Bugün Kürt halkı yanlız 50 kişiyle gözaltına değildir. Bu operasyon ne için yapıldı. Her şeyden önce Kürt halkı tutuklanma ve zindandan korkmaz, öldürmeden korkmayız. Şimdi gözaltında olanlar arkadaşlarımız bazısı 10-20 yıl hapis yattılar, direndiler. Bizim zindanlardan korkacağımız zaman geçti. 30 yıldır bu topraklarda Türk ve Kürt anaları evlatlarını defnediyor. Yeter diyoruz. Fırsat çıktı ortaya. 4 bölgede yaşayan Kürtler barış elini kardeşlik elini Ankara’ya uzattı. Biz diyoruz ki gelin bu eli tutun. Barış umutları bir başka bahara kalmasın, Ben cesaretliyim diyen savaş politakası, ölüm politikasını bizim halkımızın üzerinden ve toprağımızdan çeksinler. Buna inanmayanlar tarihe baksınlar Şeyh Sait’ten, Mazlum Doğan’a kadar tarihe baksınlar."
HİÇBİR GÜÇTEN İCAZET ALMIYORUZ
Kürt halkının 7’den 70’e bir kez daha bütün dünyaya özgür ve hür iradesini ortaya koyduğunu belirten Baydemir, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Kürt halkı açık net bir mesaj verdi. Kimliğinden, dilinden, kültüründen ve inançlarından asla vazgeçmem dedi. Dilimle, kültürümle, inancımla ve Kürt kimliğimle bütünün içinde birlikte eşit koşullarda yaşamak istiyorum dedi. Kürt hareketi DTP’siyle sivil toplum örgütleriyle herkesiyle, barışa bir şans, barışa bir fırsat verdi. Tek taraflı ateşkes çatışmasızlık ilan edildi. Hemen akabinde Halfeti’de 2 canımızı yüreğimizin iki parçasını bizden aldınız, kopardınız. Halkımız acısına rağmen iki değerli evladını yitirmesine rağmen metanetini, sağduyusunu ve barış çağrısını bugüne kadar korudu. Şimdi bununla yetinmiyorsunuz. Kürtlerin siyasetçileri DTP Genel Başkanıdır, üyesidir, komisyon üyesidir, hiç bir farkımız yok Kürt’ün siyasetçisini devre dışı bırakıyorsunuz. Sana siyaset yapma sanşı bırakmıyorum diyorsunuz ama yağma yok. Bu halk özgür siyaseti demokratik siyaseti bugüne getirinceye kadar binbir bedeller ödedi. Demokratik siyaset için, onurlu bir barış için kimliğimize sahip çıkmak için hiç kimseden icazet almıyoruz. Hiç bir güçten icazet almıyoruz."
ANKARA’YA ÇAĞRI'DA BULUNDU
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na seslenen Baydemir, şunları söyledi: "Bir yurttaş olarak, bir Kürt evladı olarak Türkiye’de yaşayan Türkiye halklarının kardeşliğine, birlikte yaşamına inanan bir yurttaş olarak Genelkurmay Başkanı’na, Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a ve bütün siyasi liderlere bir çağrım var. Samimiyseniz bir askerin, bir polisin yaşamını yitirmesini istemiyorsanız, biz de bir yurttaş olarak samimiyetimizle söylüyoruz, tek bir gerillanın, tek bir askerin, tek bir militanın, tek bir polisin, tek bir sivilin yaşamını yitirmesini istemiyoruz. Bizim siyasetimiz yaşa ve yaşat siyasetidir. Dün sayın Genelkurmay Başkanı dedi ki, ‘uzun sürebilir ve kanlı olabilir’ Kürt halkı halen diyalog kurmaya çalışıyor, Kürt halkı halen bu iş iştişare ve müzakere ve diyalogla çözülür inancını taşıyor. Zaten bunun için burdayız.
KÜRT HALKI DİYALOG İSTİYOR
Bunun için bu çabayı sarf ediyoruz. Bu iş uzun sürmesin sayın Genelkurmay Başkanı. Bu iş kanlı olmasın, bu işin kansız olması için barış içinde çözülmesi için Kürt halkı 7 den 70’ye bütün kurumlarıyla Türkiye’nin önüne büyük bir şans, büyük bir fırsat sunmuş durumda. Bunu değerlendirin. Cesaretiniz varsa, yüreğiniz varsa diyalogdan kaçmayalım. Kürt halkı 70 yıldır asimile olmadı, 170 yıl daha geçse yine asilime olmayacak. Gözaltına alınanlar bizim politikacı arkadaşlarımız değil, aynı zamanda gözaltına alınan ve operasyon yiyen barış talebinin kendisidir. Provake edilen barış ortamının kendisidir. Provake edilen özgür geleceğimiz yarınlarımız çocuklarımızın geleceğidir. Bu itibarla da bu saçmalığa bir an önce son verilmesini bekliyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Size siyaset yapma zemini tanımıyorum diyenlere bir kez tarihimize bakın. Bir kez daha tarihe bakın yanıldığınızı göreceksiniz. Yaşamak direnmektir."
TARİHİ TEKERRÜR ETTİREMEZSİNİZ
DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ise, gözaltına alınan Kürt siyasetçilerine karşı 500 bin Kürt gencinin bulunduğunu belirterek şunları söyledi: "Sıradan bir dönemden, sıradan bir operasyondan geçmiyoruz. Halkımız bunun farkında. Kürt halkı 1990'larda 2 Mart darbesiyle DEP'li milletvekillerine yapılan darbenin bir benzerini yaşıyoruz. Bugün tarihi tekerrür ettirmek istiyorlar. Bugün o dönemde siyasi irademize yapılan darbenin bir başka versiyonuyla karşı karşıyayız. Bu nedenle halkımız meydanlarda, bu nedenle halkımız ayakta. Biz diyoruz ki siz tarihi tekerrür ettiremezsiniz. Kürt halkı o kara günleri bir daha yaşatmanıza izin vermeyecek, asla izin vermeyecek. DTP’nin eş başkan yardımcıları ve Kürt halkının saygın siyasetçileri birer birer kapıları kırılarak zorla gözaltına alındılar. Arkadaşlarımız, yoldaşlarımız gözaltına alınırken, operasyon devam ederken, aynı saatlerde Genelkurmay Başkanı bu operasyonun gerekçelerini anlatıyordu. Aynı saatlerde ordu nasıl bir siyaset, nasıl bir tarih çizmeye çalıştığını işte orada anlatıyordu. DTP’ye yönelik operasyonunun nedenini anlamak isteyenler aynı saatlerde Genelkurmay Başkanı’nın yaptığı konuşmaya baksınlar. DTP’ye yapılan operasyon bu halkın iradesinin kırılmaya çalışıldığının resmi olarak itirafıdır. Bu halkın beklediği şey bu iradeye saygı duyulması ve kabul edilmesidir Ama görünün o ki, seçim öncesi yapılan hesaplar, planlanan tasfiye operasyonu bu güçlü siyasi iradeye rağmen hayata geçirilmeye başlanmıştır. Halfeti’de 2 arkadaşımızın katledilmesi, dün de kalbimizin sökülmeye, alınmaya çalışılması tasfiye operasyonuna başlandığının resmidir.
BU HALKI KATLETMEYE ÇALIŞTINIZ
Bir nebze olsun ders almış olasalardı, bu halkı baskıyla tutuklamayla işkenceyle katliamla dize getiremeyeceklerini görmeleri lazımdı. Elbette ki biz asla şiddetten yana değiliz. Fakat devletin uyguladığı şiddet bugün kadar devletin halkımıza karşı yürüttüğü savaş işte bu halk iradesini ortaya çıkarmıştır. Siz 3 bin köyünü yaktınız bu halkın, 40 bin evladını bu savaşta can verdi. Bu halkı katletmeye çalıştınız. Sonuç Hakkari yüzde 79, sonuç Amed yüzde 65, Yüksekova yüzde 85. İşte Kürt halkı baskılara karşı kendi iradesinin etrafında kenetlenerek en büyük yanıtı vermiştir. Bugün 51 yoldaşımız gözaltındaysınız onların yerine geçecek 500 bin Kürt genci vardır. 500 Bin Kürt siyasetçisi vardır."
GÖZALTINDAKİLER HALKIMIZIN İRADESİDİR
Gözaltına alınan DTP’lilerin şahsında halkın oylarının gözaltında olduğunu ve serbest kalıncaya kadar uyumayacaklarını belirten Demirtaş, "Gözaltına alınan arkadaşlarımız sivil halkımızın iradesidir. Sizin sandığa koyduğunuz her oy bugün gözaltındadır. O irade o oy serbest kalana kadar bize uyumak yok. Halkın iradesinin kırılamaycağını halkın teslim alınamayacağını herkese göstereceğiz. Bİz barıştın kardeşlikten yana olduğumuz için biz meşru tarafta durduğumuz için güçlüyüz bu nedenle haklıyız ve kazanacağız. Hükümeti açık bir dille uyarıyoruz bu uzatılan barış elini ters tepmeyin yanlış yaparsınız, ateşle oynamayın. Kürt halkının sabrını zorlamayın Kürt halkının uzattığı bu barış elini tutmak erdemdir. Eğer erdemli olmak istiyorsanız bu halkın barış taleplerine cevap verin" dedi
YILDIZ: SOKAKLARI DAR EDERİZ
Diyarbakır merkezli yapılan operasyona DTP’liler Batman’da yaklaşık 150 kişinin katıldığı basın toplantısıyla tepki gösterdi. DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız sert açıklamalarda bulundu. Yıldız şunları söyledi: "Ülkeyi yönetenler ve AKP hükümeti şunu bilmelidir ki, yarın on binlerle, bir sonraki onu aşacak şekilde eylemlerimiz devam edecektir. DTP yerel seçimlerden zaferle çıkıyor. Halk benim temsilcim DTP’dir diyor. Niçin, demokratik çözüm ve barış için. Buna karşı AKP hükümeti, Tunceli’de Şırnak’ta savaşı dayatıyor."
Operasyonu AKP hükümetin uyguladığı bir terör olarak değerlendiren Yıldız, olayı DEP eski milletvekillerinin Meclis’ten alınması gibi kendileri için anlamlı olduğunu söyledi. Yıldız, şöyle konuştu: "Parti meclis üyelerini ve arkadaşlarımızı gözaltına alma cesaretini gösterenler, yarın belediye başkanları ve milletvekillerimizi aynı bir uygulamaya tabi tutabilir. Bu uygulamalara sessiz kalmayacağımızı, halktan gelen gücümüzü tüm kamuoyu ile AKP yürütücüleriyle paylaşıyoruz. Bu operasyonlara sesiz kalmayacağız, sokakları alanları ve ülkemizi bu şekilde yönetemeyeceğimizi, bu yönetim tarzıyla sokakları, illeri, ilçeleri size dar edeceğimizi buradan ilan ediyoruz."
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar