Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyaretinde verdiği mesajların, dünyada bir iyimserlik havası estirdiğini herkesin görmesi gerektiğini belirterek, ''Bu çerçevede bütün dünyanın, özellikle de Arap dünyasının, İslam dünyasının da kendi tezlerini en iyi şekilde, bölünmeden, bir bütünlük içerisinde güçlü bir şekilde seslendirmesinin tam zamanıdır'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Bahreyn Ulusal Meclisine gelişinde, Şura Konseyi Başkanı Ali bin Salih El Salih ve Temsilciler Meclisi Başkanı Halife bin Ahmet El Dahrani ve diğer yetkililer tarafından kapıda karşılandı.
Meclis temsilcileriyle bir süre görüşen Gül, daha sonra Bahreyn Ulusal Meclisine hitaben bir konuşma yaptı.
Bahreyn'i ziyaret etmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Gül, Bahreyn Ulusal Meclisi'nde ilk kez Bahreyn'den olmayan birisine konuşma hakkı verildiğini belirterek, bundan dolayı teşekkür etti.
GÜL'DEN OBAMA MESAJLARI
Bahreyn ile Türkiye'nin kardeşlik ilişkileriyle birbirine bağlı iki dost ülke olduğunu kaydeden Gül, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin her geçen gün daha da geliştiğini vurguladı.
Bahreyn'den Türkiye'ye son dönemde gerçekleştirilen bir çok üst düzey ziyaretin, iki ülke ilişkilerinin sağlam temeller üzerinde geliştiğinin en büyük göstergesi olduğunu belirten Gül, iki ülke ilişkilerinde yakalanan ivmenin, sürdürülmesi için bu ziyareti gerçekleştirdiğini ifade etti.
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife ile dün faydalı görüşmeler gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Gül, ''Bahreyn ile Türkiye arasında yeni bir sayfa açıyoruz. Mevcut olan ilişkileri daha ileriye taşımakta kararlıyız'' dedi.
Bahreyn'de sürdürülen reform sürecini memnuniyetle izlediğini anlatan Gül, Bahreyn'in bu açıdan bölgesinde öncü bir ülke olduğuna dikkati çekti. Gül, bir taraftan gerçekçi bir şekilde reformların sürdürüldüğünü, bu sürecin kendi kimlik ve değerlerine de bağlı götürüldüğü için çok sağlıklı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, ''Unutmayın Meclis, milletin kalbi demektir. Bütün fikirlerin serbetçe tartışıldığı, herkesin düşündüğü ne varsa görüşlerini ortaya koyduğu, vatanın güçlenmesi, halkının daha iyi olması için fikirlerini paylaştığı bir mekandır. O bakımından bu çatı gerçekten çok önemlidir'' diye konuştu.
Bahreyn'den Türkiye'nin yakinen takip edildiğine inandığını ifade eden Gül, Türkiye'de de özellikle son 6-7 yıl içinde ekonomik ve siyasi alanda önemli reformlar yapıldığını anlattı.
TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYELİK SÜRECİ
Cumhurbaşkanı Gül, hiçbir ülkenin mükemmel olmadığını, kendisini ''en mükemmel'' olarak tarif eden en gelişmiş demokrasilerin bile daha da gelişmek için gayret gösterdiğine işaret ederek, bu çerçeve içerisinde Türkiye ile AB arasındaki katılım müzakerelerinin güçlü bir şekilde devam ettiğini vurguladı.
Gül, ''İnanıyorum ki Türkiye, AB içerisinde bütün İslam dünyasının kaygılarını, görüşlerini en iyi şekilde temsil edecek, ifade edecek bir ülkedir'' dedi.
Türkiye'nin Bahreyn'in bağımsızlığını ilk tanıyan ve ilk diplomatik ilişki kuran ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Gül, Türkiye'de, Bahreyn'in daimi büyükelçiliğinin açılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.
Bahreyn'in diplomatik ilişki kurduğu her ülkede daimi büyükelçilik açmadığını anımsatan Gül, Ankara'daki büyükelçiliği Türkiye'ye verilen önemin göstergesi olarak niteledi.
Türkiye ve Bahreyn arasındaki ilişkileri daha ileriye taşımak için her iki tarafta da arzu ve siyasi irade bulunduğunu söyleyen Gül, bunun ekonomik ilişkilere de yansıdığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül, iki ülke arasındaki ticaret hacminin son 5 yılda 9 kat aratarak 44 milyon dolardan 500 milyon dolara yaklaştığını, 2010 yılı sonuna kadar da bu rakamın 1 milyar doları geçeceğini belirtti.
TİCARET VE SAĞLIK ALANLARI
Ticaretin dışında sağlık, tarım, turizm ve enerji gibi sektörlerin de her iki tarafın çıkarına olacak şekilde geliştirileceğini dile getiren Gül, bu yönde anlaşmalar imzalandığını hatırlattı. İki ülke arasında savunma alanında önemli anlaşmalar yapıldığını anımsatan Gül, bu alandaki işbirliğine de büyük önem verdiğini söyledi.
''Bahreyn'in Kıbrıslı Türkler üzerindeki haksız izolasyonların kaldırılmasına yönelik çalışmalarını da takdirle karşılıyoruz'' diyen Gül, bu konudaki karşılıklı ziyaret ve görüşmelerin önemini vurguladı.
Ülkeler ve halklar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde parlamenterler diplomasisinin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Gül, parlamenterler arasındaki ilişkilerin her zaman daha sağlam olduğunu, fikirlerin her türlü formal ortamdan uzak şekilde paylaşılabildiğini belirtti.
Gül, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Bahreyn'de yaşayan Türk çocukları kabul ederek bir geleneği sürdürdüğü için Temsilciler Meclisi Başkanı El Dahrani'ye teşekkür etti.
''YENİ BAŞKAN'IN POLİTİKASININ DEĞERLİ OLDUĞU KANAATİNDEYİM''
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye ve Bahreyn'in farklı medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yaptığını, bu nedenle her iki ülkenin medeniyetler arası işbirliği ve diyaloğa önem verdiğini söyledi.
Bahreyn'in, Medeniyetler İttifakı Projesi'nde Dostlar Grubu üyesi olduğunu belirten Gül, İstanbul'da düzenlenen Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu'na Bahreyn Dışişleri Bakanının katıldığını anımsattı.
Türkiye ile Bahreyn'in bölgesel ve uluslararası konularda ortak görüşleri paylaşmasından mutluluk duyduğunu söyleyen Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye, Körfez Bölgesinin barış, istikrar ve güvenliğine son derece önem vermektedir. Türkiye olarak Körfez Bölgesine tarihi bağlarla bağlıyız. Bahreyn'in esenliği, refahı ve huzuru bizim için önemlidir. Bölgedeki tüm ilişkilerin temelinde toprak bütünlüğüne saygı, içişlerine karışmama ve iyi komşuluk ilişkilerinin bulunması gerektiğine inanıyoruz.''
ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyaretine de değinen Gül, bu ziyaret çerçevesinde Obama'nın Türkiye-ABD ikili ilişkilerinin yanı sıra İslam dünyasına yönelik olumlu etki yaratan mesajlar verdiğini söyledi.
Gül, şöyle devam etti:
''ABD şüphesiz ki dünyanın en önemli ülkesidir ve onun politikaları dünyaya huzur da sıkıntı da getirmektedir. Bu bakımdan yeni Başkan'ın diyaloğa önem veren politikasının değerli olduğu kanaatindeyim. Yeni Başkan dünya meselelerinde, diğer ülkelerle olan ilişkilerinde tek taraflı hareket etmeyeceğini ifade etmektedir. 'Biz karar alacağız ve bu kararı uygulamaya hepinizi çağıracağız' dememektedir. Tam tersine 'Biz önemli olaylarda herkesi dinleyeceğiz, herkesle müşterek hareket etme niyetindeyiz' demektedir. Bu, önemli bir politika değişikliğidir. Bunun, dünyada bir iyimserlik havası estirdiğini hepimizin görmesi gerekir. Bu çerçevede bütün dünyanın, özelikle de Arap dünyasının, İslam dünyasının da kendi tezlerini en iyi şekilde, bölünmeden bir bütünlük içerisinde güçlü bir şekilde seslendirmesinin tam zamanıdır.
Eğer çeşitli bölünmeler, parçalanmalar varsa, bütün bunları bir an önce gidermek gerekir ki güçlü bir şekilde meseleler, görüşler neyse bunlar doğru bir şekilde aktarılabilinsin. Zaman geçmeden bunun geçekleştirilmesinin önemli olduğu kanaatindeyim.
ABD Başkanı tek taraflı hareket etmeyeceğini dünyaya deklare etmiştir. Gerek NATO zirvesinde, gerekse Türkiye yaptığı ziyaretteki görüşmelerimizde biz sadece ikili ilişkileri değil, bir çok konuyu detaylı bir şekilde ele aldık. Fikirlerimizi ve düşüncelerimizi, ki bu düşüncelerin sizlerin de düşünceleri olduğuna inanıyorum, bunları güçlü bir şekilde Amerikan tarafına aktarma fırsatını buldum. Bunu bütün ülkelerin özellikle de Arap dünyasının, Körfez ülkelerinin bunları güçlü bir şekilde yapmasının tam zamanıdır.''
''KİTLE İMHA SİLAHLARI, İSTİKRARSIZLIK GETİRİR''
Filistin'e yönelik İsrail saldırılarında duyulan üzüntüyü de dile getiren Gül, bu acıların tekrar yaşanmaması için sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğine işaret etti.
Gül, ''Filistin meselesinin çözümü, Filistinlilerin birliğinden ve bütünlüğünden geçmektedir. Filistinliler birleşmeden, bir bütünlük içerisinde olmadan kendi tezlerini güçlü bir şekilde aktaramazlar. Filistin birlik ve bütünlük içerisinde olduktan sonra çözüm de iki devletli yoldan geçmektedir'' diye konuştu. Gül, bunun için herkesin elinden gelen gayreti göstermesini istedi.
Irak'ta yaşananlara da değinen Gül, Türkiye'nin Irak'ın birlik, beraberlik ve toprak bütünlüğünün korunmasına önem verdiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, ''Unutmayalım ki bölünmenin sonu yoktur. Bu bölünme, bazen etnik temel üzerinde olabilir, bazen mezhep farklılığı üzerinde olabilir. Eğer bölünme bir kez başlatılır ve bölünme savunulmaya başlanırsa, bunun sonu gelmez. Öyle olur ki küçük bir köyde aşağı-yukarı mahalle olur, bir aile içerisinde de kardeşler bölünmeye başlar'' diye konuştu.
Gül, Bağdat'a yaptığı ziyareti hatırlatarak, Irak'ın hala sıkıntılar yaşamasından üzüntü duyduğunu ancak geleceğe daha güvenli bakmasından da mutlu olduğunu belirtti.
Bölgenin istikrar ve güvenliği için atılacak doğru adımların, mevcut sorunların çözümüne önemli katkı sağlayacağını olan inancını dile getiren Gül, bu adımlardan birinin tüm Ortadoğu'nun kitle imha silahlarından arındırılması perspektifinin canlı tutulması olduğunu söyledi.
BM'de bu yönde alınan kararlar olduğunu anımsatan Gül, ''Bu yönde adımlar atmaya çalışmak, bir hayal peşinde koşmak olarak görülmemelidir. Çünkü bunun hukuki meşruiyeti BM'de Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra alınmıştır. Kitle imha silahlarına sahip olmanın hiçbir ülkeye ilave güvenlik sağlayamayacağını, aksine ilave istikrarsızlık getireceğini bilmek zorundayız. Bunu engellemek, bizden sonra gelecek kuşaklara borcumuzdur'' diye konuştu.
Gül, bölge ülkelerinin kitle imha silahlarının yayılmasının önlemesine ilişkin tüm uluslararası düzenlemelere taraf olmasını içtenlikle istediğini ifade etti.
Türkiye'nin İran'ın nükleer programıyla ilgili meseleye başından beri diplomatik yollardan barışçıl bir çözüm bulunması dışında bir seçeneğin düşünülemeyeceğini vurguladığını hatırlatan Gül, bu konuların diplomasi, siyaset ve diyalogla çözüleceğine inandığını kaydetti.
Sınır konuları halledilmeden, istikrar ve huzurun sağlanamadığına işaret eden Gül, bu tür sorunların diyalogla çözümlenmesi gerektiğini söyledi. Bunların sıcak hale gelmeden çözümlenmesinin önemine vurgu yapan Gül, Ortadoğu'da da potansiyel sorunların aklı selimle konuşularak herkesin çıkarına olacak şekilde çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Aksi halde bu tür konuların birdenbire sıcak hale dönüştüğünü ve sonunda büyük felaketlere yol açtığını anlatan Gül, geçmişten ders alınmasının önemine dikkati çekti.
Şura Başkanı El Salih, yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretinden onur duyduklarını belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilere verilen önemi vurguladı. Türkiye'nin bölgede barış ve istikrara katkı sağlayacak girişimlerini her zaman desteklediklerini belirten El Salih, Türkiye'nin sürekli bir şekilde Arap meselelerine, özellikle de Filistin meselesine verdiği desteği takdirle izlediklerini ifade etti.
El Salih, Türkiye'yi Ortadoğu'da güvenlik, refah ve barışın gerçekleşmesi için olumlu rol oynayacak bir ülke olarak gördüklerini vurguladı.
Gül'ün konuşmasının ardından milletvekilleri, Cumhurbaşkanı'na takdim edildi. Daha sonra Gül ve milletvekilleri anı fotoğrafı çektirdiler.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar