EMİRDAĞ HAYATI (33)
Beddiüzzaman Said Nursî’nin ders ve irşadiyle hakikata ulaşan ve Nur hizmetinde çok kıymettar ve yüksek hizmetleri sebkat eden kahraman ve halis bir talebenin, Üstadın mâhiyetini tarif eden ayn-ı hakikat bir ifadesidir.
Bir günde, Mele-i lânın Arzda medar-ı süruru.
Bu günde, sekene-i Arzın Mele-i lâda medar-ı iftiharı
Bu günde, Habibullahın medar-ı nazarı.
Bu günde, müslümanlığın sertacı.
Bu günde, hak tariklerin şahı.
Bu günde, hakikatların imamı.
Hem bu günde, Mahbub-u Hüda.
Hem bu günde, allâme-i asır.
Hem bu günde, zulmetin nuru.
Hem bütün günlerde serdar-ı hidayet.
Hem Molla Said-in Nursî..
Hem Beddiüzzaman-el-Fahrüddevranî...
HUSREV
* * *
MERHUM HASAN FEYZİNİN RİSALE-İ NUR HAKKINDAKİ MANZUMESİ
Ayetinin Veraset-i Ahmediye (A.S.M.) cihetinde, mâna-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmetenlilâleminin bir âyinesi ve hakikat-ı Kuraniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir nümunesi olmasından; hakikat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) bir kısım evsafı, mânâ-yı mecâzî ile cüz’î bir vârisene verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-ı Ahmediye (A.S.M.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.
Said Nursî
Huzur bulur bu gün seninle âlem;
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Sürur bulur bu gün seninle âdem,
Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Bu hasta gönüller çoktan perişan;
Varsa sende eğer Lokmandan nişan;
Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zişan,
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Gelmez mi sonu bu uzun hicenin,
Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin,
Zâri arttı, sabrı bitti nicenin,
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Fahr-i lem, Arştan bu yere indi;
Şâh-ı velâyet gelip Düldüle bindei;
Zülfikara bugün, artık nur dendi,
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Derdlere dermansın, mahbub-u cansın;
Hem câmi-ül-esma vel-Kur’ansın;
Hem de Nur-u Hakdan bize ihsansın,
Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Bu âlemde madde değil, bir özsün;
Her zerreden bakan bütün bir gözsün;
Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün,
Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Çünki sensin bu asırda Rahmetenlilâleminin cilvesi,
Çünki sensin şimdi Şefi-ül-Müznebînin vârisi,
Ağisna ya gıyas-el-müstağisin, bir duası
Ey şule-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Şifa bulsun şimdi biraz yaramız,
Revaç bulsun geçmez olan paramız;
Saç nurunu, aka dönsün karamız,
Ey ziya-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Meylimiz yok yalancı bir dünyaya,
Son verdik biz bid’alara, riyaya;
Kapılmayız öyle kuru hülyaya,
Ey bir hakikat-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Yok bizde cemiyet kurma hülyası,
Yok başka bir yola gitme sevdası;
Olduk, ancak nurun derdli şeydâsı,
Ey derdlilere rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Geçmişiz hep medihlerden senadan,
Yüz çevirdik servetlerden gınâdan;
Nur isteriz, geçmeden bu fenadan,
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
şıkların, arşa çıkan feryadı
Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı;
Allah için eyle bize imdadı,
Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Devam Edecek