Yangından Mal Kaçırma!

İran'da beklediğimiz gibi olaylar aşamalı olarak kontrol altına alındı. İran halkının ekonomik gerekçeler başta olmak üzere mevcut sisteme karşı sokaklara çıkması neticesinde, bir çok can kaybı yaşandı fakat bugünlerde hayat normale dönmeye başlandı. Abd başkanı Trump, İran'a saldırmaktan(!) vazgeçti, İsrail ısrar etmedi ve sokaklara çıkanların verdikleri kayıplar yanlarına kâr kaldı! İsrail'e ya da Amerika'ya güvenerek yola çıkanlar bir kez daha hüsrana uğradı. İran halkı, Devrim muhafızları ve silahlı sivil Besic güçleri arasında bir kez daha pas pas vazifesini yerine getirerek bilmem kaçıncı dersini aldı! İran Suriye'yi, Irak'ı, Yemen'i, Lübnan'ı kan gölüne çevirirken sokaklara çıkmayan halk; İran devleti içine çekilmişken bazı ekonomik sıkıntılardan dolayı sokaklara doluşuyorsa burda da büyük bir problem vardır! Bu açıdan bakılınca sokaklara çıkanların niyeti insanca yaşama, hak ve özgürlükler olmadığı kesin. Niyet bozuk olunca akıbet de hayırlı olmuyor neticede. İran halkı önce bakış açısını düzeltecek, ülkeyi düzeltmek sonraki iş!

Amerika'da da son günlerde özellikle Venezuela lideri Maduroya yapılan operasyon ve Venezuela petrol ve altınına el koyma operasyonuna tepki olarak çeşitli eyaletlerde milyonlarca insan sokağa çıkarak tepki gösterdi. (Bu arada Venezuela petrollerinden elde edilen ilk paralar Amerikanın hesaplarına geçti bile!) California valisi, Trump içsavaş çıkarmaya çalışıyor; sokaklara Apache Helikopterler ve maskeli askerler iniyor diyerek olayların vehametini dile getirirken, Trump ise, "İsyan Yasası" nı çıkarırım diyerek aba altından sopa gösteriyor! Yasayı çıkarırsa 2026'daki seçimler güme gider! Trump bütün bunlara rağmen hedeflerinden vaz geçmiyor ve bir bütün olarak Amerika Kıtasında USA hakimiyetini tesis etme projesini uygulamaya devam ediyor. Avrupa ülkelerini Grönland'ı Amerikaya teslim etmeleri için baskı altına alıyor ve gümrük vergilerini arttırmakla tehdit ediyor. Kısacası,  toplanın, aranızda karar alın ve Grönland'ı bana teslim edin diyor! Trump'un elini eteğini Ortadoğu'dan çekip Amerika Kıtasına yönelmesi, coğrafyamız açısından bir nefes alma, bir toparlanma ve birleşme imkanları doğuracaktır. Bu açıdan Trump yönetimini sonuna kadar desteklemek elzemdir! Ayrıca Gazze için oluşturulacak Kurucular Kuruluna Erdoğan'ı davet etmesi, Türkiye ile bu coğrafyada birlikte hareket etmek istemesi İsrail'in bu coğrafyadaki planlarına sekte vuruyor.

Netenyahu, Türkiye'nin etkin olduğu İslam coğrafyasında istediği gibi at koşturamayacağını bildiğinden bu duruma şiddetle karşı çıkıyor. Yaptıkları ve yapmadıklarıyla hem siyonistler, hem de küreselci elitler tarafından hoş karşılanmayan Trump ve yönetimi, bakalım içteki ve dıştaki baskılara daha ne kadar direnebilecek.

Türkiye'yi yakından ilgilendiren çok önemli bir husus olarak, Halep ve çevresindeki Sdg/Pyd kalkışmalarına gelecek olursak; Halep'in Meskene ve Deyrhafir bölgelerini işgal eden terör örgütü yaptığı açıklamalarda kesinlikle bu bölgeyi terketmeyecegini iddia etmişti. Fakat Suriye ordusunun harekete geçmesiyle birkaç saat içinde pes etti ve Fırat'ın doğusuna çekileceklerini belirtti! Arkasında artık İsrailden başka kimsenin olmadığı ve İsrailin uğrayacağı akıbete kendisinin de uğrayacagını bile bile hala konumunda ısrar etmesi, bu örgüt için bir akıl tutulması mı yoksa bir aidiyet duygusu mu, bilmiyorum ama görünen köyün kılavuz istemediği de çok açık! Suriye konusunda Amerika Türkiye ile anlaştı ve bölgeden çekiliyor. Suriye'de ve bütün coğrafyada Türkiye'nin istemediği bir şeyin olması bu saatten sonra çok zor. Buna rağmen bu işlere girişmek terör örgütü açısından bir intihardan başka bir şey değil açıkçası. Göremedikleri şey şu; Amerika'nın ve  Rusyanın yangından mal kaçırırcasına Venezuela, Grönland, Kanada, Panama Kanalı, Ukrayna'ya vs. çökmeye çalışmasına benzer bir şekilde, biz de İsrailin desteğiyle Suriye'ye çökelim diye düşünüyorlarsa; hatırlatalım, orası çoktan Ahmed Şârâ yönetimindeki devlete bırakıldı! İsrail kendini bekleyen akıbete doğru hızla sürüklenirken, Pyd/Sdg de onun arkasından yuvarlanıyor! Her defasında Fırat'ın doğusuna çekilmekle bu işten sıyrılamayacaklar ve sabırları taşırdıkları anda o bölgelerden de sökülüp atılacaklar. Türkiye ve Suriye devleti bir an önce bu terör örgütünü Kürtlerden ayrıştırarak çürük bağlarını koparmalı ve düzeni sağlamalıdır. Ypg/Sdg ise hala vakit varken Suriye devleti ile entegre olmanın yollarını aramalı ve silahlarını teslim etmelidir. Haa, varlığım İsrailin varlığına armağan olsun, diyorlarsa o başka tabi!