GEL KEYFİM GEL Mİ DİYOR?!..

Kim mi diyor? Elbette ki, Özgür Özel… İşleyen zaman, partideki hal-i vaziyet, siyasetin seyrü seferi, tamamen lehine gelişiyor.. Yani bir ölçüde, özgürleşecek!.. Nasıl mı, dersiniz!.. Malum, Şaibeli Kurultayın akıbetinin ne olacağını fark ettiğinden dolayı, Olağanüstü Kurultay Kararı aldı.. 6 Nisan’da olacak.. İmamoğlu’nun tutuklanması, Saraçhane’deki aksiyonel tutumu hayli prim kazandırdı?!..

***

Parti içerisinden ve dışından gelen tüm legal ve illegal organizasyonu sözde bertaraf etme adına, kendisinden medet umulması!.“Kurtarıcı kimliği” giymiş konumda!. İşte bu evredeki kongre, gel keyfim gel dedirtiyor?! Peki, CHP ve Özel’in kendisine has belirlediği rotada neler olacak?!.. Olacağı şu..! Gözaltı, tutuklama, kayyım, görevden alınmalar, onu Parti Genel Başkanlığından hal-i hazırda tek lider koltuğuna taşımış durumda?..

***

Kurultay ise tüm aktiviteler onun himayesinde gelişecek.. Ne Ekrem İmamoğlu ne de Mansur Yavaş, pek tabi ki, Kılıçdaroğlu’nun yüksek dozajlı bir müdahalesi olamayacak!.. Tüm yapılanma da onun koordinasyonunda olacak?! Ve en önemlisi de, brütüs çektiği partinin devrik Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu, tamamen tasfiye edeceği!.. Çünkü, Kılıçdaroğlu mevcudiyet içerisinde, en zayıf olduğu bir dönem içerisinde, bulunuyor!..

***

Velhasıl Özgür Özel açısından, mevcut seyir halk deyimiyle evlere şenlik.. İmamoğlu’nun vesayetinden çıkacak, Kılıçdaroğlu’nu tasfiye ederek, iç ve dış karışıklığı minimize edecek!.. En önemlisi de, partinin kılçıksız lideri olmuş olacak..? Tabi gözler Kılıçdaroğlu’nda!.. 6 Nisan için, henüz ben Kemal, geliyorum demiş değil.. Bir kez daha mindere çıkar mı, olası yenilgiyi sindirebilir mi?.. Bir meçhul hal var.. Diyarbakır’dan bir CHP’li arkadaşın dediği gibi, “sanmam dönsün!..”

***

SOKAK VANDALLARI!..

Sokak!.. Huzurdur.. Özgürlüktür.. Dostluktur.. Dayanışmadır.. Birliktir.. Dirliktir.. Ailedir.. Muhabbettir.. Aşktır.. Sevdadır.. Şereftir.. 

***

Sokak.. Namustur.. Aydınlıktır.. Aştır, iştir, emektir!.. Güvendir.. İstikrar, istiklal ve istikbalin, adresidir sokak!!!..

***

Sokak.. Düğündür.. Taziyedir.. Hüzündür.. Eğlencedir.. Mabettir.. İbadettir.. Ulvi değerlerin, kutsallaştığı arenadır!.. Sokak!.. Canlıların mekanıdır.. Her fikrin, her düşüncenin, inancın, yaşamın, özgürlük, arenasıdır, sokak!.. Yeter ki, sükunetli fert ol!

***

SOKAĞA VE PROTESTO!

Ve, sokak hakkın, hukukun, isteklerin, taleplerin, demokrasinin imanıyla, sesinin yükseldiği yerdir.. Protesto meydanıdır!..

***

Ki, protesto!.. Yürüyüş.. Eylem.. Söylem.. Miting.. Toplantı.. Gösteri!.. O da, haktır.. Demokrasinin, ikmalidir, özgürlüğün meşalesidir!..

***

Ancak, kaide, kural, nizam var!..  Hakkın, özgürlüğün, beşerin mabeti olan, sokağa halel getirilmemesi gerekiyor!?.

***

Şiddet mi?.. Polisle çatışmak mı?.. Taş mı, molotof mu? Asit mi?.. Havai fişek mi?.. Yakıp, yıkmak mı?!.. Kamuya zarar vermek mi?!

***

Bunların, zerre-i miskali kabul olmadığı gibi, sokağın ruhuna, yaşamına ve kültürüne, ters!.. Çünkü telafisi mümkün olmadığı gibi, bedeli ağır olur!?

***

Kaldı ki, geçmişte çok yaşandı, çok örnekleri var!?. Bakıyoruz ki, aynı şirretlik, şerlik körüklenmekte! Böylesi haller, vesayetlere neden olur!.

***

60’ları, 70’leri, 80’leri, 90’ları.. 27 Nisan’ı, 15 Temmuz’u.. Hepsi, sokağı asli vasfından çıkarma gayretinde olanların; yaşamı esarete alanların eseri!

***

Ne diyor, duayen siyasetçi!.? Siyasetin meşru zemini, demokrasinin ve demokratik, tutum ve ahlakın, üstün kılınma arenasıdır!?. Selâhiyet gerek!

***

Ne yazık ki, CHP’nin hal-i hazırda icra ettiği Saraçhane odaklı sokak eylemleri hızla çıkmaz sokaklar yaratma adına, duvarlar örülüyor!..

***

Baksanıza, camiye saldıranlar.. İbadet edenlere saygı yok, bilakis tehdit, öfke, hakaret var.. Yazılanlar, içilen biralara bakın!.. Ağızdan dökülenler!?.

***

Tehditler, küfürler. Ülkenin Cumhurbaşkanı’nın merhum annesine küfürler. Ağızlardan dökülen salyalar, itin salyasından beter, mikrop taşıyıcı!..

***

Kinin, nefretin, hasımlığın, dibinin dibi!.. Vahşi bir vandallık ateşi körükleniyor, masum sokak ve sokağa çıkan ahalinin yaşam alanında!

***

Cesaret kimden?!.. Elbette ki, onları oraya taşıyanların, öngörüsüzlüğü!.. Ya da siyasi emelleri?. Timsah gözyaşılı mağduriyet senaryosunun ikmali?..

***

Yazıklar olsun..! Şu boykot mevzusuna da gelirsek.. Filistin’e, Gazze’ye kan kusturan, soykırımda bulunan vahşi siyonizme, emperyalizme!..

***

Ki, milyonları katleden, on milyonları evinden barkından eden, akdenizi, körfezi insan cesetleriyle dolduran, zihniyete zerre-i miskal söz etmeyen!

***

Kendi ülkesinin, kendi milletinin üretimi olan ürünlere karşı boykot çağrısı yapıyor.. Bu malları almayın diyor.. Akla ziyan bir hal-i serüven bu!

***

Neyin aklı, kimin fesi!.. Elbette ki, 90’ların jakebon aklı. Vesayeti egemen kılmak.. Salih, itidal, sükunetle olan biten ahalinin duası; “Allah bunlara fırsat vermesin” ..

***

KINIYORUM!…

Dün olduğu gibi bugün de!.. Siyaset arenasında, boy gösteren siyasi kimliğe sahip, her kim olursa olsun!.. İcra ettiği siyasetinden, fikrinden, düşüncesinden, söylem ve eyleminden dolayı şahsi, kişisel, en önemlisi de aile efradına, annesine, eşine, kızına, çocuğuna!

***

Hiç ama hiç kimsenin, hakkı, hukuku değildir ki; zerre-i miskal bir laf, hakaret, küfür, etsin!.. Ya da etme cesaretinde bulunsun. Böylesi hasımlık, zayıflıktır!. Şeref ve namus haysiyetinden azat olmuş, pespaye şahsiyettir!.. Ne sahiplenilir, ne de haklılık payı verilir!.. Çünkü, rezildir, şerefsizdir!..

***

Daha önce Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yapılan bu minvaldeki aşağılık, küfür ve hakaretleri telin edip, kınarken, şöyle demiştim!.. Tüm siyasi aktörler böylesi pespayelere prim vermemeli. Aksi halde, bugün Demirtaş’a yarın size!..

***

Ne yazık ki, görünen o ki, bu sözümüz yerine geliyor.. Ekrem İmamoğlu’nun eşine yapılan hakaretler!.. Saraçhane'yi çirkefliğin mabedine dönüştürenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merhum annesine, yapılan küfürler, hakaretler!.. Tavizsiz, amasız bir karşı duruş koyulmalı!…Anneler ve aileler kutsaldır!..

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Edilen küfre rıza gösterirsen, bil ki o küfür, bumerang gibi seni de bir gün vuracak!…