Yazımızın etkisi, kurumun da kendisine özgü kamuflaj hassasiyetiyle, DSİ 10. Bölge Müdürlüğünden bir açıklama geldi.. Açıklamada yer alan ifadeler aynen şöyle;
Yazıya konu olan ve DSİ 10. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen sürekli işçi alımı, 02.03.2026 Pazartesi günü saat 10:00’da noter huzurunda yapılan kura çekimi ile gerçekleştirilmiş ve Bölge Müdürlüğümüz sosyal medya hesaplarında canlı olarak yayımlanmıştır. Noter kurasına giren adayların tamamı İŞ-KUR üzerinden yapılan başvurular arasından yapılmıştır. Noter tarafından belirlenen listeler sonucunda branşlara göre sınavsız olarak doğrudan noter kurası yöntemi ile 88 adet işçi, iş makinesi operatörlüğünde ise sınavla 6 adet sürekli işçi alımı yapılmıştır.
***
Noter kurası ile komisyon tarafından yapılan sınavların bütün aşamaları sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alınmıştır. Kurumumuzca gerçekleştirilen personel alımında işleyişin şeffaf, tüm işlemlerin mevzuata uygun şekilde titizlikle yapıldığını ve haberde yer alan iddiaların asılsız olduğunu belirtiriz.”
***
Kurumun beyanı böyle!.. Şimdi işin hakikatine gelelim..Biz neyi mevzu etmiştik, kurumun cevap mahiyetli, beyanında neyi ifade ediyor.. Zıtlar hanesi gibi..
***
Şimdi soruyorum!.. Yanıtınız, iyi güzel de.. Benim yazımın merkezindeki mesele, Diyarbakır’daki siyasi ve bürokratik kulislerde konuşulanlar, bunlar değildi ki!.. Aha da, 7 Mayıs’taki yazım orada..Arşivde.. Bu da yazının linki.. https://diyarbakirsoz.com/yazarlar/obuyuktimur/dsi-bolgede-neler-oluyor-20201.. Tıklayın, karşılaştırın ey DSİ 10. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, ve cevap yazısını kaleme alan, birim!..
***
Çünkü yazımın hiç bir yerinde kura noter huzurunda yapıldı mı diye sorulmuyor.. Başvurular İŞ-KUR üzerinden mi alındı diye de tartışma açmadım, açılmasına dair sorum da olmalı… Kaldı ki, kamera kaydı var mı, yok mu meselesini gündeme getirmedik.. Bizim dikkat çektiğimiz konu çok daha ağır, çok daha ciddi iddiaları ihtiva edenleri içermektedir?!
***
İddia şuydu.. Bazı kişilerin, Bölge Müdürü’nün adını kullanarak vatandaşlardan işe alım vaadiyle para topladığı… İşe yerleştirilmeyen bazı kişilerin de kuruma giderek tepki gösterdiği… Hatta bizden para aldınız ama işe başlatmadınız diyerek hesap sormak adına, kuruma baskın yaptığı!..
***
Şimdi soruyorum.. Kurumun yaptığı açıklamada bu iddiaların hangisine cevap verildi?.. Vaki mi bir cevap..Yok.. Açıklamada anlatılan ne?.. Noter süreci, kura sistemi, sınav prosedürü anlatılıyor… Kamera kayıtlarından söz ediliyor… Ama toplumun ve de bizlerin cevabını merak ettiği esas soruların hiçbirine doğrudan yanıt yok!.. Niye?..
***
Ortada gerçekten bir para trafiği iddiası var mı?.. Varsa bununla ilgili idari ya da adli bir inceleme başlatıldı mı? Kurum içinde bu konuda herhangi bir şikâyet oluştu mu? Bazı kişilerin kuruma giderek tepki gösterdiği doğru mu, değil mi? Bölge Müdürü’nün adı kullanılarak vatandaşlardan para toplandığı yönündeki iddialar araştırıldı mı?
***
Daha da önemlisi…Kuruma gelip Bölge Müdürü ile tartışan, hatta fiziki müdahalede bulunan biri oldu mu? Bir arbede yaşandı mı? Bölge Müdürü, kendisine hakaret ettiği veya saldırdığı iddia edilen kişi hakkında şikâyetçi oldu mu? Olduysa daha sonra şikâyetinden vazgeçti mi? Kurum güvenliğiyle ilgili zaafiyet oluştuğu gerekçesiyle herhangi bir soruşturma açıldı mı?
***
“DSİ Bölgede Neler oluyor” derken, bu soruların tam olarak cevap bulmasını istedik… Çünkü mesele teknik olarak personel alımının hangi yöntemle yapıldığı değildir. Mesele insanların işe girme umudu üzerinden dolandırıldığı yönündeki vahim iddialardır. Şayet bu iddialar gerçek dışıysa, bunu ortaya koymanın yolu da son derece açık, net ve doğrudan bir açıklama yapılması gerekmez miydi?
***
Cevap aranan sorular başka iken, verilen cevabın bambaşka bir alana yoğunlaşması ister istemez yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Öyle ya, bazen yapılan açıklamalar, meseleyi aydınlatmaktan çok, tartışmanın etrafına boca eder!. Bizim tavrımız nettir.. Hiçbir iddia peşinen doğru kabul edilemez. Ama hiçbir ciddi iddia da yalnızca asılsızdır denilerek geçiştirilemez.
***
Hele ki konu kamu kurumu, vatandaşın parası, işe alım süreci ve devlet ciddiyeti olunca… Bu nedenle yapılması gereken şey teknik prosedürleri sıralayan savunma metinleri yayımlamak değil, kamu vicdanını rahatlatacak açık ve doğrudan cevaplar vermektir.
***
Unutulmamalıdır ki.. Sessizlik bazen şüpheyi büyütür… Yuvarlak açıklamalar ise güveni onarmaya yetmez. Ve biz ki öyle inanıyorum Diyarbakır ahalisi ve de DSİ camiası da, hâlâ aynı sorunun cevabını arıyor..Deyin hele, DSİ 10. Bölgede gerçekten neler oluyor?..
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Görünen köye boşuna söylenmiş söz değildir; kılavuza gerek yok!..
Kaynak: Diyarbakır Söz


Yorumlar