Diyarbakır Kent Konseyi’nde konuşan Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Tarık Öden vardiya usulü idarecilik yöntemleri ile enerji sektörünün işlevsiz hale getirildiğini belirterek, bölgenin sürgün yeri olarak görülmesi nedeniyle personel sıkıntısı yaşandığını söyledi. Öden, "Kentimiz Avrupa’nın Afrikası konumundadır" dedi.
Diyarbakır Kent Konseyi’nin ikinci gün oturumunda "Altyapı" başlığı altında Kentler ve İletişim Altyapıları, Altyapı Mühendislik Ölçmeleri Önemi ve Gerekliliği, Kentsel Altyapı ve Problemleri ve Kent Bilgi Sistemleri konularında sunumlar yapıldı. Doç Dr. Halil Erkaya altyapı bilgi sistemlerinin kent yönetimine ve toplum sağlığına sağladığı yararları anlattı.
"ALTYAPI HARİTASI OLMAYAN YERLER VAR"
Erkaya, "ana sorunlar" olarak tanımladığı Türkiye’de plansız yapılaşma, yeterince güncel ve altyapı için kullanılabilecek altlıkların yetersizliği, gerekli güncelleştirme prosedürlerinin olmayışı, kentteki tüm altyapı kurum ve kuruluşlarının benzer bakışta olmaması ve paylaşım sıkıntısının olmasını eleştirdi. "Günümüzde hala altyapı haritaları bile olmayan yerler" olduğunu söyleyen Erkaya, yasal ve idari önlemlere ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Nimet Taş da 1990-2000 yılları arasında Diyarbakır’ın içme suyu sıkıntısı çektiğini ancak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile bu sorunun önemli ölçüde aşıldığını söyledi. 1990’lı yıllarda Diyarbakır’ın sık sık su kesintileri ve su kirlenmeleri dönemini geride bıraktığını söyleyen Taş, "Öyle ki su kalitesi yönünden Türkiye’de hatırı sayılır bir konumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Diyarbakır’ın yeni yeni tanıştığı Scada sistemi ile içme suyu şebekelerinin sorunlarını daha hızlı bir şekilde aşacağımızı umut etmekteyiz" dedi.
"TÜRKİYE’DE İŞLEYEN BİR KENT SİSTEMİ YOK"
Kent Bilgi Sistemleri ile Yerel Yönetim Sistemleri ile ilgili önemli bilgiler aktaran Doç. Dr. Çetin Cömert Türkiye’deki devlet politikalarının bu sistemleri kurmada çok ağır davrandığını söyledi. Konumsal veriyi depolama, işleme, analiz etme ve sunma işlevlerini yerine getiren bir bilgisayar sistemi olarak tanımlanan Coğrafi Bilgi Sistemi’nin (CBS) olmaması nedeniyle 1999 depreminin yönetilemediğini ifade eden Cömert, "CBS’yi olanaklı kılan bilgi ve iletişim teknolojileri bugün fazlası ile kullanıma hazırdır" dedi ve devletin bunu kullanmakta yetersiz kaldığını ekledi.
"Kayıt dışı ekonomiyle baş edemeyen bir devlet anlayışı bilgide kayıt yapamaz. Ekonomi aslında bilgi ekonomisidir" diyen Cömert şöyle devam etti: "Avrupa’da ve ABD’de bu sistem işliyor. 1995’te ulusal bilgi sistemin kurulması için bütün siyasilere gittik. Ancak hala bir sonuç alamadık. Türkiye’de işleyen bir kent sistemi yok. Bu sistemi yapamıyor çünkü kadastro yok. Kadastro olmadan hiçbir şey yapamazsınız. Kurduğunuz sistem tek tuşla sona erer. Kent Bilgi Sistemi, Afet Bilgi Sistemi, Ulaşım Bilgi Sistemi ve Çevre Bilgi Sistemi gibi altyapılar olmadan bu sistemi kurmak mümkün değil."
ENERJİ KESİNTİLERİ DİYARBAKI’I FELÇ EDİYOR
Enerji Politikalarının Kent Yaşamına Etkilerini ele alan Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Tarık Öden ise vardiya usulü idarecilik yöntemleri ile enerji sektörünün işlevsiz hale getirildiğini belirterek, bölgenin sürgün yeri olarak görülmesi nedeniyle personel sıkıntısı yaşandığını söyledi. Diyarbakır’da özellikle kış aylarında uzun süreli enerji kesintilerinin ve şebeke voltajının limit dışı değerlerde olmasının hayatı felç ettiğini vurgulayan Öden, "Arıza kaynaklı kesintilerde metropol kentlerde yıllık 30 dakika, orta büyüklükteki şehirlerde yıllık bir saat, küçük yerleşim birimlerinde ise yıllık 2 saat enerji kesintisi standardı öngörülmüştür. Özellikle kış aylarında Avrupa’daki yıllık elektrik kesinti standartları kentimizde günde birkaç defa birden yaşanmaktadır. Bu göstergelerle kentimiz Avrupa’nın Afrikası konumundadır" dedi.
DİYARBAKIR ENERJİ TÜKETMİYOR
Diyarbakır’ın enerji ve petrol kaynaklarıyla ülke ekonomisine çok ciddi katkı yaptığını buna karşın kaynakların kullanımında ulusal katma değerden yeteri kadar pay alamadığını vurgulayan Öden enerji tüketimi ile ilgili karşılaştırmalı bilgiler verdi. Nüfusları birbirine yakın Kocaeli, Gaziantep ve Diyarbakır’ı kıyaslayan Öden, 2003 yılı itibarıyla, kişi başı enerji tüketiminde Diyarbakır’ın en arka sıralarda yer aldığını gösterdi. Buna göre Kocaeli’de kişi başına düşen enerji tüketimi 5395 (Kw/h), Gaziantep’te 2052 (Kw/h) olurken Diyarbakır’da 685 (Kw/h) olarak gerçekleşti.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar