TANRIKULU’DAN 2027 BÜTÇESİNE SERT ELEŞTİRİ

“EN BÜYÜK BAKANLIK FAİZ BAKANLIĞI!”

TANRIKULU’DAN  2027 BÜTÇESİNE  SERT ELEŞTİRİ

Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri başlayan 2027 bütçesini eleştirdi. Bütçede faiz giderlerinin ön plana çıktığını savunan Tanrıkulu, “Bütçe açığı 3 trilyon 900 milyar TL, faiz gideri ise 4 trilyon TL civarında. Yani bütçe açığının tümünü faiz giderleri oluşturuyor” dedi.

DİYARBAKIR(SÖZ)-Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bütçe hakkının parlamentonun en temel görevlerinden biri olduğunu belirten Tanrıkulu, hükümetin bütçe politikalarını eleştirerek faiz giderlerinin, vergilerin ve kamu harcamalarının bütçedeki dağılımına dikkat çekti.

“EN BÜYÜK GİDER FAİZE GİDİYOR”

Meclis’in en önemli görevlerinden birinin bütçe yapmak olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, bütçe hakkının halkın seçtiği temsilciler aracılığıyla gelirlerin toplanması, harcanması ve denetlenmesi anlamına geldiğini ifade etti. Bu hakkın tarihsel geçmişinin 1215 Magna Carta’ya kadar uzandığını belirten Tanrıkulu, Türkiye’de de anayasal düzenlemelerle güvence altına alındığını söyledi.

2027 bütçesinin temel özelliklerini değerlendiren Tanrıkulu, hükümetin halktan, yoksuldan ve dar gelirli kesimlerden yana bir bütçe hazırlamadığını savundu.

Faiz giderlerinin bütçede giderek daha büyük bir yer tuttuğunu dile getiren Tanrıkulu, “Bu bütçede en büyük kalem faiz. En büyük bakanlık aslında faiz bakanlığı. Bütün bakanlıklardan çok daha fazla gider faize gidiyor” ifadelerini kullandı.

Tanrıkulu, bütçe açığının 3 trilyon 900 milyar TL olarak hesaplandığını, faiz giderlerinin ise yaklaşık 4 trilyon TL seviyesinde öngörüldüğünü belirterek bu tablonun hükümetin yanlış politikalarının sonucu olduğunu ileri sürdü.

KAMU YATIRIMLARI VE TARIM DESTEĞİ ELEŞTİRİSİ

Bütçede kamu yatırımlarının gerilediğini savunan Tanrıkulu, altyapı, baraj ve yol gibi kamu yararına yönelik yatırımların geri planda kaldığını söyledi. Bütçenin ana omurgasını faiz giderlerinin oluşturduğunu belirten Tanrıkulu, vergi yükünün ise ağırlıklı olarak tüketim ve ücretliler üzerinden toplandığını ifade etti.

Çok kazanan kesimlerden ve servet sahiplerinden alınan vergilerin bütçe içindeki payının yetersiz kaldığını savunan Tanrıkulu, vatandaşların günlük harcamaları üzerinden ödediği vergilerin ve çalışanların ücretlerinden kesilen vergilerin yük oluşturduğunu dile getirdi.

Enflasyonun vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü belirten Tanrıkulu, tarıma ayrılan kaynakların da yetersiz olduğunu öne sürdü. Tarım Kanunu’nda öngörülen destekleme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini savunan Tanrıkulu, tarımın bütçeden alması gereken payın yüzde 1 olması gerektiğini, mevcut payın ise binde 2 civarında kaldığını iddia etti.

Tanrıkulu, “Bu bütçeyle tarım ve çiftçiler göz ardı edilmiş durumda” dedi.

“EMEKLİNİN VE ASGARİ ÜCRETLİNİN MAAŞI ERİYOR”

Memur, emekli ve asgari ücretlilerin gelirlerinin yıl içerisinde enflasyon karşısında değer kaybettiğini belirten Tanrıkulu, maaşların yıl başında belirlenmesine karşın fiyat artışlarının devam ettiğine dikkat çekti.

Tanrıkulu, eylül ayı itibarıyla emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini savunarak ekonomik koşulların dar gelirli vatandaşlar üzerindeki etkisini gündeme getirdi.

“HALKTAN YANA BİR BÜTÇE DEĞİL”

2027 bütçesinin gelir dağılımı ve vergi adaleti açısından eleştirilmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu, bütçenin halkın ihtiyaçlarını yeterince karşılamadığını savundu.

Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu bütçe; halktan yana, haktan yana, eşit bir gelir dağıtan, eşit harcama yapan, vergiyi de adaletli toplayan bir bütçe değil maalesef. Bu bütçe görüşmelerinde bulunmaya, ayrıca hem Türkiye'nin hem yurttaşlarımızın hem de memleketimiz lehine değişikliklerin yapılması için çaba içerisinde olacağımızı buradan ifade ediyorum.”

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap