Zor Oyunu Bozar!
Daha iki hafta önce bizi koruyabilir diyerek İsraille görüşmek isteyen Mazlum Abdi, sonrasında Suriye Devlet başkanı Ahmet el Şara'yla bir araya gelerek bir anlaşma imzaladı. Sdg, Silahları bırakıp, herhangi bir talepte bile bulunmadan Suriye Devletinin hizmetine girdiğini ilan etti! Daha önce Amerikanın Pyd'ye büyük yatırım yaptığını, binlerce tır silah gönderip milyarlarca dolar harcadığını, ayrıca İsrailin bölgedeki hedeflerine ulaşmak için bu örgüte ihtiyacı olduğunu bu yüzden kolay kolay bu kullanışlı örgütten vazgeçmeyeceklerini yazmıştık. Anlaşılan o ki, Pyd'yi besleyip büyüten, ondan bir özgürlük savaşçısı(!) imajı üreten ve ne idüğü belirsiz Daeşi (tavşana kaç-tazıya tut seklinde) kullanarak neredeyse Suriyenin kuzeyini bu örgütün eline teslim edenler şimdilik bu büyük projeyi sonlandırmak zorunda kaldılar! Büyük ihtimalle Amerikalı yetkililer kendilerine artık destek veremeyeceklerini,(en azından bu aralar!) söylediler. Mevcut Suriye yönetimine biat edin ve bu sayede yok olmaktan kurtulun; kısacası uyku moduna geçin, zamanı gelince sizi uyandırırız dediler. Netice itibariyle Pyd/Sdg'nin güvendiği dağlara kar yağdı!
İşlerin bu duruma gelmesinde hiç kuşkusuz Türkiye ve Suriye Devletinin kararlı ve tavizsiz duruşunun büyük etkisi oldu. Türkiye her ne kadar içerden bakınca bir çok açıdan sıkıntılı görüntü veriyorsa da, sınırlarının dışında bunun tam tersi olarak güçlü ve saygın bir imaja sahip. Özellikle bu durum son yıllarda iyice belirgin hale geldi. Savunma.sanayîndeki olağanüstü ilerleme ve şahsiyetli dış politika meyvelerini vermeye başladı.
Zaten bu dünyada güçten başka neyin hükmü olmuş ki?! İşte bu güç, Amerika ve İsraile geri adım attırdı ve 40 yıldır tepe tepe kullandıkları bir terör örgütünden el çektirdi! Umarız kalıcı bir duruma dönüşür.
Geçen hafta Suriyede yaşanan bir başka önemli olay da Lazkiye merkezli kalkışma ve akabinde de çok kısa bir sürede kalkışmanın bastırılmasıydı. Bu işe soyunanlar ya mevcut Suriye yönetiminin bir Nusayri katliamı yapmasını umdular ya da dışarıdan bekledikleri desteği bulamadılar. Rivayet o ki, İsrail isyancılara havadan destek verecekmiş ama Suriye semalarında Türk uçaklarının turlaması planın bu kısmını sekteye uğratmış! Ypg'nin gelip Suriye yönetimine teslim olması da bu gelişmelerden sonra gerçekleşti. Böylece İsrail, bir yandan Gazze'de katliamlara devam edip, diğer yandan Şam'ın güneyini bombalayıp kendine mevzi açarken hiç ummadığı bir anda kuzeydeki sağlam(!) mevzi ayağının altından kaymış oldu!
.........
3.Dünya savaşı için ısınma turları mı?!
Biden'in Avrupa ülkelerinin desteğiyle çıkardığı Rus-Ukrayna savaşında psikolojik üstünlük Trump'un gelişiyle ve özellikle Zelensky'i Oval Ofisten kovmasıyla beraber tamamen Putin'e geçince Avrupa ülkelerine bi haller oldu. Sanki bir Rus tehdidi kapıdaymış, Rusya her an Avrupa ülkelerini işgal edebilirmiş gibi bir hava oluşturuldu. Trump da Avrupa ile dalaştığına ve onlara destek olmayacağına göre başlarının çaresine bakmalı ve acilen bir Avrupa ordusu kurmalılar! Bu yüzden, güçlü bir ordusu ve modern silahlara sahip olan Türkiye'nin kapısını çalmaya başladılar. Oysa görünen köy nasıl kılavuz istemiyorsa, Rusya'nın bu haliyle herhangi bir Avrupa ülkesine saldıracak gücünün de, niyetinin de olmadığı son derece açık değil mi? Daha Ukrayna ile baş edememişken, kendine başka mevziler açacak kadar basiretsiz mi Putin ve Rusya?! Öyle görünüyor ki birileri 3. Dünya Savaşı çıkarmak için harekete geçti ve bazı Avrupa ülkelerinin eliyle bahaneler üretilip olmayan tehditler varmış gibi gösterilmeye başlandı. Özellikle küreselcilere yakın Fransa ve Almanya bu konuda başı çekiyor. Tabi her zaman olduğu gibi işleri organize eden ama ismi hiç gündeme gelmeyen İngiltere'yi unutmamak lazım. Ukrayna'daki nadir elementleri isteyen sadece Trump ve Putin değil anlayacağınız. İnşaallah, çıkarmaya çalıştıkları savaş ellerine, ayaklarına dolanır da başaramazlar.