Emirdağ Lahikası
O zât ondokuzuncu asrın en akıllı ve en büyük bir feylesofu ve siyasetin ve içtimaiyat-ı beşeriyenin en mühim bir şahsiyeti olması; hem âlem-i İslâm, istiklâliyetini bir derece elde etmesi; ve ecnebi hükûmetlerin hakaik-ı Kur’âniyeyi araması; ve garb ve şimal-i garbîde Kur’ân lehinde büyük bir cereyan bulunması; hem Amerika’nın en yüksek ve meşhur feylesofu olan Mister Karlayl dahi aynen Bismark gibi demiş: “Başka kitablar, hiçbir cihette Kur’ân’a yetişemez. Hakikî söz odur, onu dinlemeliyiz” diye kat’i karar vermesi (Hâşiye); ve Nurların da her tarafta fütuhatı ve ileri gitmesi, büyük bir fâl-i hayırdır ki, ecnebide çok Bismark’lar ve Mister Karlayl’lar çıkacaklar ve emareleri de var diye Nurculara bir bayram hediyesi olarak takdim ediyoruz ve Bismark’ın fıkrasını leffen gönderiyoruz. İnebolu kahramanlarından berber Ali Osman’ın mâsum mahdumunun güzel yazısiyle gönderdiği mektuba baktım, birden hatırıma geldi: Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem her birisi çocuklariyle Nura çalışmaları, beni mesrur eyledi. Berber Burhan, berber Hıfzı, berber Ali Osman; Nurun birer kıymetli kahramanlarıdır. Allah onları çoluk ve çocuklariyle dünyada ve ahrette mes’ud etsin, âmin!
Saîd Nursî
Aziz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Medresetü’z-Zehranın üç şâkirdinin hafifçe bir ay hapis cezası ve pek haksız ve çok mânâsız ve soğuk hâkimin hiddetine mâruz kalmalarına mukabil, kat’i bir kanaat ile ve çok emarelerin kuvvetiyle müjde veriyoruz ki, o şâkirdler ve yardımcıları, o adamın küçücük verdiği ceza ve mânasız hiddetine bedel, ruhanîler, melâikeler ve istikbaldeki nesl-i âti milyonlar alkışlamalar ile öyle şâkirdleri tebrik ediyorlar; ve hapsi ebedinin milyonlar sene cezalardan kurtulmağa vesile oldukları için, böyle sinek kanadı kadar ehemmiyeti olmayan bu gibi tâciz ve tâzibleri hiçe indirir, belki iftiharla sevindirir.
Evet, bir asır evvel dünyanın en akıllı ve en müdakkiki ve feylesofu ve saltanatlı hâkimi telakki edilen ve kendi Hıristiyan iken bütün eski dinleri ve kitabları hiçe indiren, belki inkâr etmek cür’etini gösteren gayet enaniyetli ve şöhretli olan Prens Bismark’ın Kur’ân-ı Hakîm’in önünde kendi imzasiyle ve bütün kuvvetiyle tasdikkârane secde etmesini yazan ve inad ve enaniyetini ve dinsizliğini bırakıp, Kur’ân’a teslim olduğunu âleme ilan ettiğini ceridelerde neşredildiği bir hengâmda ve bütün edyan-ı semaviyeyi inkâr eden ve şark-ı şimalideki şimdiki dehşetli hükûmetin teşviki ile kesretle içindeki Müslümanları hacca gönderip, âlem-i İslâm nazarında dinsizliğini ve inad ve adâvetini bırakmak tarzında güya Kur’ân’ı inkâr edemiyor ve azametine karşı bir nevi teslimiyet ve dehalet tarzında buradakilerden daha ziyade Kur’ân’ı ehemmiyetli biliyorum diye, bu noktada onlar benden daha geri düşüyorlar ki, benim kadar hacı gönderemiyor demesine mukabil, buradakiler dahi Mâşâallah tam müsaade ettikleri halde ve böyle siyasi propaganda edildiği bir zamanda, Medresetü’z Zehranın Nur şâkirdleri, o mahiyet ve azametteki Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanın hakikatlarını Zülfikar ve Asâ-yı Mûsa gibi hârika Risalelerle mu’cizelerini kalemleriyle neşredip en muannid dinsizleri tasdike mecbur etmelerine mukabil, ehl-i dalâletin hücumu, elbette değil yalnız ehl-i hakikat insanları, belki ruhanîleri, belki melekleri de ağlatır ve arzı ve semayı hiddete getirebilir.
Devam edecek