SEYİR, 2. KÖRFEZ SAVAŞI MI?..
İran’daki gelişmeleri bir de Kürtler penceresinden okursak.. İlk akla gelen, Amerika ve İsrail’in 35 yıl önce Irak’ta uyguladığı taktik. Yani Körfez savaşı. Yıl 1991.. Amerika, önce Saddam’ı provoke etti.. Kuveyt’e saldırdı, işgale kalkıştı. Bunun bahanesiyle, müttefikleriyle birlikte, namlunun yönünü, Irak’a, Bağdat’a çevirdi..
***
Basra’dan yola çıkan Amerikan birlikleri Bağdat kapısına dayandı ve durdu. Hatırlarsak, o dönemde ABD Kürtlere bir dizi vaatler verdi.. Ve o gün Celal Talabani ve Mesut Barzani’ye, çağrıda bulundu…“Saddam’ın bi sıkımlık canı kaldı. Gelin ve onu devirin..” Ki Kürtler Bağdat’a yönelince, Saddam şiddetle karşılık verdi. Önce Halepçe katliamını yaptı. Ardından, Kürt gruplarına karadan operasyon başlattı.
***
Sivil, Peşmerge, silahlı, silahsız önüne kim geldiyse, bomba yağdırdı. Kürtler de, Türkiye sınırına dayandı. O tarihte, 500 bin sivil sığındı. Canını zor kurtardı. Saddam büyük katliamlar yaptı. Bağdat’ta bir on yıl daha iktidarda kaldı. Sonra Amerika, 36 Paralel’in kuzeyini uçuşa yasak bölge ilan etti. Irak’ın fiili bölünmesinin adımını attı!. O gün yaşanılanla bugün İran’a yönelik yaşanılan arasındaki bağ nedir?.. O da şu..
***
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırı zamanı içerisinde, İran rejimine muhalif Kürtlerden dikkatleri üzerlerine çeken, bir çıkış geldi.. PJAK, KDP-İ, PAK, KOMALA ve Sazman-ı Sebat!.. İşte bu beş Kürt partisi, Tahran rejimine karşı ittifak kurduklarını deklare ettiler.. Zamanlama dikkat çekici! Ana hedefleri, "İran İslam Cumhuriyeti'ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesi" olarak ifade edildi.
***
Ve bugün o grupların başındaki isim!.. Diyor ki; “Amerika ve İsrail’den emir bekliyoruz, Tahran’a saldırmak için..” İran rejimi kendisiyle çatışan muhalif Kürt gruplarına karşı ortaya koyacağı duruş, nasıl bir girdap yaratır?. Buraya kocaman bir köşeli parantez açalım. Amerika, Tahran rejimini devirmek istiyor mu net değil? Ancak, İsrail’in rejimi devirmek için heveskar olduğunu söyleyebiliriz.
***
Ama rejimi yıkıp, yerine yeni bir şey koymanın zorluğunu hem Irak’ta hem Suriye’de görmüş olan Amerika’nın başka bir hesabı da olabilir? Bu mümkün? Rejimin yeni elitlerinin oluşmasını sağlamak ve onlarla bir anlaşma zemini bulmak! Böyle bir hesap, Kürtler için çıkılan muhalif yolda, sonu ürkütücü olur?
***
Bu arada, dün ittifak kuran Kürt partilerinden, 6 maddelik bir acil eylem planı haberi ajanslara düştü.. Tahran Yönetimi çöküş sürecine girdi başlığıyla, yayımlanan ve Rudaw’da yer alan habere göre, 6 maddenin içeriği kısmen şöyle..
***
BİR.. Kürdistan halkı gelişmelere karşı duyarlı olmalı, tepkilerini akılcı bir temelde ortaya koymalı ve siyasi adımlarını İttifak’ın yönlendirmeleriyle uyumlu hale getirmelidir.
***
İKİ.. Rejimin çöküşü ve halk ayaklanması sürecinde tüm idari binalar, hizmet tesisleri ve altyapı korunmalıdır. Bu yapılar halkın ortak malıdır ve gelecekteki ihtiyaçlar için hayati önemdedir.
***
ÜÇ.. Kürdistan’da görev yapan ordu, polis ve milis güçlerine sesleniyoruz; İslam Cumhuriyeti’nin kalıntılarından ayrılın. Düşmana sırtınızı dönmek ve kendi ulusunuzun safına geçmek için bu son fırsatı kaçırmayın.
***
DÖRT.. Değişim süreci olgunlukla karşılanmalıdır. Toplumsal güvenliği tehlikeye atacak fevri hareketlerden, kişisel intikam eylemlerinden ve kaostan kaçınılmalı; toplumsal barış korunmalıdır.
***
BEŞ.. Vatandaşlarımızın can güvenliği için rejimin askeri karargahlarından, güvenlik merkezlerinden ve stratejik noktalarından mümkün olduğunca uzak durmaları gerekmektedir.
***
ALTI.. Bu zorlu günleri aşmak için yardımlaşma şarttır. Özellikle mülk sahipleri ve esnaflarımız; kiracılara, yoksullara ve evsizlere sahip çıkmalı, kimse bu süreçte kimsesiz bırakılmamalıdır.
***
Açıklamanın sonuç bölümündeki ifade ise; "Bu savaş, halklarımızı baskı altında tutan rejim ile uluslararası toplum arasındadır. Halkımız bu süreci kendi özgürlüğü için bir fırsata dönüştürmelidir..
***
Savaşın beşinci gününe sarkan mevcut tabloda, rejim yara almış görünüyor.. Ama sokaktaki tablonun görüntüsü, rejimi sahiplenmenin daha yüksek dozajla, arttığını da işaret ediyor.. Ancak Tahran’a yönelecek bir Kürt hareketliliği İç savaş demektir ki bu Suriye’de yaşananlardan kat be kat büyük olur, notunu şimdiden düşürmek gerekir!
***
Hiç kuşkusuz ki, İsrail bu iç savaşı sonuna kadar ister ki, her türlü lojistik desteği de sağlamaya meyil eder!. İran’ı birkaç parçaya bölmek için her türlü fırsatı değerlendirir. Bu tartışılmazdır.. Böyle bir tablo, 20 yıllık kaos demektir hem İran’da hem de hal-i hazırda etki alanı içerisinde olan, diğer ülkelerde?
***
Oluşabilecek böylesi bir kaosta en çok etkilenen ülkelerin başında hiç kuşkusuz ki, Türkiye’nin geleceği muhakkak!. Denir ya, irili ufaklı Körfez’in şeyhlikleri de nasibini alır oluşan fırtınadan.. Petrol ve doğal gaz arzının düşmesi neticesinde küresel kriz derinleşir.! Mevcut durum bize Amerika ve İsrail, İran’da Birinci Körfez Savaşı’nın bir benzerini sahada uygulamaya çalıştığını okutuyor..
***
GÜNÜN SÖZÜ…
Ortadoğu’daki her hadisede bir “karamanın koyunu” vardır!..

Yorumlar