ŞEHİRDE SPOR BAYRAMI!..

Biraz da huzur verici, hasb-i halimiz olsun!. Haftanın ilk günü.. Evet, Diyarbakır’da şenlik var..

Her ne kadar yanı başımızda savaş var ise de,hayat devam ediyor gerçeğiyle, yaşam sürüyor..

Kaldı ki, kadim şehir uzun yıllar sonrası ilk kez böylesi bir sportif faaliyetin coşkusunu, bayramını yaşıyor..

Yurdun dört bir yanından gelen binlerce genç, büyük bir azimle, heyecanla, ve kardeşlik duygusuyla, Diyarbakır’a huzurun ve mutluluğun rüzgarını estiriyorlar..

***

Hafta sonu başlayan ve 3 Nisan’a kadar devam edecek olan, 2026 Yeşilay Türkiye Kick Boks Şampiyonasından..

Ve Milli Takım Seçmelerinden, söz ediyorum.. Bir haftadan daha fazla, kent hareketli olacak..

Terörsüz Türkiye sürecinin yarattığı huzur, güven ve bereketli iklimin en çarpıcı, yansımalarından biri haline geldi, bu etkinlik!..

75 ilden tamı tamına 6 bin 200 sporcu..

Beri yanda, bin 500 antrenör, aileleriyle ve tabi ki bu spora gönül verenler, Mezopotamya’nın kardeşlik duygusuyla, bütünleşerek akın etti!..

***

Seyrantepe Spor salonu şen şakrak!.. Her ne kadar şiddet içeren sportif faaliyetlere karşı alerjim olsa da, Kick Boks bu arenada bir spor dalı olarak, yer alıyor..

 Ringlerde yükselen yumrukları sadece bir müsabaka olarak görmüyorum..

Öyle inanıyorum ki, kadim şehir ahalisi de görmüyor..

Sevginin, saygının, hoşgörünün ve kardeşliğin güçlü bir manifestosu!.

Tarihi ana şahitlik edenlerden Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu bakınız ne diyor?

***

“Spor, özellikle sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ve barışı çağrıştırır. Ülkemizde son dönemde uygulanan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci gibi çok önemli bir vizyon var.

Sporun bu büyük projeye çok ciddi katkı yaptığını ve yapacağını görüyoruz.

Sporcularımızla gençlerimizi bir araya getiriyor, kaynaştırıyoruz. Allah’ın izniyle sporun birleştirici gücüyle birliğimizi, beraberliğimizi ve dayanışmamızı hep birlikte daha da güçlendiriyoruz…”

***

Zorluoğlu’nun vurguladığı gibi!.. Spor sadece kasları değil, kalpleri de güçlendiriyor.

Yıllarca terörün gölgesinde kalan Diyarbakır, artık gençlerin yeteneklerini sergilediği, Türkiye’nin ortak hayallerini paylaştığı bir kardeşlik merkezi halini yeniden, küllerinden doğarak, inşa ediyor.. 

Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı’ya bakıyorum..

O da, organizasyonun büyüklüğünü ve önemini şu sözlerle dile getiriyor..

***

Diyor ki.. “En büyük şampiyonamızı Diyarbakır’da yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Burada başarılı olan sporcularımız, aynı zamanda milli takıma giden ilk adımı atmış olacak. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”

Bu şampiyonada, madalya mücadelesinden çok daha fazlası var…

Doğu ile Batı’yı, Kuzey ile Güney’i aynı ringde, aynı heyecan ve aynı bayrağın altında buluşturan dev bir birlik buluşması…

***

Medeniyetlerin beşiği, mabetlerin diyarı, Mezopotamya’nın kalbi olan Diyarbakır..

Bugün, 75 ilden gelen gençler, sıcak ve de samimi misafirperverliğe ağırlamanın gururunu yaşadığı gibi, ringlerde hem ter döküyor hem de Türkiye’nin aydınlık geleceğine birlikte adım atılmasını tescilleyen, duruşunu bir kez daha sergiliyor.. 

Hep derim, sporun evrensel dili, ayrılığı değil birliği, nefreti değil sevgiyi, karanlığı değil aydınlığı konuşur ve onu ikmale getirmek adına, mücadele verir!..

***

İşte bu nedenle, Diyarbakır’daki bu muhteşem organizasyon, Terörsüz Türkiye vizyonunun ringdeki en güçlü, en dinamik ve en umut verici yansıması olarak tarihe not olarak, bu yazıyı kaleme aldım.. 

Tabi bu organizasyonun sosyal ve kültürel birlikteliğin yansıra, şehrin ekonomisine de önemli katkı sunduğunu belirtmek isterim..

Barınmadan, yeme içmeye, ihtiyaç hasılı alış-verişten, ulaşıma, pek tabi ki baki dostlukların, fidanlarının dikilmesi..

Hasılı, tüm sporcularımıza ringlerde zaferler ve de ülke sporuna nice böyle güzel, birleştirici günler diliyorum.

Ringlerde ter, kalplerde kardeşlik her daim olsun!!

***

KARAKOLDA MI DOĞRU,  MAHKEMEDE Mİ ŞAŞTI?

İBB davası, görülüyor. Kaçıncı duruşma saymadım, bilemiyorum.. Ama seyir, karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar misali, yol alıyor!.. 

Soruşturma döneminde alayı itirafçı olmak üzere, sıraya girmişti.. Düzine düzine..

Peki şimdi, aksi istikametle rota değiştiren değiştirene.. İfadelerinde çark edenler kuyruğu başladı..

***

İşte son örnek, Murat Kapkı..  Zat, mahkemeye dilekçe vermiş..  

“Polis ve savcılıktaki ifademi geri alıyorum.. O gün baskı gördüm.. Bana bir gün bile burada yatmazsın, dediler.. Ben de ona kandım.. Tahliye vaadine kandım.. Savcılar beni yönlendirdi- onun için altına imza attım..” 

Bu minvalde, bir dizi, kurgulu beyanda bulunmuş!..

***

Diğer örnek ise Ümit Polat!.. O da, Kapki gibi çark edenler arasında..

“Ben demedim, savcı yazdı..” Bir yıl sonra gelen çark,.  Vaziyete CHP’liler “davanın temelsiz ve tamamen siyasi olduğu” görüşünü beyan ediyor..

Zaten ne beklenir ki mevut durumu ifade etmekten başka..

***

Ama kimse, iyi güzel, hoşta sizin bu itirafçı ve iftiracılığınız yüzünden kimler ne mağduriyetler yaşadı.. Kimler cezaevinde, kimler bugün suçlu olmasına rağmen, elini kolunu sallayarak, dışarda geziyor..

Sizin bu iftiracı ve çark ediciliğinizden dolayı, cezai müeyyideye çarpılmanız gerekir diye  hüküm ferman verilirse!..

***

Öyle inanıyorum ki, bu kirli çarkın döngüsünde  dünün itirafçı ve iftiracılığıyla yakayı sıyırmak isteyenler ile, bugün o gün tahliye vaadiyle bunları deyip kendini, masumiyet karinesi içerisinde ifade çarkıyla güncelleştirenlere, topyekünçark ediciler demek gerekir!!! Sizce..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Dayanışma özünle, bütünleşiyorsa bir anlamı olabilir?

 


Yorumlar

Yorum Yap