Ne olacak şimdi?
40 süren İran-Abd, İsrail savaşı neticesinde 8 Nisan'da bir ateşkes yapılmış ve Pakistan'da bir İran-Abd görüşmesi kararlaştırılmıştı. Beklendiği gibi 12 Nisan'da Amerika ve İran heyetleri arasında bir dizi görüşmeler yapıldı ve yine beklendiği şekilde (bir-iki konu dışında) anlaşmaya varılamadı! Trum'un yardımcısı Vance, "İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık; bu iyi haber. Bir anlaşmaya varamadık; bu da kötü haber. Bence bu Amerika için olduğundan daha çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan Abd'ye dönüyoruz" dedi. İran medyası ise anlaşmaya varılamamasının sebebi olarak Abd'nin aşırı taleplerini öne sürdü. İran öncelikle yurt dışındaki yaklaşık 150 milyar dolarının serbest bırakılmasını ve İsrailin Lübnan'a saldırılarını talep etti. Sanırım bu talebi makul karşılanmış. Hatta Trump ve Vance'in Netenyahu'yla Lübnan'a saldırmaktan vazgeçmesi yönünde görüşme yaptıkları bildirildi. İsrail bu konuda Trump'a mecburen boyun edecektir. Savaşın uzaması ve giderek hem Amerika hem de İsrail içinde tansiyonun yükselmesine sebep olması, özellikle Trump yönetimi için acil bir barış anlaşmasını dayatıyor. Trump, eğer haziran gelmeden bu savaşı bitiremezse önündeki seçimleri kesin bir şekilde kaybedeceğini biliyor. Bu yüzden Trump ve ekibi ilerleyen günlerde öne sürdükleri şartları esneterek yine görüşmek isteyeceklerdir.
Amerikalı ünlü gazeteci Tucker Carson, Trump'un ağır şantaj altında olduğunu ama her an sert bir tepki verebileceğini iddia etti. Gerçekten de Trump, içine düşürüldüğü bu sıkıntılı süreçten bir an önce kurtulmak için İsrail ve Netenyahu'ya karşı sert tepkiler verebilir ve bizim görüşümüz de o yönde. Aksi takdirde hem kendisi hem de arkasındaki Amerikan Ulusalcı güçleri bu durumun içinden çıkamayacaksınız. Bu yüzden bir yandan İran ile anlaşma yolları ararken, öte yandan İsraile karşı baskıyı arttıracaklardır.
İsrail tarafında ise durum biraz farklı. Barınaklarda 40 gündür pisikolojileri iyice bozulan ve pek sıkıntıya gelemeyen (beter olsunlar!) yahudilerin giderek yükselen protestoları siyasi bir çatışma, ardından da bir iç savaş ve suikastleri beraberinde getirebilir. Buna rağmen Netenyahu hükümeti savaşta ısrar ediyor çünkü savaşın durması Büyük İsrail hayallerinin çökmesi anlamına geliyor. Bu hedefsizlik de yahudileri daha fazla kaos ve karmaşanın içine çekecektir. Bu korkuyla her tarafa ve özellikle Hizbullahı bahane ederek Lübnan'a saldırmaya devam ediyor. Neticede korkunun ecele bir faydası olmayacak ve öyle ya da böyle İsraile savaştan el çektirilerek içine kapanması sağlanacaktır diye düşünüyorum. İçine kapanan bir İsrail ise kendi kendini yiyip bitirecektir. Bu habis Ur'un dünyanın bağrından sökülüp atılması bütün bir insanlık için hayırlı sonuçlar getirecektir.
İran'da ise durum farklı. Amerika ve İsrailin acımasız saldırılarından -özellikle de kız çocuklarının okuduğu ilkokula atılan füzeyle 180 kadar çocuğun katledilmesinden- ve İran yıkıma uğratılırken, devrik şahın oğlunun Amerika ve İsraili destekleyen söylemlerinden sonra, İran muhalefetinin bile rejime karşı yumuşaması İran devletinin konumunu beklentilerin aksine güçlendirmiş oldu. Rejim şu anda halk desteğini arkasına alarak özgüvenini arttırmış görünüyor. Belki de bu yüzden Pakistan'daki görüşmelerde taviz vermediler ve neticede anlaşma sağlanamadı. Fakat İran devleti de savaşın uzaması halinde bu durumun tersine dönme ihtimalinin farkındadır. Hele de günümüz toplumlarının sabır ve sıkıntılara tahammül noktasında pek de dayanıklı olmadıkları düşünülürse. İran, her ne kadar Trump'un acil bir barışa ihtiyacı olduğunu düşünüp taleplerinde ısrar etse de; içerde sağladığı birlik ve bütünlüğün devamı için; Abd ve İsrail saldırıyla harap olan alt yapı ve üst yapının yeniden inşası için; savaştan önce de kötü olan ve giderek daha da derinleşen ekonomik krize çözüm üretmek için; kendisinin de uzuuun bir zamana acil bir barışa ihtiyacı var. Amerika ve İran'ın bağlantıyı koparmayın görüşmelere devam edeceğini ve ortak bir noktada bulunabileceğini düşünüyorum. Şartların dayattığı bu durumun haziran ayı gelmeden bir neticeye bağlanacağını umuyorum. Çünkü (beyinsiz Netenyahu hariç) tarafların acil bir barışa ihtiyacı var!
Yorumlar