İran'a terör saldırısı!

Cumartesi  gündüz saatlerinde Amerikan-İsrail işbirliğiyle İran hedef alındı. Cenevre'de günlerce sürdürülen ve olumlu bir netice alınacakmış havası veren görüşmeler hiçbir işe yaramadı. Amerika ve İsrail denizden ve havadan İran'ı füze bombardımanına tuttu. Saldırılara anında cevap veren İran ise, özellikle Bae, Arabistan, Ürdün, Katar, Irak ve Bahreyn'deki Amerikan üslerini hedef alarak çok yönlü, çok cepheli bir savunmaya geçti. Bu ülkelerdeki üsleri başarılı bir şekilde vurdu. Ne kadar kayıp verdirildiği ise soru işareti. Öte yandan Amerikan-İsrail saldırısında, İran savunma bakanı, güvenlik konseyi başkanı, genel kurmay başkanı, devrim muhafızları lideri, generaller yine öldürüldü, istihbarat zaafiyeti yine kendini gösterdi ve İran devleti bu saldırılara karşı yine aciz kaldı. Bu kayıpların üstüne daha kötüsü oldu ve cumartesi gece geç saatlerde Dini lider Hamaney'in de öldürüldüğü haberleri geldi. Önce reddedilen bu ölüm haberi daha sonra resmi olarak teyid edilerek ilan edildi. Hamaneyin kızı, torunu, damadı da ölenler arasındaydı. (pazar günü Hamaney'in yerine Ayetullah Ali Rıza Arafi'nin geçici olarak atandığı duyuruldu.)

 Bir kız okulu füzeyle vurularak yüzden fazla kız çocuğu katledildi.Hastaneler, çarşı, pazar vuruldu, vurulmaya devam ediyor. Pazar günü (dün) ise başkent Tahran ağır bir bombardımana tutuldu ve peşpeşe patlamalar gün boyu devam etti.Devlet televizyonu vuruldu, haberleşme sekteye uğradı. Devrim muhafızları Hamaneyi koruyamadı. Ordu saldırıları engelleyemedi. Geçen seferki istihbarat zaafiyeti aynen devam etti ve Amerika-İsrailin bu saldırıları yaparken içerden önemli bir destek aldığı ortaya çıktı.Giderek şiddeti artan bu saldırılara karşı İran bir yandan misilleme hakkını kullanırken, öte yandan saldırıların dozunu fazla yüksek tutmamaya dikkat ediyor. Çünkü bu saldırılara uzun süre karşı koyacak gücü yok. Bu yüzden telafisi olmayacak hamlelerden de itinayla kaçınıyor. Savaş uçağı yok, hava savunma sistemi yok, istihbarat yok!

İran kendisine vurulan darbeye cevap vermekten çok, rejimin çökmemesi için çırpınıyor ve gelinen noktaya rağmen müzakereye yönelik ılımlı mesajlar veriliyor. İran  Bae, Bahreyn, Katar, Suudi ve Irak'taki Amerikan üslerini vururken, sivil kayıplara azami dikkat ediyor. Zira bu karşılıklı saldırıların sonrasında bir Arap-İran savaşı organize edilme riskleri mevcut.

Trump'un daha önce İranla görüşmelerin olumlu sonuçlanabilecegine dair açıklamalar yaparken; beklenmedik şekilde İsraille birlikte İran'ı vurması sadece terörist Netenyahunun ısrarıyla değildir diye düşünüyorum. İsrailin İran'a saldırıda ısrar etmesi bir yana, Trump ya İran'dan istediği ekonomik tavizleri yetersiz buldu ya da İran'ın kolay bir hedef olduğuna ikna edildi. Belki de İranı vurmak, dünyada yeniden bir prestij sağlamak adına bir fırsat olarak değerlendirildi, kimbilir. İran özellikle Irak ve Suriye'de işlediği günahlardan dolayı ne kadar kınama ve nefreti hakediyorsa da; terörist İsrail ve yancısı Amerikanın bu eşkiyalığına karşı İran'ın yanında durmak son derece önemli. ...

Dünyanın son yıllarda nereye gittiğini endişeyle izliyor ve gidişatın hayırlara vesile olmayacağını müşahade ediyoruz maalesef. İsrail Gazze'de işlediği cinayet ve vahşetin bedellerini ödemediği için, kendisine bu bedeli ödetecek bir irade olmadığı için  İran'a saldırma cesareti gösterdi. Eğer İran, istedikleri çizgiye gelir ve İsraile sadık uydu bir devlet yapılabilirse sıradaki hedefin kim olduğu gayet açıktır. Trump'un değil ama İsrailin nihai hedefi kesinlikle ve kesinlikle Türkiye olacaktır. Türkiye'de her kurumda sayısız İsrail sevici olmasına, kapıları sonuna kadar açmaya hazır malum bir güruh bulunmasına rağmen Türkiye henüz istedikleri kıvama gelmemiştir. Halihazırda  güçlü ordusu, hava, kara, deniz savunma sistemleri ve teknolojisi ile her düşmanı caydırabilecek bir  Türkiyeye saldırmak her babayiğidin harcı değildir, hele de bebek katili İsrailin hiç değildir! 

Ortada hiçbir geçerli sebep yokken ve müzakereler sürerken İran'a yapılan bu terörist  saldırıya bakarak, işlerin nerelere gidebileceğinin derin analizleri yapılmalı ve özellikle İslam coğrafyasında saflar sıklaştırılarak İsrail terör devletinin katliamlarının önüne geçilmelidir. Halihazırdaki  liderlerle nasıl olacaktır bu iş; o da ayrı bir handikap!


Yorumlar

Yorum Yap