ŞAKA GİBİ DEĞİL, GERÇEK!!!..

CHP kendi iç dünyasında cadı kazanı gibi!.. Fokur fokur kaynıyor kazanı!.. Ama dışarıya, yansıtılan iktidar bizim altımızı deşerek, ateşliyor.. Oysa ki, görünen hiç de öyle değil.. Yolsuzluk, Rüşvet, ihale peşkeşi.. Kurultay şaibesi.. Örgütle ittifak, para transferi.. Bütün bu illegal faaliyetleri, müsebbibi ve failleri kim?.. Bilaistisna, CHP ve CHP’lilerin bizatihi kendileri..

***

Hani halka mal olmuş bir deyim var.. Hani bana, hani bana tekerlemesiyle biten, o vecize söz.. Denir ki; “biri tutmuş, biri kesmiş, biri pişirmiş, birileri de oturmuş yemiş..” Görenler, duyanlar da “hani bana, hani bana” diyerek, bitenin etrafında, yas tutup, gözyaşı dökmüş!.. Timsah kesiciler de, ortada cirit atmış.. Vay ki vay!..

***

Vaziyet bu iken!.. Sormak gerekmez mi?.. Rüşveti alan CHP’li.. Rüşveti veren de CHP’li.. İhaleleri organize edip adrese teslim eden de, CHP’li.. İşi naylon faturayla, dizayn edenler de CHP’li.. Para Kulelerini dizen, çuvalları taşıyan, mala-mülke dönüştürenlerin bizatihi kendileri de, CHP’li.. Para ve iş trafiğini sağlayan, masa kurup heyet oluşturan da CHP’li..

***

Terör örgütüyle illegal görüşme masası oluşturan da CHP’li.. Para transferini yapan, pazarlığını yapan, kendine pay biçen de CHP’li.. Türkiye-Avrupa arasında mekik dokuyan da CHP’li.. Kirli ilişkiler ağını görüntüleyen ve bunları servis edip, ey ahali bakın, rüşvet çarkı nasıl da dönüyor diyen, bağıran da CHP’li.. Savcıya giden de CHP’li..

***

Gammazlayan da, ispiyonculuk yapan da, hatta itirafçı olmak için sıraya girenler de CHP’li?.. Gizli tanık, açık tanık ve ifade serisinde bulunanlar da bilaistisna CHP’li.. Partinin Olağanüstü Kurultayı’nın şaibeli olduğunu, delegelere oy karşılığında rüşvet verdiklerini söyleyen de CHP’li.. O rüşveti alanlar da CHP’li.. Kurultayın iptalini isteyen, mahkemeye başvuran, savcıya dilekçe veren de, CHP’li..

***

Kuyruğuna basıldığında ciyak ciyak bağıran çağıran da CHP’li.. Hakkın, hukukun, adaletin olmadığını, ülkenin, milletin idare edilemediğini söyleyip, tek adam rejimi kamuflajıyla sureti haktan kesilerek ahaliyi sokağa çağıran, illegal eylemleri, masumane direnç olarak gösteren de CHP’liler.. Çarşıyı, pazarı, sokağa ateşe veren, polise asit atan, molotof kokteyli saldırısında bulunanlar da CHP’li!..

***

Tüm bunlar vaki ve yaşanırken!.. Her şey ulu ortada bulunurken.. CHP’ye ve ona hami kesilip dayanışma göstermekten çekinmeyen muhalafete göre, suçlu kim?.. Bunlara müsebbip olanlar kim derseniz?!… Sokaktaki haşinlikleriyle tek suçlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır!.. Ona oy veren, AK Partililer.. Başka da, hiç kimse bu işte suçlu ve müsebbip değil?!.. Evet tüm bunlar şaka gibi.. Ama değil.. Bunlar gerçek!..

   

SAVRULAN TEHDİTLER!…

Pes dedirten bir de, tehdit savurmalar var ki maazallah!. Özgür Özel Saraçhane’de, parmak sallayarak, racon kesiyor… Günlerdir, inmiyor o otobüsün üstünden…Bu iş böyle giderse, Türkiye’nin huzurunu bozarız, ekonominin dibine dinamit koyar, çökertiriz, diyerek nara atıyor!!..

***

Ha bir de, boykot çağrısı var.. Siyonizme, İsrail’e, ABD ve Avrupa Birliğine çıt diyemeyen!.. Gazze’de, Filistin’de kan döken vampir şirket ve markalarına laf etmediği gibi toz kondurmayan siyasetin mimarı zat-ı muhterem, yerli ve milli ürünleri boykot çağrısında bulunuyor!? Sakın almayın diyor..

***

Bu nasıl bir akıl tutulması ve şuur kaybı, gerçekten anlamak zor!!.. Psikolojik bir vakıa.. Eee boşuna söylenmiş bir söz değil, ballı parmağın yalayanı çok olur, kestin mi ağlayanı bol olur?.. Maalesef, mevzumuz da aynen böylesi bir girdabın içerisinde, debelenip durulmaktadır!…

***

Tabi ki, ahaliyi tenzih ederek bunu söylüyorum…Biliyorum ki, Saraçhane’de bulunanların ekseriyetinin algı operasyonu, duyguların körüklenmesiyle oluşan tepkinin sonucu olarak orada bulunuyorlar… CHP’lilerin- İmamoğlu’nun ya da Özel’in çağrısının yüzü hürmetine bulunmuyorlar!

***

Ana akımdaki aktörlerin bilaistisna hepsi ballı parmağın kesileceğinin, feveranı içinde!. Oysa ki gerçek şu!.. O sokağa çıkanların ekseriyetinin parasıdır, kaynaklarıdır, geleceğidir rüşvete, peşkeşe, vurguna giden, milyon dolarlarıdır!  Onlar, kendi çıkarını, rantını milletin cebinde görenlerdir..

***

Bir okurumun ifadesiyle!.. Koministler, kapitalistlerin peşine takılmış!.. Kıyametin alameti!.. Şu sol marjinal gruplar.. Kendilerine “devrimci” diyenler; kapitalist düzene, kol-kanat geriyor?!.. En ürkütücü olan da, bizim mahallenin kimi ahlak, namus abidesi kesilip, dürüstlük raconu kesen iktidar muhalifi gazeteciler!.. Bir an olsun “yolsuzluk, rüşvet” çarkı dosyası var mı diye düşünmeyerek, suret-i haktan söz ediyorlar!..

***

Gözaltı süresi, tutuklama!? Ve ifşa olan enva-i suç teşkil edici hadiseler zincirine? Ne CHP’nin başındakiler, ne de sözcüleri kesilenler. Ne de, muhalefetin sağı ve solundaki partiler? Kimse demiyor ya bunlar doğruysa! Ağzını açan, yemine tabi tutarsan!? Dinime, imanıma, kuranıma diyerek, bunca ifşa edilenlere namusuma kefilim, böyle bir şey yok diyecek kadar, kör bir siyasi taassup, muhalifliğine kefil kesiliyorlar?!

 ***

Kimse izaha yönelmiyor!.. Ki ne hazindir ki izah isteyen ve sorgulayan da yok?!. Biz de sorguladığımız, haykırdığımız için belki bunlar gerçek olabilir, diyerek dil döktüğümüz için de; “yandaş” diye suçlanıp duruluyoruz!.. En anlaşılmaz olan da siyasi libas giyen her kim olursa olsun kendini, dokunulmaz ve sorgulanmaz görüyor!.. Çevresi de öyle!. Laf ettin mi, en kaba karşılık hazır!?

***

YANIT VEREN YOK!…

Bir çok CHP’liyle, şu “Cumhurbaşkanlığı adaylığı” erkenliğiyle alakalı soruma yanıt bulmuş, ya da veren olmadı!.. Seçime 3.5 yıl var.. Ortada fol yok, yumurta yok, bilmem ne yok iken!.. Ne oldu da, aniden bir manevrayla adaylık mekanizması işletildi!.. Ki bu kadar hengame vaki iken!?.

***

CHP dışındaki tüm muhalefet partilerinde, böylesi bir rüzgar, esinti hatta akıllara gelebilen bir fikir söz konusu değilken!?. Cumhurbaşkanı adaylığı, mevzu edildi!.. Yetinilmedi, en büyük rakip olanın ben bu işte yokum deyip kenara çekilmesine rağmen, ön seçim denildi.. Tek adaylık, ön seçim!.. Bir yarış var, yarışın da tek yarışçısı var.? Süre de istediğin kadar!.. Sonucu baştan belli bir yarış!..

***

Tek yarışçı, derdest edildi.. Suçlar işlediği yargı tarafından şüpheli görülerek, tutuklanan, kişi için ön seçim sandığı kuruldu.. Kuyruklar oluşturuldu.. Bizim adayımız, cezaevine atılandır denildi.. Bir de oy verenlere dair bir rakam zikredildi.. Kimi 15 milyon, kimi 20 milyon!.. Nasıl oy kullanıldı, kim nasıl o oyları saydı, bu kadar sayı nasıl belirlendi; meçhul!…

***

Halk deyimiyle, kendileri çaldı, kendileri oynadı, kendileri zikretti!.. İki gündür CHP’nın açıkladığı oy oranı, kurulan sandık sayısının veri formülünün sırrı çözülmeye çalışılıyor!.. Öyle ya, 37 milyon seçmen için, 143 bin sandık, onbinlerce görevli tahsis eden YSK bile tüm devletin imkanlarını kullanırken, üstesinden gelmede sıkıntıyla boğuşurken!?.

***

CHP’liler!.. 5 bin 500 sandık kuruyor.. Ve bu sandıklara 15 ila 20 milyon arasında, delege ve dayanışma adına oy kullanan var.. Sahi ya, bir sandığa 2 bin 400 ila 3 bin 300 arasında, oy pusulası sığar mı?! .. Daha düşük bir rakam verelim, Diyarbakır!.. 50 sandık kuruldu, 17 ilçede.. 28 bin oy kullanıldı.. Seçmenin yüzde 3’üne tekabül.. Sayı CHP açısından soğuk duş.. Ama sandık yüzdeliğinde, nereye sığdı?!.. Neyse fizikten çakmam, sanırım bu verileri aktaran zatlar da benim gibi, matematikten pek çakanlar değil..  Yoksa mızrağın çuvala sığmayacağını bilirlerdi?!

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Ahaliden ve hakikatten uzak olan siyasetin zihninde şer fikriyat egemen olur!..

***

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN