TİKA Başkanı Abdullah Eren, Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde 14 Ağustos 1974’te katledilen 126 Kıbrıslı Türk’ün hatırasını yaşatmak için müze kurduklarını söyledi. Katledilenler arasında 66 çocuğun bulunduğunu belirten Eren, toplumsal hafızanın korunmasının önemine dikkat çekti.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Soruyor” programında, Kıbrıs’ta yaşanan katliamlardan Türk dünyasına yönelik kültürel projelere, Afrika’daki kalkınma faaliyetlerinden tarihî eserlerin restorasyonuna kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
TİKA’nın yurt dışındaki çalışmalarına ilişkin bilgi veren Eren, kurumun 53 ülkede 57 ofisi bulunduğunu, her yıl 100’den fazla ülkede faaliyet yürüttüklerini ve yaklaşık 1500 projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Eren, Türkiye’nin kalkınma tecrübesini farklı ülkelere aktarmayı hedeflediklerini belirterek, çalışmaların yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildiğini vurguladı.
KIBRIS'TAKİ KATLİAMIN HAFIZASI YAŞATILACAK
Kıbrıs’ta yaşanan katliamların gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Eren, Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerinde 14 Ağustos 1974’te yaşanan katliamın yeterince bilinmediğini ifade etti.
Söz konusu üç köyde 126 Kıbrıslı Türk’ün hayatını kaybettiğini belirten Eren, şehitlerin 66’sının çocuk olduğunu kaydetti. Katliamın ardından toplu mezarlara defnedilen kurbanların kimliklerinin yıllar sonra yürütülen DNA çalışmalarıyla tespit edilmeye başlandığını anlatan Eren, Kayıp Şahıslar Komitesi kapsamında kimlik tespit çalışmalarının 2017’den itibaren sürdüğünü bildirdi.
Hayatını kaybedenlerin hatırasını yaşatmak ve yaşananları gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla müze çalışması gerçekleştirdiklerini belirten Eren, Murat Ağa, Atlılar ve Sandallar köylerindeki katliamı anlatan müzenin 18 Eylül’de Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla açıldığını söyledi. Eren, bu yıl kimlikleri tespit edilen 15 şehit için düzenlenen defin törenlerine de üst düzey katılım sağlandığını ifade etti.
Toplumsal hafızanın korunmasında müzelerin, eğitimin ve aile içi aktarımın önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Eren, Kıbrıs’ta yaşananların unutulmaması gerektiğini dile getirdi.
BARBARLIK MÜZESİ VE SREBRENİTSA VURGUSU
Tarihî olayların belgeler, müzeler ve eğitim çalışmalarıyla gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Eren, Bosna-Hersek’in Srebrenitsa şehrindeki Potoçari Soykırım Müzesi’ne yönelik çalışmalara da değindi.
Eski bir akü fabrikasının soykırım müzesine dönüştürülmesinde TİKA’nın katkı sunduğunu belirten Eren, bu çalışmalarda kurumun önceki yönetimlerinin ve çalışanlarının da emeği bulunduğunu söyledi.
Eren, Lefkoşa’daki Barbarlık Müzesi’nin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalardan da söz ederek tarihî hafızanın korunmasının önemine dikkat çekti.
TİKA 100'DEN FAZLA ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYOR
TİKA’nın 1992 yılında kurulduğunu hatırlatan Eren, kurumun kuruluşunun Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Balkanlar’daki siyasi değişimlerle yakından ilişkili olduğunu belirtti. Türkiye’nin Türk cumhuriyetleri ve Balkanlar başta olmak üzere tarihî ve kültürel bağlarının bulunduğu coğrafyalarla ilişkilerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
TİKA’nın yalnızca insani yardım alanında faaliyet gösteren bir kuruluş olmadığını vurgulayan Eren, eğitim, sağlık, tarım, hayvancılık, kamu altyapısı ve tarihî eserlerin restorasyonu gibi birçok alanda projeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Her yıl yaklaşık 1500 projeyi hayata geçirdiklerini belirten Eren, projelerin ilgili ülkelerin resmî kurumlarıyla iş birliği içerisinde hazırlandığını kaydetti. TİKA koordinatörlerinin yerel ihtiyaçları belirlemek için köyleri ve kasabaları ziyaret ettiğini, vatandaşlarla görüştüğünü ve sahada incelemelerde bulunduğunu anlatan Eren, şu ifadeleri kullandı:
“Biz dışarıdan bir göz olarak bakmıyoruz. İçeriden bir göz olarak bakıyoruz.”
Türkiye’nin e-Devlet uygulamaları, kamu hizmetleri ve mesleki eğitim alanındaki tecrübelerinin de farklı ülkelerle paylaşıldığını belirten Eren, projelerde sürdürülebilirliğin temel önceliklerden biri olduğunu vurguladı.
AFRİKA'DA SAĞLIK VE SU ALTYAPISI PROJELERİ
TİKA’nın Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini belirten Eren, yerel toplumların kendi imkânlarıyla kalkınmalarına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.
Afrika’da su altyapısının geliştirilmesi, hastanelerin desteklenmesi, diyaliz merkezlerinin kurulması ve sağlık personelinin eğitilmesi gibi alanlarda çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Eren, bu projelerin ülkeler arasındaki uzun vadeli iş birliğini de güçlendirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin tarihî birikimini ve kalkınma tecrübesini farklı coğrafyalarla paylaşmaya devam edeceğini belirten Eren, TİKA’nın bu yaklaşımı somut projelerle hayata geçirdiğini kaydetti.
“DÜNYADA GÜÇLÜNÜN HAKLI OLDUĞU BİR SİSTEM VAR”
Uluslararası sistemdeki eşitsizliklere ve adaletsizliklere de değinen Eren, ekonomik gelir dağılımındaki dengesizliklerin ve çatışmaların dünyanın önemli sorunları arasında yer aldığını söyledi.
Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek uluslararası hukukun ve uluslararası kuruluşların etkinliğini eleştiren Eren, Türkiye’nin mevcut uluslararası düzenin daha adil bir yapıya kavuşmasını savunduğunu belirtti.
Türkiye’nin bu yöndeki çabalarını dost ve kardeş ülkelerle dayanışma içerisinde sürdürmesi gerektiğini ifade eden Eren, tarihî ve kültürel geçmişin farklı coğrafyalardaki sorumlulukları da beraberinde getirdiğini dile getirdi.
TONYUKUK MÜZESİ'NDE SONA DOĞRU
Türk dünyasının ortak tarihine yönelik projeler hakkında da bilgi veren Eren, Moğolistan’daki Tonyukuk Müzesi çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini açıkladı.
Göktürk döneminin önemli tarihî şahsiyetlerinden Tonyukuk’un adını taşıyan müzenin, yazıtların korunması ve ziyaretçilere daha iyi şartlarda sunulması amacıyla hazırlandığını belirten Eren, projenin Moğolistan Kültür Bakanlığı ile iş birliği içerisinde yürütüldüğünü söyledi.
Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda hazırlanan müzenin tarihî mirasın korunmasına katkı sağlayacağını ifade eden Eren, müzenin Moğol makamlarına teslim edilmesinin ve uygun bir tarihte geniş katılımlı açılışının yapılmasının planlandığını kaydetti.
Eren, Orhun Vadisi’ndeki tarihî eserlerin korunmasına yönelik önceki projeleri hatırlatarak Türkiye’nin Türk dünyasının ortak kültürel mirasına sahip çıkmayı sürdüreceğini belirtti.
400'E YAKIN GENÇ YURT DIŞINA GÖNDERİLDİ
Gençlerin kamu yönetimi ve bürokraside görev almalarının önemine de değinen Eren, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.
TİKA bünyesinde staj ve gençlik programları yürütüldüğünü belirten Eren, “Kalkınma Elçileri” programı kapsamında bu yıl 400’e yakın gencin yurt dışındaki TİKA ofislerine gönderildiğini açıkladı.
Gençlerin Türkiye’nin farklı ülkelerde yürüttüğü çalışmaları yerinde görmelerini amaçladıklarını ifade eden Eren, programın mesleki gelişime ve uluslararası faaliyetlerin daha yakından tanınmasına katkı sunduğunu kaydetti.
ÜNİVERSİTELERE VE STK'LARA PROJE DESTEĞİ
Programın sonunda üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve üreticilerin TİKA’ya proje sunup sunamayacağı sorusunu yanıtlayan Eren, yurt dışında gerçekleştirilecek kalkınma projelerine destek sağladıklarını belirtti.
Projelerin ikili iş birliğine katkı sunması, yerel halkın ihtiyaçlarına cevap vermesi ve Türkiye’nin ilgili ülkelerde daha iyi tanınmasına yardımcı olması gibi kriterlerin önem taşıdığını ifade eden Eren, üniversiteler ve derneklerle çok sayıda ortak proje yürüttüklerini söyledi.
“Anadolu Soruyor” programı, TİKA’nın uluslararası faaliyetleri ve Türkiye’nin kalkınma tecrübesini paylaşmaya yönelik çalışmaları hakkındaki değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar