Kategoriler
Köşe Yazısı 06 Temmuz 2026, Pazartesi
AnasayfaYazarlar › Süleyman Çiftçioğlu
Köşe Yazısı Süleyman Çiftçioğlu 29 Haziran 2026, Pazartesi

Yeni bir dünya geliyor...

Gelirken de ortalığı yakıp yıkıyor tabi! Yapay zeka merkezli dijital bir dünyaya doğru hızla akıp gidiyor insanlık. İstense de istenmese de düğmeye basıldı ve bu yolda epey mesafe de alındı.  Eğitimden sanayiye; sağlıktan ekonomiye; savunmadan gıdaya; siyasetten sanata, sosyal medyaya ve akla gelebilecek her alana giderek hakim olmaya başlayan bir dijitalizm ve  yapay zeka gerçeği var artık. İnsanın önündeki bütün tercihlerde olduğu gibi yapay zekanın da artıları ve eksileri mevcut. Doğru kullanıldığı takdirde insan hayatını her bakımdan kolaylaştırıcı bilgi ve becerileri en az hatayla hayata geçirebilecek bir kapasiteye sahip olan yapay zeka için, insanlığın "ortak aklı" veya "ortak bilgi havuzu"  şeklinde bir tanımlama  yapsak sanırım yanlış olmaz. Dijitalizm ve yapay zeka ile birlikte yeni meslekler ve yeni fırsatlar ortaya çıktığı gibi, bunun yanında bazı mesleklerin de hızlı bir şekilde ortadan kalktığına şahitlik edeceğiz. Bir takım merkezlerde uzun zamandır planlaması yapılan dijital çağ ve yapay zeka  hakimiyetinin tam olarak sağlanması için de insanlığın bir dönüşüm geçirmesi gerekiyor! Her yeni düzenden önce eskiyi tasfiye etme ve bunun olması için de bir kaos çıkması şartı vardır! Şu anda insanlık tam olarak farkına varmasa da, dünyada olup biten savaşların, ekonomik, siyasi, ahlaki ve sosyolojik problemlerin artmasının bu yeni çağın gelişinin alametlerinden olduğu zaman içinde daha net anlaşılacaktır.

Yapay zeka için insanlığın ortak aklı derken; çiftçiyi, köylüyü, sıradan işçi ve memuru, piyasanın altında ezilen asgari ücretli ve emekliyi kastetmiyoruz tabi ki! Elitleri, dünyaya yön veren gerçek para, güç ve nüfuz sahiplerini ve onların doymak bilmez ihtiraslarını vurgulamak istiyoruz! Bu akıldan şimdiye kadar insanlığın hayrına bir sistem inşa edilmediği gibi bundan sonra da hayırlı bir sonuç elde edilmeyeceğini kastediyoruz.  Bu zihniyet, Dünyayı paylaşmak için nasıl ki geçmişte 1. ve 2. Dünya savaşlarını çıkarıp ardından bir sömürü düzeni inşa ettilerse; 100 yıl sonra yani şimdilerde eskiyen ve işlevini yitiren sistemi değiştirip yeni bir dünya düzeninin temellerini atıyorlar. Alıştıra alıştıra ve sık sık hedef saptırarak! 3. Dünya savaşı çıkarmaya cesaret edemediler.  Bu sebeple bölgesel savaşlarla kontrollü bir kaos yarattılar. Rusya-Ukrayna savaşı çıkarıp Avrupanın enerjiye ve gıdaya ulaşımını zorlaştırdılar. Bunu da, ne ilginçtir ki yine Avrupa devletlerinin eliyle yaptılar! İsraili sağa sola saldırtıp katliam yaptırdılar. Hedef bütün dünya olduğu için bu katliam sürecinin sonunda itibari sıfırlanan İsraili ve onun iğrenç ideolojisini (siyonizm) de bitirip ipini çekecekler. Sonunda devletleri zayıf düşürüp istediklerini yaptıracak ve projelerini hakim kılacaklar! Bu arada  halklar da kendi devletlerine düşmanlaştırılmış ve dünyanın tek merkezden yönetilmesinin önü açılmış olacak!

Covit, iklim krizi, Lgbt, nakitsiz toplum, carbon ayak izi, yapay et gibi projeler girecegimiz digitalizm ve yapay zeka çağı için olmazsa olmaz şeylerdir. İnsanın fıtratı ve alışkanlıkları değişmeden bu gayri insani projeleri hayata geçiremezsiniz zira! Nakit para ortadan kalkacak, insanlara çip takılacak ve dijital sistemlerle İnsanlar uzaktan kontrol altına alınacak. Dijital robotlar ve yapay zeka hayatın her alanını süratle işgal ederken milyonlarca insan işlerini kaybedecek! Mesela şimdiden Walksvagen firması önümüzdeki 5 yıl içinde 100 bin işçi çıkaracağını duyurdu. BBC 550 kişi çıkaracak! Bu rakamlar dünyanın her ülkesinde artarak devam edecek. Digital robotların ve yapay zekanın her alana hakim olduğu bir dünyada 8,5 milyar insanın da bir fazlalık olacağını ve mutlaka bir nüfus kontrolüne ve azaltılmasına gidileceği ise sır değildir.Bu yüzden her yıl Davos'ta toplanıp, Dünya nüfusunun çok fazla olduğu dillendirilir ve 500 milyona indirme planları yapılır. Salgınlarla, Lgbt ile, sivrisineklerle, savaşlarla, iklim bahane edilerek kuraklık algısı oluşturup yapay gıdaya, yapay ete hatta yapay yumurtaya yönlendirmeyle istedikleri neticeyi alamayacaklarını da biliyorlar. Bunun için insanları ikna edecekler. Peki bu nasıl mümkün olabilir?! Mesela, insanlara çip takacaklar dediğimiz zaman itiraz edip, kim bize zorla çip takabilir diyenlerden örnek verelim; size takacağımız çipler vücudunuzdaki virüs, bakteri ve başka riskleri 5 saniye içinde tespit ediyor, gerekli tedaviyi ve  müdahaleyi anında yapabiliyor deseler, ve (f)ilim adamları da bunları destekleyici beyanlarda bulunsalar; bırakın zorla çip takmayı, kendiniz çip taktırmaya koşarak gidersiniz değil mi?! Çoğunuz gidersiniz. Bu işler böyledir. Ama şu da kulağımıza küpe olsun; ağuyu altın tas içre sunarlar; bal da onun suç ortağı! Bütün mesele ikna kabiliyetinde. Küreselcilerde de fazlasıyla var!

Paylaş
Süleyman Çiftçioğlu - Tüm Yazıları →