HABER MERKEZİ
Pamuk üretiminin tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere birçok sektör için temel hammadde olduğunu ifade eden CHP Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, pamuğun stratejik önemine vurgu yaparak üretimdeki düşüşün hem tarımı hem de sanayiyi doğrudan etkileyeceğini söyledi. Gürer, “Pamuk; tekstilden yağ üretimine, hayvan yeminden sabuna kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Tarım ve sanayi arasında güçlü bir bağ kuran bu ürün, her kesimi doğrudan ilgilendiriyor” dedi.
Verim düşüyor, maliyet artıyor
Son yıllarda pamuk üretiminin ciddi tehdit altında olduğunu belirten Gürer, verimlilikte düşüş yaşandığını kaydetti. Son 10 yılda hektar başına ortalama 1713 kilogram olan verimin, 2025-2026 döneminde 1654 kilograma gerilemesinin beklendiğini ifade etti. Gürer, bu düşüşte küresel iklim değişikliği, su sorunu, artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatlarının etkili olduğunu dile getirdi.
Pamuk ekim sezonunun başlamasına rağmen üreticinin isteksiz olduğuna dikkat çeken Gürer, çiftçilerin zarar ettikleri için alternatif ürünlere yöneldiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl pamuğun 22-25 TL bandında fiyatlandığını ancak bu fiyatların maliyetleri karşılamadığını belirtti.
Üretim düşüyor, ithalat artıyor
Gürer, pamuk üretimindeki gerilemeye ilişkin verileri de paylaştı. 2022 yılında 2 milyon 750 bin ton olan çırçırlanmış kütlü pamuk üretiminin 2024’te 2 milyon 234 bin tona düştüğünü, lifli pamuk üretiminin ise 1 milyon 17 bin tondan 829 bin tona gerilediğini ifade etti. 2025 yılında üretimin yaklaşık 830 bin ton seviyesinde kaldığını belirten Gürer, bu yıl da düşüş beklendiğini söyledi.
İthalattaki artışa da dikkat çeken Gürer, 2024 yılında 762 bin ton pamuk ithal edilerek önemli miktarda dövizin yurt dışına ödendiğini, 2025 yılında ise ithalatın daha da arttığını kaydetti. 2026’nın ilk iki ayında da ithalatın sürdüğünü belirtti.
Ekim alanları daralıyor
Pamuk ekim alanlarında da daralma yaşandığını vurgulayan Gürer, çiftçilerin daha az maliyetli ürünlere yönelmesi nedeniyle ekim alanlarının yüzde 18 azalarak yaklaşık 350 bin hektara gerilemesinin öngörüldüğünü söyledi.
Çukurova’da “beyaz altın” olarak bilinen pamuk üretiminin giderek yerini farklı ürünlere bıraktığını ifade eden Gürer, üretimin daha çok Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaştığını belirtti. Ancak bu bölgelerde de sulama suyu maliyetlerinin arttığını ve kısıtlamaların üretimi zorlaştırdığını dile getirdi.
Tekstil sektörü de risk altında
Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel daralmanın da pamuk üreticisi üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Gürer, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarının düştüğünü ve iç talepte durgunluk yaşandığını söyledi.
Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacının yaklaşık 1 milyon 600 bin ton olduğunu hatırlatan Gürer, mevcut üretimin bunun ancak yarısını karşılayabildiğini ifade etti. Tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracatta önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çekti.
“Planlı üretim ve destek şart”
Pamuk üretiminin sürdürülebilirliği için planlı üretim, uygun alım fiyatları ve girdi maliyetlerinin dengelenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, özellikle su yönetiminin kritik hale geldiğini söyledi. Kooperatiflerin güçlendirilmesi ve çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirten Gürer, “Stratejik öneme sahip pamuk için güçlü bir tarım ve sanayi politikası şart. Daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve ihracat için pamuğa sahip çıkılmalı” dedi.
Kaynak: Diyarbakır Söz


Yorumlar