Kategoriler
Köşe Yazısı 27 Nisan 2026, Pazartesi
AnasayfaYazarlar › Ömer Büyüktimur
Köşe Yazısı Ömer Büyüktimur 23 Nisan 2026, Perşembe

GERÇEK HALA KARANLIKTA MI?! (23 Nisan Bayramı)

Bugün 23 Nisan… Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Atatürk’ün tüm çocuklara armağan ettiği o masumiyet ve umut dolu gün… Bir yanda, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında öğrencilerine siper olarak can veren kahraman öğretmen Ayla Kara ve sekiz masum evladımızın acısı.. Diğer yanda 2024’te ailesinin elleriyle boğularak öldürülen, küçücük bedeni dereye atılan 8 yaşındaki Narin Güran’ın yarası.. Hepsi, yüreklerimizi dağlıyor.

***

Yine de bu özel günde, tüm çocuklarımızın bayramını en derin sevgi ve özlemle kutluyoruz. Onların tertemiz gülücüklerinin hiç solmamasını, hayallerinin yarınlara umutla koşmasını içtenlikle diliyoruz; çünkü bu bayram, onların bayramıdır. Bayramın neşeli çığlıkları, böylesi derin yaralar karşısında boğazımızda düğümleniyor, sevinç gözyaşlarına karışıyor.

***

Okul saldırısı eğitim yuvalarımızın güvenliğini, Narin’in vahşi cinayeti ise en korunaklı kalması gereken ailenin karanlık yüzünü acımasızca toplumsal bazlı, yüzümüze şamar gibi iniyor.. Narin’in o masum gülüşü, katledilen yavrularımızın kırık hayalleri ve Ayla Öğretmen’in kahramanlığı… Hepsi bir araya gelip her 23 Nisan’da aynı soruyu içimize saplıyor..Çocuklarımıza gerçekten sahip çıkıyor muyuz?

***

Gelelim, sohbet mevzumuza!.. Narin Güran!.. 8 yaşında bir kız çocuğu.. 21 Ağustos 2024’te kayboldu.. 19 gün sonra dere kenarında, cesedi bulundu.. O günden bugüne, ülkenin ve ahalinin yüreğinde yara, vicdanında ise sorgulanan bir vakıa olarak, kaydedildi! Yanıt aranan sorulara dair, düzine yazım oldu.. Ama hep şuna odaklandım bu bir cinayet, lakin fail bilip de, konuşmayandır.. Ki hala askıda ve suskun!..

***

Niye derseniz?! Olayın ilk gün itibariyle başlayan medya fırtınası, sosyal medya linçi ve siyasi devşirmelerle Güran ailesi topyekûn şeytanlaştırıldı. Aile içi organize cinayet damgası vuruldu, katiller sürüsü diye anıldı. Kamuoyu vicdanı çoktan hükmünü verip, infazı gerçekleştirdi!.. O günden bugüne.. Ki bugün, 2026 Nisan’ına geldik..

***

Yargısal serüvene bakalım.. Ne oldu, ne bitti?.. Yargıtay, anne Yüksel Güran, abi Enes Güran ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını onadı. Komşu denilen Nevzat Bahtiyar’ın suç delillerini yok etmeden aldığı 4,5 yıl hapis ise bozuldu!.. Geçtiğimiz hafta nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan yeniden yargılandı ve 17 yıl hapis cezası aldı..  Böylece dava hukuken yargılama yönünde, büyük ölçüde kapanmış oldu..

***

Zaman hukuki yönde ne gösterir, onu hep birlikte göreceğiz?…Peki ya maddi gerçek?. İşte en çok sorgulanan bu gerçeğin üzerindeki şalın nasıl kaldırılacağı?.. Çünkü Güran ailesi hala adalet diye haykırıyor.  Bahtiyar davası sonrası Adliye çıkışındaki, ifadeler bunu söylüyor.. Ne diyor Baba Arif GüranJandarma ile değil, polisle keşif istiyorum… Bu eksik soruşturmayla ailem yok edildi..

***

Varsayımlarla ceza verildi tepkileri devam ediyor. Bilen biliyor, lakin konuşmuyor duvarı hala dimdik ayakta duruyor! Tıpkı Gülistan Doku’da olduğu gibi… 6 yıl faili meçhul kalan, yeni delillerle, silinen kayıtlar, gizli tanıklar ancak 2026’da tutuklamalara varan o dosya gibi, Narin davası da kamuflaj mı yapıldı?

***

İlk günden beri bu cinayeti komplike bir ailenin organize şekilde işlediğine inanmıyorum diyen biri olarak, olayı kilit sorular üzerinden yeniden sorgulayalım… Ancak, Narin’e olan borcumuz, aceleci mahkûmiyet değil, olay tüm yönleriyle aydınlatılıp gün ışığına çıkarılarak, adaletin tecelli etmesidir!.. Şöyle ki..

***

BİR..  Soruşturma neden ilk saatten itibaren aile içi cinayet hipotezine kilitlendi ve alternatifler neden yeterince derinleştirilmedi?.. Narin kaybolur olmaz jandarma devreye girdi.. Bulduk, bulacağız, hatta görülmemiş şekilde dönemin Jandarma Alay Komutanı kameralar karşısına geçip, basın açıklaması yaptı!.

***

HTS kayıtları, daraltılmış baz analizleri, aile üyelerinin çelişkili ifadeleriyle hızlıca ev-ahır arası senaryosu kuruldu. Amcanın aracındaki DNA ve kıl, abinin kolundaki ısırık izleri delil sayıldı. Peki Dara-2 Askeri Üs kameraları? Baba Arif’in en kritik delil bunlar dediği görüntüler neden tam incelenmedi?

***

Kırmızı araçla cesedi taşıyan Bahtiyar’ın rolü netleşti ama cinayet mahalli canlı keşif yapılmadan mı hüküm verildi? Köy dışı unsurlar…  Suriyeli çadırlara yönelik ipuçları neden hızla elendi?.. Delil karartma diye aile dışından 15 kişi soruşturuldu ama asıl fail arayışı neden aileyle sınırlı kaldı?

***

İKİ.. Deliller kül halinde mi değerlendirildi, yoksa zaman çizelgesi ve bilimsel raporlar çelişki mi taşıyor? Mahkeme müşterek faillikdedi.. Anne, amca ve abi iştirak halinde öldürmüş, Bahtiyar cesedi saklamış. Yargıtay onadı. Ancak bağımsız uzmanlar daraltılmış baz raporuna, telefon imajlarına, adım sayar verilerine itiraz ediyor.

***

Bazı hesaplara göre Narin’in son görüldüğü yerden ahıra “50 saniyede ışınlanması” gibi fiziksel imkânsızlıklar var. Cesetteki PSA bulgusu.. Cinsel istismar şüphesi.. Saç telleri ve DNA analizleri yeterince derinleştirildi mi?

***

ÜÇ..  Kamuoyu linçi ve susma kültürü adil yargılanmayı öldürdü mü? Bilen biliyor ama konuşmuyor gerçek bir perde mi?.. Dava sürecinde aile topyekûn şeytan ilan edildi. Medya baskısı, sosyal medya infazı altında savunma hakkı daraldı. Köydeki “herkes biliyor ama kimse konuşmuyor” hali…

***

DÖRT.. Dava kapandı sayılır, ama zaman yine de gösterecek mi? Aile itirazları boşuna mı? Yargıtay onadı, Bahtiyar’ın cezası netleşti. Cinayet nedeni hâlâ net değil.. Aile içi çatışma mı, başka bir karanlık mı? Belgeler, uzman raporları deliller göz ardı edildi, yanlış kurgu diyor.

***

Ki Baba ve aile fertleri keşif yapılsın, askeri kameralar bağımsız incelensin diye haykırıyor. Bu sorular, aceleci bir aile suçlu hükmünden daha ağır. Narin’in katledilişi korkunç bir vahşet fail(ler) cezasını çekmeli. Ama soruşturma eksikleri, delil tartışmaları ve linç kültürüyle topyekûn bir aileyi şeytanlaştırmak, adaleti zedeliyor.

***

Bu hal-i durum Gülistan Doku vakıasını çağrıştırıyor.? Öyle ya, 6 yıl intihar veya faili meçhul denip kamuflaj yapılan dosya, 2026’da yeni delillerle birden hareketlendi, tutuklamalar başladı. Kimler yok ki, dava dosyasında.. Vali’den, Hastane başhekimine kadar.. Narin’de de aynı mı oldu? Aile polis yapsın, asker değil… Dosya yeniden incelensin diye neden hala direniyor?  Bahtiyar’ın sürekli ifade değiştirmesi ve tehdit alıyorum demesi neyi işaret ediyor?

***

Vicdanlar aceleyle mahkûm ederken, gerçek fail(ler) korundu mu?.. Öyle inanıyorum ki. Narin dosyası da bilen biliyor ama konuşmuyor duvarını bir gün yıkacaktır?.. Hakikat suskunlukla değil, sorgulamayla ortaya çıkar..  İlahi adaletin hükmüne inanan biri olarak, diyorum ki, zaman en büyük tefsir olarak gösterecektir.. Belki de asıl infaz, gerçeğe yapılmış olanıdır.,

***

GÜNÜN SÖZÜ…

Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat er ya da geç onu yetişip geçer!?..

 

Paylaş
Ömer Büyüktimur - Tüm Yazıları →