O belirti varsa acil dikkat

Gözdeki kızarıklığı hafife almayın! O belirti varsa acil dikkat

O belirti varsa acil dikkat

Gözde kızarıklık, batma, sulanma ve yanma sık görülüyor. Ancak uzmanlar, her kızarıklığın “göz nezlesi” olmadığını belirtiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, kızarıklığın altında kuruluk ve alerjiden enfeksiyona kadar pek çok neden bulunabileceğine dikkat çekerek, özellikle ağrı, ışığa hassasiyet ve görme değişikliği varsa göz hekimine başvurulması gerektiğini söyledi.

Şahin ELALTUNAKAR

DİYARBAKIR (SÖZ) - Gözde kızarıklık, batma, yanma ve sulanma toplumda en sık karşılaşılan göz şikâyetleri arasında yer alıyor. Ancak gözün kızarması tek başına bir hastalık anlamına gelmiyor. Uzun süre ekrana bakmaktan göz kuruluğuna, alerjiden viral ve bakteriyel enfeksiyonlara kadar birçok farklı neden gözde kızarıklığa yol açabiliyor.

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Her kızarıklık göz nezlesi değildir” uyarısında bulunarak, belirtilerin birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

KIZARIKLIĞIN NEDENİ ÇOK

Gözün beyaz bölümündeki küçük damarların genişlemesi, gözün kızarık veya kanlanmış görünmesine neden oluyor. Uykusuzluk, uzun süre ekrana bakmak, göz kuruluğu, çevresel irritanlar, yabancı cisim, kontakt lens kullanımı ve alerjinin yanı sıra viral veya bakteriyel enfeksiyonlar da kızarıklık oluşturabiliyor.

Doç. Dr. Ünsal, yalnızca gözün görünümüne bakılarak nedenin anlaşılmasının mümkün olmadığını belirterek, kaşıntı, akıntının niteliği, tek veya iki gözün etkilenmesi, ışık hassasiyeti, ağrı ve görmede değişiklik olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

HER GÖZ NEZLESİ AYNI DEĞİL

Konjonktivit, gözün beyaz bölümünü ve göz kapaklarının iç yüzeyini örten konjonktiva tabakasının iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Virüs ve bakteriler enfeksiyona neden olabilirken polen, ev tozu ve hayvan tüyü gibi alerjenler de alerjik konjonktiviti tetikleyebiliyor.

Viral konjonktivitte kızarıklığın yanı sıra sulanma, batma, yanma ve gözde yabancı cisim hissi görülebiliyor. Bazı hastalarda üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri de tabloya eşlik edebiliyor.

Bakteriyel konjonktivitte ise akıntı daha belirgin olurken, özellikle sabahları kirpiklerde ve göz kapaklarında yapışma görülebiliyor.

Alerjik konjonktivitte ise en dikkat çekici şikâyet çoğu zaman yoğun kaşıntı oluyor.

Doç. Dr. Ünsal, “Her konjonktivit aynı nedenle ortaya çıkmadığı için yaklaşım da aynı değildir” diyerek viral ve bakteriyel konjonktivitlerin bulaşıcı olabileceğini, alerjik konjonktivitin ise kişiden kişiye bulaşmadığını ifade etti.

GÖZDEN GÖZE BULAŞABİLİR

Özellikle enfeksiyona bağlı göz kızarıklıklarında bulaş riskine dikkat edilmesi gerekiyor. Kirli ellerle göze dokunmak, gözleri ovuşturduktan sonra çevredeki yüzeylere temas etmek veya ortak kullanılan kişisel eşyalar enfeksiyonun yayılmasına neden olabiliyor.

Uzmanlar; ellerin sık yıkanmasını, gözlerin ovuşturulmamasını ve havlu, yastık kılıfı, göz makyajı ürünleri ile göz damlalarının başkalarıyla paylaşılmamasını öneriyor.

“HANGİ DAMLA İYİ GELİR?” DİYE SORMAYIN

Göz kızarıklığı yaşayan birçok kişi doğrudan göz damlasına başvuruyor. Ancak uzmanlara göre kızarıklığın nedeni bilinmeden kullanılan damla her zaman doğru seçenek olmayabilir.

Doç. Dr. Ünsal, yapay gözyaşları ile antibiyotik, antialerjik veya steroid içeren damlaların kullanım amaçlarının birbirinden farklı olduğunu belirterek, “Kızarıklığa hangi damla iyi gelir sorusunun herkese uygun tek bir yanıtı yoktur” dedi.

Özellikle daha önce başka bir göz rahatsızlığı nedeniyle reçete edilmiş ilaçların yeniden kullanılması veya başka bir kişiye ait göz damlasının kullanılması önerilmiyor.

ÇAYLA GÖZE KOMPRES YAPMAYIN

Göz kızarıklığı ve çapaklanmasında toplumda sık uygulanan yöntemlerden biri de çay poşeti veya demlenmiş çayla göze kompres yapmak. Ancak uzmanlar bu uygulamanın güvenli bir çözüm olmadığını belirtiyor.

Steril olmayan sıvı ve materyallerin göze temas ettirilmesi tahrişe neden olabileceği gibi mevcut enfeksiyon açısından da uygun olmayabiliyor.

Göz çevresindeki akıntının temizlenmesi gerektiğinde temiz eller ve temiz materyal kullanılması, çay, bitkisel karışımlar veya benzeri ürünlerin doğrudan göze uygulanmaması gerekiyor.

LENS KULLANANLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI

Kontakt lens kullanan kişilerde göz kızarıklığı ve batma basit bir irritasyon olarak görülmemeli. Lenslerin uzun süre kullanılması, hijyen kurallarına uyulmaması veya lenslerin suyla temas etmesi kornea enfeksiyonu riskini artırabiliyor.

Doç. Dr. Ünsal, kontakt lens kullananlarda yeni başlayan belirgin kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti veya görme bulanıklığı varsa lensin çıkarılması ve yeniden takılmadan önce göz hekimi değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.

AĞRI VE GÖRME KAYBI VARSA BEKLEMEYİN!

Her göz kızarıklığının kendiliğinden geçmesini beklemek doğru olmayabilir. Özellikle kızarıklığa şiddetli veya giderek artan ağrı, belirgin ışık hassasiyeti, görmede azalma, ani bulanıklık, travma veya yabancı cisim şüphesi eşlik ediyorsa göz hekimine başvurulması gerekiyor.

Doç. Dr. Ünsal, göz kızarıklığının sık görülmesi nedeniyle zaman zaman önemsenmediğini belirterek şu uyarıda bulundu:

“Önemli olan kızarıklığın kendisinden çok, neden ortaya çıktığı ve beraberinde hangi belirtilerin bulunduğudur. Ağrı, ışık hassasiyeti veya görme değişikliği eşlik ediyorsa kişinin kendi kendine tedavi uygulamak yerine göz hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.”

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap