X-RAY CİHAZLARI NEDEN SUSKUN?

Sağlıkta şiddeti önlemek” adına malum bir dizi kararlar alındı.. Sağlıklı, huzurlu, güvenli ve istikrarlı bir sağlık hizmeti ve de, çalışma ortamı, yaratmak adına… Alınan kararlar elbette ki umut verici idi!.. Eğitim kadar, fiziki revizyonlara gidildi.. Öne çıkan, hastane girişlerinde artık X-Ray cihazları konulacak.. Ve böylece ilk basamaklı, güvenlik sağlanmış, tesis edilmiş olunacaktı!..

***

Ne kesici ne de ateşleyici silah hastenelere sokulmayacak!. Bunlarla hastane çalışanları yüz yüze gelmeyecek.. Alınan bu kağıt üzerindeki kararların, fiili yönde hayata geçirilmesi adına da, her hastaneye 5 ila 10 cihaz alınıp, monte edildi.. Bölgenin sağlık üssü olmakla(!) övünülen Diyarbakır’ımız da bu kapsama alındı.. Üniversite ve Devlet hastanelerine bilaistisna, milyon mu, on milyonlar mı,  harcanarak konuldu!..

***

Peki şiddete dair caydırıcılık vasfına hayat verildi mi?.. İşte burda duraksıyorum.. Göründüğü gibi değil.. Çünkü, Ne Diyarbakır’daki Devlet Hastanelerinin ne de Dicle Üniversitesinin.. Hiçbirinde, bu x-ray cihazları etkin çalıştırılmadığı gibi, misyonunu yerine getirme adına güvenlik elemanının da aktifliği, fiziki duruşu yok!.. Kağıt üzerinde faal!

***

Girişte duruyorlar.. Ama suskun.. Dekor misali.. Oysa ki, yıllar yılıdır konuşuyoruz, yazıyoruz, sorguluyoruz.. Kaldı ki, Sağlık çalışanlarının bizatihi kendileri.. Sendikalar.. Örgütlü yapılar.. Onlar da avazı çıktığı kadar; ey devlet-i aliye, ey yöneticiler, idareciler, sağlık müdürü, başhekim, rektör hastaneler şifa dağıtan yerler kadar, riskli alanlardır da.. Çalışanlar ve mesaileri..

***

Polis kayıtları, gazete sütunlarına yansıyan haberlere bakalım!.. Hastane koridorunda kavga.. Acil serviste bıçaklama.. Silahlı çatışma.. Doktor darp edildi.. Hasta vuruldu.. Hırsızlık vakaları.. Ki hasta ve yakınlarının gasp hadiseleri!. Sağlık çalışanlarının aldığı tehditler, darp, saldırı.. Bilaistisna hepsi kayıtlarda ve yaşayan ve yaşatılanların hafızalarında!.. İnkarı mümkün mü?!

***

Hasta yakını ile yoğun bakım servisteki personeller arasında, tartışma.. Derken, itişme, kalkışma ve kavga.. Halk deyimiyle ortalık 56’ya dönüyor.. Camlar, çerçeveler, kapılar haşat.. Ha bir de basına yansıdığı için ifade ediyorum, denildi ki, silah çekilmiş etrafa ateş açılmış.. Valilik açıklama yaptı, silah çekme, ateş etme yok, sadece taşkınlık varmış, soruşturma sürüyor..

***

Hekim Sen üyesi hekimler bir gün sonra yaşanan şiddete tepki amaçlı, iş bırakma eyleminde bulundu. Onların iddiasına göre, silahla çevreye ateş açma var… Hasılı bir vakıa söz konusu.. . Peki bu tehlikenin, riskin geçtiği anlamına gelir mi, gelmez bu nihai durum!?..

***

Şimdi soruyorum!.. Sorunlara üç maymun koduyla bakan, ilgili ve yetkili zevata.. İl Sağlık Müdürü.. O hastanenin başhekimi.. Hastane Müdürü.. Ve güvenlikten sorumlu yetkili ve etkili amir!.. Deyin hele, bu nasıl bir güvenlik önlemi, bu nasıl bir hastane ki, insanlar hiçbir güvenlik aramasından geçmeden, içeriye dalabiliyor..

***

Yanıt verin.. Milyonlarca lira harcanarak alınan X-ray cihazları neden oralara konuldu ve neden çalışmaz?.. Çalışmıyorsa neden çalışmayanı satın aldınız, çalışıyor da çalıştırmıyorsanız neden satın alma gereği duydunuz.. Aldıysanız o zaman niye kullanmıyorsunuz.. Soru çok, çünkü mevzudaki ihmaller serisi fecaat!.. Vakıaların serisi tüm müştemilatıyla açık bir güvenlik zafiyetine delalet ediyor..

***

Ve bu zafiyet, aynı zamanda kamu vicdanını da yaralıyor.. Mesele sadece cihaz değil. Mesele denetimdir. Mesele ciddiyettir. Mesele, sağlık çalışanının can güvenliğini önemsememedir.. Mesele, hastaneye güvenle gelen, şifa arayanın hayati önemidir..  Mesele zorunluluk ve sorumluluktur. Ama burada kaçma vardır.. Beriberdan bir anlayışın, egemen kılma hali söz konusu!

***

Yineleyerek diyorum ki eğer bugün bu tablo görmezden gelinirse yarın çok daha telafisi mümkün olmayan, olaylar yaşanır.  Halk deyimiyle yeter artık.. Kafaları gömülen yerden çıkarın.. Bu suskunluğu bozun, denetimleri artırın, yani gereğini yapın.. O susan her X-ray cihazı, bir gün konuşacak bir felaketin habercisi olacağının idrakine varın!..

***

GÜNÜN SÖZÜ?..

Her zaafiyet, illa ki ürettiği fecaat bir hadisenin ilanıdır!…

 


Yorumlar

Yorum Yap