FORMA, SERVİS VE HİJYEN VERYANSINI!
Günlerdir velilerden mesajlar, telefonlar ve sosyal medya üzerinden şikâyetler alıyorum. Anlatılan sorunlar farklı olsa da hepsinin ortak bir noktası var: Çocuklarını okula gönderen aileler, daha ilk haftadan ciddi sıkıntılarla karşı karşıya.
Okullar açılalı bir hafta oldu. Ancak Diyarbakır’da kimi veliler hâlâ çocuklarına okul kıyafeti bulmanın, güvenilir bir servis ayarlamanın ve çocuklarını temiz, sağlıklı bir okul ortamına gönderebilmenin mücadelesini veriyor.
Eğitim öğretim yılı başlamış ama velinin çilesi bitmemiş!
***
Forma var, ama ulaşabilene!
Serbest kıyafet uygulamasının kaldırılmasıyla birlikte tek tip okul kıyafeti uygulamasına yeniden geçildi. Gerekçe; okul düzeni, öğrencilerin kolay ayırt edilebilmesi ve güvenlik…
Kararın kendisi elbette tartışılabilir. Ancak alınan kararın nasıl uygulandığı da en az karar kadar önemli.
Diyarbakır’da okul kıyafeti temin etmeye çalışan velilerin anlattıkları, bu konuda ciddi bir organizasyon ve denetim sorunu yaşandığını gösteriyor.
Kentin dört bir yanında giyim mağazaları bulunmasına rağmen söz konusu okul forması olduğunda bazı veliler kendilerini birkaç satış noktasına yönlendirilmiş buluyor. Kuyruklar uzuyor, ürünler tükeniyor, “Yarın gelecek” deniliyor. Veli, çocuğunun kıyafetini alabilmek için günlerce uğraşıyor.
***
Peki neden?
Bir okulun kıyafeti neden belirli mağazalar üzerinden temin edilmek zorunda? Veli neden istediği yerden, uygun fiyat ve koşullarda alışveriş yapamıyor? Okul yönetimleri ve okul aile birlikleri bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?
Bir başka şikâyet de fiyatlar konusunda. Veliler, bazı satış noktalarında belirlenen fiyatların dışına çıkılmadığını, alternatif aramanın da çoğu zaman sonuç vermediğini dile getiriyor.
Burada temel mesele açık: Okul kıyafeti, veliyi belli bir ticari kanala mahkûm eden bir uygulamaya dönüşmemeli.
Eğer ortada ayrıcalık, yönlendirme ya da haksız kazanç iddiası varsa, bunun açıklığa kavuşturulması ve gerekli denetimin yapılması gerekiyor.
***
Servisler: Denetim nerede, güvenlik nerede?
Forma sorunu devam ederken velilerin gündemindeki bir başka başlık da öğrenci servisleri.
Diyarbakır’da özellikle kent merkezindeki yoğun trafik bölgelerinde bazı servis işletmecilerinin belirli okullara öğrenci taşımak istemediği yönünde şikâyetler var. Gerekçe kimi zaman trafik, kimi zaman güzergâh, kimi zaman da maliyet.
Fiyatlar konusunda da veliler arasında ciddi farklılıklar olduğu, bazı durumlarda pazarlık dışında bir seçenek bırakılmadığı ifade ediliyor.
Ancak asıl mesele fiyat değil, çocukların güvenliği.
Servis araçlarının yaşı, bakımı, koltukları, kapıları, emniyet donanımları ve taşıdığı öğrenci sayısı büyük önem taşıyor.
Velilerin iddiaları arasında eski ve bakımsız araçlar, kapasitesinin üzerinde öğrenci taşınması ve çocukların sıkışık biçimde yolculuk etmek zorunda bırakılması da var.
Bunlar konfor tartışması değil. Bir çocuğun okul yolculuğunda uyulması gereken temel güvenlik kuralları.
***
Tam da bu tartışmaların yaşandığı şu günlerde, Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerinin kent genelinde okul servislerine yönelik kapsamlı denetim başlatması önemli.
Denetimlerde araçlardaki “DUR” levhası, “OKUL TAŞITI” yazısı, emniyet kemerleri, iç aksam ve lastikler kontrol edildi. Özellikle ayakta öğrenci taşınması, yani aracın mevcut kapasitesinin üzerinde yolcu alınması konusunda da işlem yapıldı.
Kurallara uymadığı belirlenen araçlara ceza uygulandığı ve bazı araçların trafikten men edildiği bildirildi.
Bu, velilerin taşıdığı kaygı açısından önemli bir gelişme. Çünkü servis güvenliği, herhangi bir sorun yaşandıktan sonra değil, yolculuk başlamadan önce sağlanması gereken bir sorumluluk.
***
En büyük sorun: Hijyen!
Forma ve servis meselesinin yanında, okulun içinde çocukların sağlığını doğrudan ilgilendiren başka bir başlık daha var: temizlik ve hijyen.
Okullar açılırken boya, sıra, tahta ve akıllı tahta konuşuluyor.
Peki ya tuvaletler?
Öğrenci yoğunluğunun yüksek olduğu okullarda temizlik hizmetlerinin yeterliliği ve özellikle tuvaletlerin gün boyunca hangi koşullarda tutulduğu, velilerin en önemli kaygılarından biri.
Mesele yalnızca tuvaletin temiz görünmesi değil.
Sabun var mı? Lavabolar çalışıyor mu? Tuvaletler düzenli temizleniyor mu? Kötü koku, arıza ve hijyen eksiklikleri gün içerisinde gideriliyor mu?
Günün önemli bir bölümünü okulda geçiren çocukların kullandığı ortak alanların temizliği, eğitim ortamının ayrılmaz bir parçası.
Bir okulun temizliği, yalnızca eğitim yılı başında ya da bir denetim öncesinde yapılan çalışmadan ibaret olamaz. Özellikle binlerce öğrencinin kullandığı tuvalet ve ortak alanlarda temizlik süreklilik gerektirir.
Çünkü eğitim yuvası denilen bir yerde en temel ihtiyaçların karşılandığı alanların sağlıksız olması kabul edilebilir bir durum değildir.
***
Velinin yükü ne zaman hafifleyecek?
Diyarbakır’da eğitim öğretim yılının ilk haftasında gündeme gelenler, birbirinden bağımsız birkaç şikâyet olarak görülmemeli.
Okul kıyafeti teminindeki sıkıntılar, servis taşımacılığına ilişkin iddialar ve hijyen sorunları, farklı başlıklar olsa da aynı noktaya işaret ediyor:
Çocuklarını okula gönderen veliler, eğitim sisteminin kendi sorumluluk alanına giren sorunlarla neden bu kadar erken karşı karşıya kalıyor?
Veli; forma için mağaza mağaza dolaşmak, servis için pazarlık etmek, aracın güvenliğini sorgulamak, okul tuvaletinin temiz olup olmadığını merak etmek zorunda kalmamalı.
***
Velinin sorumluluğu çocuğunun eğitimi ve geleceğidir. Sistemin eksikliklerini telafi etmek, denetim mekanizmalarının yerine geçmek değil.
Bu nedenle okul kıyafetlerinden servis taşımacılığına, temizlik hizmetlerinden hijyen koşullarına kadar bütün bu başlıkların sahadaki karşılığının görülmesi ve sorunların kalıcı biçimde giderilmesi gerekiyor.
Çünkü eğitim öğretim yılı yalnızca ders zilinin çalmasıyla başlamış sayılmaz.
Çocukların güvenli ulaşımı sağlanmış, okul kıyafetlerine erişim mümkün hale gelmiş, sınıflar ve tuvaletler temizlenmiş, velinin kaygısı azaltılmışsa ancak o zaman sağlıklı bir eğitim ortamından söz edebiliriz.
Diyarbakır’ın çocukları, sorunlarla boğuşan değil, geleceğe güvenle hazırlanan bir eğitim düzenini hak ediyor.
Velilerin sesi duyulmalı, denetim göstermelik olmamalı. Çocuklarımızın eğitim hakkı ise ihmalin, düzensizliğin ve kişisel çıkar iddialarının gölgesinde bırakılmamalı.
***
GÜNÜN SÖZÜ…
Bir çocuğun eğitim hakkı, velinin sırtına yüklenen sorunlarla ölçülmez; o hakkı koruyan sistemin sorumluluğuyla ölçülür.
Yazarın Önceki Yazıları
Yorumlar