FAŞO YAVAŞ!?..

Mansur Yavaş!.. Gün kurtarma mı, arıklama mı, yoksa umutsuzluk mu ki, meçhul bir siyasi aksiyona sahip.. İmamoğlu mevzusunda görüyoruz.. Söylem ve eylemleri; ortaya karışık mahiyetli.. Bıyık altı mı, timsahın gözyaşı mı, yoksa dereyi geçene kadar mı?..  Tam aksine, samimi mi?!.. Ya da, İmamoğlu aldı başını gidiyor, bu yolda bize bir şey yok diyerek, gerçek vasfına dönüş mü?!.. Ama görünen o ki, fırsat kollayıcı. Giderek siyasi yönde şahinleşebiliyor..

***

İzlediniz mi, bilmem!?.. Kendilerine sözcülük yapan iktidar karşıtı kanala bağlanıp, İmamoğlu mevzusuyla alakalı, konuşuyor olduğunu!!.. Diyor ki; “kimse yargılanamaz değil, herkes yargılanabilir, mahkemeye gider, suçu varsa ceza alır. Bu şekilde gözaltı olması kabul edilemezdir.?” Yani diyor da diyor; kendini odak yapmak adına!

***

Derken de hesabını yapıyor?.. Bu iş, bana nasıl yarayacak gibi!?. Yarar mı, yaramaz mı onu zaman gösterir.. Dikkat ederseniz biraz suskun, biraz durgun takıldı, ilk anlarda… Havayı soludu.. Ancak İmamoğlu’nun gözaltı süresi ve tutuklanmasından sonraki aksiyonel gelişen faaliyetlerde rol üstlenenler birden bire, ruh halini kaygılandırdı!…

***

İbre bizden kayıyor.? Şans tükeniyor mu endişesi!… Öyle ya, Özgür Özel’in İmamoğlu üzerinde kendine has geliştirdiği yüksek dozajlı prim.. Muhalefet cephesinden gelen dayanışma hayli popülaritesini artırdı.. Hatta, Muharrem İnce’nin gelip, gitmeleri bile onun mevcut hal-i durumundaki tansiyonunu, yükseltti!..

***

En önemlisi de, İmamoğlu’yla alakalı mağduriyet algısı üzerinde gelişen, itibarın yüksek dozajlı seyri.. Ki artık, her halükarda 2028’de, CHP’nin tek cumhurbaşkanı adayı olduğu.. Yavaş’ın bu alanda şansının tükendiği gerçeği ağırlık basınca, şahinleşerek özüne dönerek, saldırıyor!?.

***

Ki bunu, söylemlerinde açık, açık okuyabiliyoruz!.. Sertleşen bir Mansur Yavaş var sahada artık.. Ki DEM Parti’nin CHP’yle aynı safta yol alıp, yürümesine bile kıskanır, tepki koyar hale geldi.. Nitekim Saraçhane’deki etkinliklere DEM’in katılmasından bile rahatsız olduğunu, Newroz etkinliklerine koyduğu tavırda görüyoruz!

***

Ne diyor Yavaş!..  Özellikle, Saraçhane’de polis ile göstericeler arasında yaşanan, hadiselere dair.. Gaye toplanan ahaliden, alkış ve destek görmek adına.. DEM’i de yermek için.. 21 Mart Newroz gününü kast ederek.. Şöyle diyor..

***

Dün Doğu’da bir yerde bana göre paçavra olan bayraklar sallanırken ve o mitinge gidenlere polisler pamuk şekeri verirken, buradaki gençlere de pamuk şekeri vermelerini bekliyoruz..” Tabi bu cümlenin, önü ve arkası var.. Fikri beyan “radikal, ırkçı, milliyetçi” duygunun, deşifresi..

***

Bu söylem, hiç kuşkusuz ki, DEM partide olduğu gibi Kürt halkının ekseriyetinde, tepki gördü.. Ne demek istiyorsun kabilinde?!.. Diyarbakır Barosu, 14 Baro.. Ve STK’lar.. Ki bizler de dahil, insani bir şefkatin, duygunun bile, siyasi ve ideolojik arenada, infaz edilmeye kalkışmak!.. İzahı mümkün değil..

***

Kaldı ki, görüntüleri izlediniz mi bilmem!.. Ama tüm kanallarda yayınlandı.. Biz de izledik, haberini yaptık.. Görüntüler Şırnak’tan.. Newroz Kutlamaları yapılıyor.. Polisler alanda kendilerine göre, kontrol noktaları yapılmış.. Güler yüzlü.. Alana gelen çocuklara da, pamuk şekeri, pamuk helva dağıtıyor!..

***

Polis, gençler, çocuklar büyük bir kaynaşma içerisinde!.. Ki, Newroz etkinlikleri, Şırnak dahil Doğu ve Güneydoğu illerinde, sakin, sükunet içerisinde, bahar bayramı, kardeşlik bayramı, birlik ve dirlik bayramı havasında, kutlandı.. Halaylar çekildi, zılgıtlar atıldı..

***

İşte böylesi bir ortamı, Yavaş içine sindiremiyor!.. Ve polise asit atacak, taş atacak, molotof atacak sokakları terörize eden, yakıp, yıkın komutuyla marjinal sol örgütlerin polise saldırılarını meşru kılacak.. Şiddet içeren tahrikleri demokratik bir hak ve tavır olarak gösterip o maskelilere polisten pamuk şeker, karanfil istiyor…

***

Nasıl bir psikolojik vakıa?.. Oysa ki, başkentin Belediye başkanlığını bırakalım.. Bir hukukçu kimliğiyle.. Hele ki, 85 milyon Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı adayı olma adına aldığı sahne, çıktığı yol, bir kucaklaşma iken, itici kesilmesi!.. Kürtleri de, Kürt anneleri de, evlatları ve çocukları da, polisin ortaya koyduğu şefkat duygusuyla bütünleştirerek, sahiplemesi lazım iken!..

***

Dahası!.. Saraçhane ve sokaklarını terörize eden, söylem ve eylemlerden kaçınması gerektiği kadar.. Genel Başkanı olan Özer Özel’in polis barikatlarını yıkın, geçin diyerek, sokakları, gençleri, alanda bulunan tüm kesimleri provoke ediciliğine, karşı çıkıp, uyarması gerekirken!.. Maalesef, inkarcı, hizipleştiren, kutuplaştıran kıyaslamaların, derbederi kesiliyor..

 

***

Ne diyelim!.. Biraz da DEM’liler düşünmeli.. Kuyruğuna takılan CHP’den medet umulamayacağını!.. Denir ya insanoğlu, 7’sinde neyse 70’inde de odur.. Sırrı Sakık, Bu zihniyettir- Kürt çocuklarına kurşun sıkılsın, panzer ezsin, öldürülsünler.. Haksız değil Sakık.. Çünkü, Newroz kutlamalarında polisin ortaya koyduğu insani duruşa karşı gelmenin zihniyetinde böylesi infaz vardır!?..

***

YERLİKAYA..

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan takdir edici hamle geldi.. Yerlikaya, Şırnak’ın Cizre ilçesinde Newroz etkinlikleri sırasında, pamuk şekeri satan engelli gencin bütün şekerlerini satın alarak çevredeki çocuklara dağıtan polislerin videosunu takdir ederek paylaştı.. Altına da şu notu düştü..

***

“İki polisimiz Sinan Baydı ve Ali Talha Balbal'ın pamuk şekeri satan engelli kardeşimiz Barış'a yaptıkları yardım hepimizi duygulandırdı. Pamuk şekerlerinin hepsini satın alarak, çevredeki çocuklara dağıttılar. Sinan ve Ali Talha kardeşlerim… Sizlerle iftihar ediyorum. Bu mübarek günlerde sadece Barış'ı sevindirmediniz; polislerimizin vicdanını ve asaletini de bir kez daha gösterdiniz. Sizleri canı yürekten tebrik ediyorum."

***

Vesselam!.. Biri tebrik ediyor biri yeriyor..  Ha unutmadan hakkını da verelim.. Özgür Özel de Yavaş’ın kırdığı infak edici potundan dolayı da özür beyanında bulundu.. Bu da iyi bir şey!..

***

SÜREC ALGISAL İLERLİYOR…

İlk gün ifade ettim, İmamoğlu eksenindeki Adli İşlem” gerek İmamoğlu ve gerekse CHP!? Ki iktidar muhaliflerinin bilaistisna tümü için; süreç algısal ilerliyor, ilerletiliyor!!..  Gelişmelerin genel resmi, bunu açıkça ortaya koyuyor..

***

Nitekim!.. Suçlananlar da, onları siyasi himaye edip, destekleyenler de, sokakların tansiyonunu yükseltenler de!.. Bilaistisna.. Adliye’deki dosyaların, suçlamaların içeriğine, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, ihale peşkeşi, kayırma, rant!?. Ve terör iltisaklı bağlantılar!

***

Her şey bir kenara bırakılmış!.  Zerre-i miskaline dahil olunmadan doğrudan algısal söylem ve siyasi eylemlere sarılmış vaziyetteler!.. Ve bunu da ne yazık ki çok iyi bir beceri ve ustalıkla yerine getirerek, meseleyi bir bütünlük içerisinde siyasal ve algısal alanda tutmaya çalışıyorlar!?.

***

Büyük yalana inanan çok olur kabilinde!?. Yargısal haklılık değil, siyasal koruma var.. Kullanılan argüman ise, siyasal iktidara olan hasımlık!.. Hedefte o var.. Başsavcılık tarafından ileri sürülen suçlamaların birinin bile gerçek olmasının vahametini bir an olsun aklına getiren yok!?.

***

Söylenecek söz çok!?. Hadiseler serisi taze.. Zaman belirsizlik hakimiyetiyle, bekle gör oynanıyor!.. Ama diyeceğim şu ki, algılar ne kadar güçlü ve saha egemenliğine sahip olurlarsa olsunlar, hak, hukuk, adalet er ya da geç tecelli eder.. Kişiler suçsuz, masum da olabilir, en azılı suçlu da olabilir..

***

Ama kimse, adalet mekanizmasını bertaraf etme adına, kamu vicdanını ayaklar altına aldıracak şekilde, “siyasi ve algısal” girdap yaratmamalı!.. Eğer ki, gerçeğin peşinde isek; olgu peşinde olalım, birileri algı peşinde olsa da; bilelim ki hakikat her zaman kendi hükmünü ortaya koyacaktır… Er ya da geç!?.

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Siyasallaşan adaletin ruhunda, hakikat değil, tarafkirlik hüküm ferman kesilir!..