OTOBAN VE ÇEVRE YOLU!…

Diyarbakır’ın özeline dair, mevzu üzerinde fikri beyanımı kaç kez dile getirdim, bilmiyorum.. Ama düzineler kadar diyebilirim.. Ki hep derim, Diyarbakır’ın bahtı, taşı gibi kara.. Varlık içerisinde yokluğu yaşayan, konjonktürel yapısıyla devasa görünse de, sahadaki etkinliği düşük profilde, yaşayan ender bir kent!..

***

Oysa ki, Diyarbakır Anadolu'nun kalbi.. Binlerce yıllık tarihi maziye sahip.. Övünürüz Mezopotamya’nın incisi diye!.. UNESCO miras listesindeki Sur’lar. Kültürel bazlı zenginlik. Tabi siyasetin nabzını da kısmi olarak elinde, tutan bir şehir.. Ama gel gör ki, taşı gibi bahtsız hal-i durumu, tüm bu katmanları sahipsiz kent diye, gözardı edici kılıyor!

***

Nice örnekler sıralayabiliriz, sahipsiz kentin dramlarına dair!. Yazı başlığında da anlamışsınız, meseleyi! Şehir modern çağın en temel ihtiyaçlarından biri olan otoban ağına hala, fransız!. Komşu il, Şanlıurfa’ya kadar uzanan ve devamı, Mardin odaklı, Habur’a giden Otoban projesinde Diyarbakır sanki ket vurulmuş şekilde, ırak tutuluyor? Sen seyirci kal!

***

Şunu net ifade edeyim.. Bu mevzu sadece bir altyapı, hadisesi değil.. Derinliği çok muhteva üretici olan bir ihmaller serisi kadar, görmezden gelinme de var.. Aksi taktirde, maddi ve manevi bazlı tüm üst ve altyapı gelişiminde, kusursuz zemine sahip Diyarbakır için, neden otoban reva görülsün, ya da görülebilsin?.. Nitekim mevcut hal ortada!.

***

Kadim şehir bölgenin siyasi, kültürel ve sanayi merkezi.. Hele ki tarım alanında, tartışılmaz zengin bir coğrafyaya sahip.. OSB’deki fabrikaları bölgesel ekonominin lokomotifi.. Tarihi dokusuyla, sağlanan huzur ve güven ortamıyla bugün turizmin en cazibe durağı. Konum itibariyle karayolu noktasında, ülkenin dört bir tarafını, Ortadoğu'ya bağlıyor!

***

Dört bir tarafı barajla çevrili şehir.. Önümüzdeki takvimde sulama ve enerji amaçlı devreye sokulacak olan Silvan Barajı.. Beri yanda, inşa edilen lojistik merkezi!.. Hal bu iken, neden otoban sorununun giderilmesi bu kadar geciktiriliyor ya da birileri tarafından ket vuruluyor? Şanlıurfa'ya kadar gelen yol, Diyarbakır'a sırtını dönmüş!

***

Bu tesadüf değil.. Daha önce de demiştim, bilinçli bir tercih söz konusu!? Bizden daha küçük kentler otobanlarla örülüp, hızlı ulaşımın keyfini sürerken, her yönüyle önem arz edici olan Diyarbakır bu nimetten mahrum bırakılıyor? Ekonomik gerekçeler mi, yoksa siyasi hesaplar mı devreye giriyor?  Her ne ise, kentin potansiyeline prangadır!?.

***

Kaldı ki, bu bahtsız hal sadece otobanla sınırlı değil. Ya  çevre yolu.. 36 büyükşehir içerisinde, tam teşekküllü çevre yolu olmayan nadir kentlerden biri konumundadır Diyarbakır.

Şehrin etrafını saran bir ring yol yokluğunda, trafik kaosu günlük hayatın parçası haline geldiği gerçeğini de her daim, trafik isyanı ve işkencesi diye haykırıyoruz!..

***

Çünkü, kamyonlar, otobüsler, arabalar iç içe, hava kirliliği, zaman kaybı, ekonomik zarar ve insanı manevi yönde, çılgına çeviren trafikteki kaos ahali.. Bu ihmal, bir kentin kaderini A’dan Z’ye maddi ve manevi yönde, yıkım şekilde etkiliyor.. Sorularım çok, ama garip ve anlayamadığım bu soruna seçilmişlerimizin bilaistisna sükut kesilmeleri!…

***

Diyeceğim şu!.. Artık kent ahalisi olarak sesimizi çok yönlü şekilde yükseltme vakti geldi!. Yerel yöneticiler, merkezi hükümet, sivil toplum, bu konuya eğilme göstermeli!. Otoban ve çevre yolu, sadece asfalt değil, bir kentin geleceği, halkının da sosyo-ekonomik refahı demektir.. Ey karar verenler, ey kalem tutan eller, artık Diyarbakır’ı duyun!.. 

 

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Çevre yolu yarım, trafik akışı cehennem, öfke cinnet hali, duman ise ciğerlerde!…

 


Yorumlar

Yorum Yap