ACABA DİYORUM?..

Haftanın ilk günü, ne yazsam da, şöyle kadim şehrin yarınlarına huzurlu, güvenli, istikrarlı sosyo, ekonomik, kültürel bazlı, kazanımlar sağlama adına neler inşa edebiliriz?  Ya da bu minvalde bir kıvılcım olabilir miyiz?.. Sorguladım zihnimde.. Ve acaba diyorum cümlesiyle, başlayan bir temenni manzumesi oluştu?. Havsalamdan çıkan kısa bir sonuç şöyle?

***

Acaba diyorum;

Hazır Ortadoğu’da barış ve ateşkes rüzgarı çok yönlü bir denklemde esmişken, Diyarbakır için de yepyeni bir iklim yaratıcı şekilde, atmosferi biz de değiştirelim?.. İlk iş olarak, reylerimizle, Meclise gönderdiğimiz AK Parti, DEM ve CHP’den oluşan toplam seçilmiş 12 Milletvekilimizi, bir masanın etrafında buluştursak!..

***

Acaba diyorum;

Bu buluşmayı oluşturup yönetmek, siyasi hesaplar içermeden, ombudsmanlık noktasında akil bir heyeti de, divanlaştırsak.. İl Valisi Murat Zorluoğlu, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak’ı, yerel ve merkezi otoritenin, uygulayıcıları olarak dahil etsek.. Hatta daha kapsamlı şekilde ilçelerimizdeki  Belediye ve Kaymakamları da yapılacakların icraata dönüşmesi adına, onları da konuşlandırsak!..

***

Acaba diyorum;

Tarihi niteliklikteki bu zirve, buluşma ve konuşlandırmada tüm siyasi ve ideolojik hissiyatları bir kenara bırakıp, saf, temiz, hür, tek bir hedefe odaklansak.. Ve odak noktamız, Diyarbakır’ın mevcut sorunlarını kent milliyetçiliği duygusu ve ilkeleri paralelinde ele alıp, tartışsak!.. Çözüm üretme adına, eller kadar gerekirse gövdeler siyasi saiklere kapılmadan icraatına dönük, hedef takvimi belirlesek..

***

Acaba diyorum;

Bu hedefte 2026 yılını, Diyarbakır yılı ilan edip, vira bismillahla, altyapı, üst yapı, kent trafiği, yol, güzergah, imar, işsizlik, yoksulluk, fakru zaruret gibi acil çözüm isteyen sorunları halletme adına umumi seferberliği başlatsak.. Kentin kanayan işsizlik sorunu da giderme adına, eksik, yarım bırakılmış olan Sanayi, Tarım ve Tekstil’deki tıkanıklığı da giderme adına envanter hazırlasak!..

***

Acaba diyorum;

Çeyrek asırdır gel gitlerle Diyarbakır’ımızı bir çok meselesinin çözümünde kısır döngü oluşturan, kurumlar arası iç ve dış çekişmeyi gidermek adına barış köprüleri inşa etsek.. Tüm odaları, sivil toplum örgütlerini, basını da içerisine alan, Diyarbakır-Ankara arası mekik dokuyucu olunsa.. Ve bunun verimli akışını sağlama adına bir ya da iki ayda bir tekrar etsek, ne yaptık, ne eksik kaldı, ne yapılmadı diye istişareyi sürdürsek!..

***

Acaba diyorum;

Oluşturulacak böylesi bir iklimin ilk meyvesini de, Diyarbakır’ın trafik çilesini kısmen sonlandıracak, toplu taşımayı da pozitif yönd” etkileyecek olan, çevrek asırlık maziye sahip olan, Hafif Raylı sistemin yapım, harcını atmakla alalım.. Hem yapım bütçesi, hem de projenin önünü açmak adına güzergahtaki altyapı deplaselerin, sorumlu kurumlarca, bütçe oluşturup, gidermelerini sağlayalım…

***

Acaba diyorum;

Sağlanan bu sinerjiyi, sağlık, eğitim arenasında pozitif etkiyle yayarken, ülke kadar, bölge ve Diyarbakır’ımızın kanayan yarası haline gelen, gayri ahlaki vakıalar, silsilesine karşı da, hamleler geliştirelim.. Uyuşturucu.. Fuhuş.. Kumar.. Ve de bahis denilen ahlaki çürümüşlüğe tavizsiz duruş, saldırıcı ceza-i müeyyide ile toplumsal tepki, oluşturmalı.. Dağılan aileler, ölüm, intihar, şiddetle son bulan vakıalar!…

***

Acaba diyorum;

Vücut bulan kent milliyetçiliği ruhunu, hayatın günlük akışıyla birlikte yarınlara dair atılacak hamlelere yelken açtırırken, sosyal ve kültürel, zenginliklerimizin de, pazarlamasında, öncülük etmeliyiz.. Her karış toprağında buram buram tarih fışkıran Diyarbakır’ımızı turizmin başkenti yapıp, sportif faaliyetlerinde de, geçmişteki gibi üç büyüklerin rakibi yapalım!.. İşte Amedspor.. Şeref tribününde, artık kent dayanışma ruhu yansıtılmalı ki, süper lig bayrağını dalgalandırabilelim!..

***

Evet, ilk etapta zihnimde kent adına hissiyat oluşturan bu atmosferin ikmali için, daha çok önem arz edici konu başlıkları var?. Ki onlar şu an dile getirdiklerimizin çok da üstünde, ulvi kimliğe sahip.. Ancak denir ya, istişare ısınması, ön izlenim ve anlatım olsun diye, acaba” diye başlayan temenniyi, hayli genişleterek aktarabiliriz. Neyse!.. Biz kent milliyetçiliği ruhunda ilk kenetlenmeyi yapalım, kervan yolda kendi rotasında dizilir!?  Ne dersiniz, muhataplar!? Var mıyız, var mısınız?..

***

Diyarbakır Havalimanındaki sis, yağmur ve kardan iptal edilen uçak seferleri, oluşan kamuoyu baskısıyla devre dışı bırakılan ILS sistemi, önceki gün itibariyle çalışmaya başladı.. İnşaat halindeki ana pistteki  ILS altyapısının kritik sahaları korunarak sinyal güvenliği sağlandı. Bunun üzerine mevcut ILS sistemi yeniden devreye alınarak yardımcı pist için side-step usulüyle yaklaşma hizmeti verilmeye başlandı.

***

Yani en küçük meteorolojik yönlü riskle uçak seferlerinin iptal son buldu… Normalleştik.. Tam da bu duygu ve beklenti, Ulaştırma Bakanlığının bu cümleleri ifade eden, basın açıklamasının, yarattığı hoş ortamın keyfiyetini yaşarken, haber geldi, hepsi devre dışı.. Dünkü uçak seferleri, sis nedeniyle iptal edildi. Hade gel de, söylenme!?..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Elleri buluşturan, yüreklerdeki insani ve coğrafik sevgidir!..