23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı TMD'de yapılan özel gündemli oturuma Ergenekon damgasını vurdu. TBMM Genel Kurulundak görüşmeleri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de izledi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile kuvvet komutanları ise Meclise gelmedi.
Cumhurbaşkanı Gül, birleşim henüz açılmadan önce Genel Kurul locasındaki yerini aldı. AK Parti milletvekilleri tarafından ayakta alkışlarla karşılanan Gül'ü, Meclise gelişinde karşılayan TBMM Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, görüşmeler boyunca yanında oturarak kendisine eşlik etti.
TBMM Genel Kuruluna, ilk gelen lider CHP Genel Başkanı Deniz Baykal oldu. Baykal'ın ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın birleşimi açmasının ardından Bakanlar Kurulu sırasındaki yerini aldı. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk de birleşim açıldıktan sonra Genel Kurula girdi.
SIRASIYLA KONUŞTULAR
TBMM Başkanı Toptan'ın, birleşimi açtıktan sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün dinleyici locasındaki yerini aldığını duyurmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Toptan, daha sonra konuşmasını yaptı. Toptan'ın ardından sırasıyla AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, DSP Genel Başkanı adına Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi ve ÖDP Genel Başkanı adına İstanbul Milletvekili Ufuk Uras konuştu.
KOMUTANLAR GELMEDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile kuvvet komutanlarının izlemediği görüşmeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, YSK Başkanı Muharrem Aydın, Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun, bazı sivil toplum örgütlerinin
temsilcileri, eski milletvekilleri, bürokratlar ve yabancı misyon şefleri izledi. Genel Kuruldaki görüşmeler, 1 saat 45 dakika sürdü.
Liderlerin konuşmalarından satır başları şöyle:
BAŞBAKAN ERDOĞAN:
Aramıza nifak sokmaya, bizi birbirimize küstürmeye çalışanların gayretleri boştur. İstikrar zeminini zedeleyip bizi zayıflatmaya çalışanlar her zaman kaybetmiştir.
Bugün milli egemenlik kavramıyla birlikte demokrasimiz daha ileri bir noktaya ulaşmıştır. Milli iradeyi ve demokrasiyi tartışma konusu yapanlar, milli iradenin tecelli ettiği aziz milletimizden en iyi cevabı almışlardır.
Milli iradeye ve demokrasiye yönelik her girişim, Türkiye’nin ilerlemesine kalkınmasına engelleyici bir girişim olarak algılanacaktır.
Bu aziz millet ve bu Meclis, bu tür olaylara karşı, kararlı bir mücadele verecektir.
CHP LİDERİ BAYKAL:
Milli irade ve milli egemenlik tek başına demokrasiyi sağlayamaz. Gerçekten bağımsız bir yargıya ihtiyaç vardır. İnsan hak ve özgürlüklerinin kağıt üzerinde kalmamasına gerek vardır.
Duvarlarda egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yazısı gerçekte bir lider hemogonyasının yaşandığı gerçeğini örtmez.
Böyle bir yerde, vatansever aydınları, neyle suçlandığı bilmeden tutuklanabilir. İnsanlar dizi film senaryoları gibi, ucu açık iddianamelerle, emniyette ve savcılıkta pazarlık yapılarak verilen ifadelerle suçlanabilir.
Muhalefet eden gazeteleri susturmak için ekonomik ve mali baskı acımasızca uygulanabilir. İktidarların seçimden çıkmış olması demokrasiyi güvenlik altına alındığı anlamına gelmez.
Yargıyı ve basın medya kuruluşları gibi siyasal denetim kurumlarını, etkisiz kılmak, yargıyı siyasallaştırmak, medyayı sindirmek, demokrasiye değil lider hemogonyasına hizmet eder.
Kendi suçları için af çıkaran milletvekillerine gerçek demokrasilerde yoktur. İktidar olanaklarıyla devlet bankalarına, yakınlarına yandaş medya satın almak demokrasilerde yoktur. Tarikat cemaat örgütlerine teslim etmek demokrasilerde yoktur. Polisi bir intikam mangası gibi kullanmaya demokrasilerde yer yoktur.
Gerçek demokrasi siyaseti hukuk kullanırsa değil, hukuk siyaseti denetlerse sağlanır.
MHP LİDERİ BAHÇELİ:
En karamsar ortamda, en müşkül anlarda bile Türk milletine gücü yetmeyenlerin, bugün yeni maceralarla ve yollarla şanslarını bir kez daha denemeye çalışmaları bu açıdan beyhude bir gayret olacaktır.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar