Kategoriler
Köşe Yazısı 23 Mayıs 2026, Cumartesi
AnasayfaYazarlar › Prof. Dr. Nurettin Turgay
Köşe Yazısı Prof. Dr. Nurettin Turgay 08 Mayıs 2026, Cuma

AİLE OCAĞI/ÇOCUKLARA KARŞI GÖREVLER (6)

            İnsan olarak Allah’a, kendi şahsımıza, anne babamıza, eşimize ve diğer insanlara karşı görevlerimiz olduğu gibi çocuklarımıza karşı görevlerimiz de vardır. Bu yazımızda, çocuklara karşı görevlerimiz hakkında bazı bilgileri vermeye çalışacağız. Kur’an-ı Kerim’de bu konuda şöyle hitap edilmektedir:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ

 

            “Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi/aile bireylerinizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”

            Bu ayette geçen “ehliniz” kelimesinde, insanın bakmakla mükellef olduğu eşi ve çocukları akla gelmektedir. Aile ehli denince, o ailede yaşayan tüm bireyler, anne baba, eş ve çocuklar kast edilmektedir. Bu nedenle burada, anne baba olarak çocuklarımıza karşı olan görevlerimizin nelerden ibaret olduğunu anlamaya çalışmamız gerekmektedir.

            Bu ayette verilen önemli bir mesaj, ateşten korunma meselesidir. Hz. Ali, aile bireylerini ateşten korumayı, onların eğitim ve öğretimlerini geliştirme anlamında tefsir etmiştir. O, bu ayet hakkında geniş kapsamlı bir açıklamada bulunmuştur. Diğer bazı âlimler de bu kavramı aynı şekilde, “Siz kendinizi ateşten koruyun, ehlinize de dini bilgileri öğretin, onları Allah’ın emir ve yasaklarına uyma konusunda eğitin” diye yorumlamışlardır.

            Buna göre her insan, cehaletten kurtarmak için önce kendini eğitmeli, bilgi sahibi olmaya çalışmalı, bunun yanında aile bireylerini de din ve dünya kültürü açısından eğitme gayret ve çabası içerisinde bulunmalıdırlar. Kur’an-ı Kerim’in bu ve benzeri ayetlerinde eğitim ve öğretim konusuna işaret edilmiş olması, çok önem arz etmektedir. Çünkü eğitim ve öğretim, tüm insanlar için her zaman ve her yerde gereklidir. İnsan, eğitim ve öğretimle insanlığını idrak edebilmektedir. Maalesef eğitim ve öğretim konusu, günümüz insanlarının ciddi problemlerindendir. Onun için günümüz Müslümanlarının ilahi emirlere kulak vererek önce kendilerini ve ardından da mutlaka yeni nesillerini din ve dünya kültürü açısından ciddi bir şekilde eğitmelidirler. Bunun alternatifi yoktur. Bunun alternatifini bir tür intihar olarak düşünebiliriz.

            Aynı zamanda bir eğitimci olan Hz. Muhammed (sav.) de “Ben, ancak bir öğretmen olarak gönderildim” diyerek eğitimin önemini vurgulamıştır. Başka bir hadiste de şöyle bir ifade ile bu konuya işarette bulunmuştur:

            “Hepiniz birer çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz. Devlet amiri, bir çobandır. Adam, ehli/aile bireyleri arasında bir çobandır ve çobanlığından sorumludur. Kadın, kocasının evinde bir çobandır ve çobanlığından sorumludur. Hizmetçi, hizmet ettiği kişinin malı arasında bir çobandır ve çobanlığından sorumludur. Evet, hepiniz çobansınız ve çobanlığınızdan sorumlusunuz.”

Hz. Muhammed (sav.) bu hadiste, çeşitli insan sınıflarını dile getirerek sorumluluklarını hatırlatmıştır. Çoban demek, sorumluluk sahibi olmak demektir. Ona göre her insan, görevli olduğu ortam ve alanda sorumluluk sahibidir. Bu sorumluluk, aynı zamanda kişisel eğitimi de gerektirmektedir. Her insan, sorumlu olduğu alanla ilgili bazı bilgi ve becerilere sahip olmak zorundadır. Anne babanın çocuklarına karşı olan görevleri, bu sorumluluk alanları arasında önemli bir yere sahiptir. Hz. Muhammed (sav.) başka bir hadiste, “Dünyaya gelen her çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Anne babası, onu ya Yahudi ya Hıristiyan veya Mecusi olarak yetiştirir” diyerek anne babanın aile ocağındaki eğitimlerinin önemini anlatmıştır. Yani anne baba, çocuğunu eğiterek ona yön vermektedir.

 

Genel olarak insan veya hayvan eğitiminde ve özellikle de çocuk eğitiminde şefkat, merhamet, saygı, sevgi ve yumuşaklıkla davranmanın önemli bir yeri vardır. Bu nedenle Hz. Muhammed (sav.), “Çocuklarınıza iyi davranın ve onları en güzel şekilde terbiye ediniz” diyerek bu hususu dile getirmiştir. Yine Hz. Muhammed (sav.), “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir mirası bırakamaz” demek suretiyle, çocuk eğitiminin önemini vurgulamıştır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Hz. Muhammed’in (sav.) genel olarak tüm insanlara şefkat, merhamet ve yumuşaklıkla davrandığını ve bu şekilde insanların kalbini kazandığını haber vermektedir:

 

Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.”

Bu güzel davranış, Allah’ın emri olmakla beraber, yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi Hz. Muhammed’in (sav.) de güzel karakteridir. Hz. Muhammed (sav.), hep böyle davrandığı gibi, sözleriyle de bunu ifade etmiştir: “Muhakkak ki Allah, her işte yumuşak ve şefkatli davranmayı sever.” Haliyle çocukların bu konuda önemli bir yeri vardır. Onlara daha fazla şefkat, yumuşaklık, sevgi ve ilgi ile yaklaşmak gerekmektedir. Nitekim Hz. Muhammed (sav.), onun çocukları sevip öpmesini hoş görmeyen, çocukları sevmediğini ve öpmediğini söyleyen birine, “Allah senin kalbinden merhameti söküp almışsa, ben ne yaparım!” diyerek çocukları şefkatsiz ve ilgisiz bırakmayı, şiddetle kınamıştır.

İslam tarihinin ilk devir düşünürlerinden bazıları, şöyle bir yorumda bulunmuşlardır:

            “Çocuklarımız, kalplerimizin meyvesi, sırtımızın direğidirler. Bizler, onlar için aşağılanmış bir toprağız ve gölgelik yapan birer semayız. Onlar istedikleri zaman onlara ver, kızdıkları zaman onları hoş tutmaya çalış. Çünkü çocuklar, sevgileriyle sana bol iyilikte bulunuyorlar, bütün çabalarıyla emekleyerek sana gelirler. Onlar üzerinde bir ağırlık olma; sonra senin hayatından bıkar, usanır, bir an önce ölmeni ister yâda temenni ederler.”

            Hz. Muhammed’in (sav.), çocuklara karşı görevlerimiz hakkında söylediği daha pek çok hadis vardır. Her şeyden önce o, her konuda olduğu gibi bu konuda da insanlar için en güzel örnektir. Özellikle o, erkek çocuklara nazaran kız çocuklarını küçük görmemeye ve onlara özen göstermeye dikkat çekmiştir. O bir hadiste, “İki kız çocuğu olup da, onları yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye eden kimse ile yan yana duran iki parmak gibi beraber cennete gireceğiz” diyerek, kız çocuklarını özen ile yetiştirenlere güzel müjdeler vermiştir.

SONUÇ

            Başta anne baba olmak üzere tüm eğiticilerin, çocukları eğitirken dikkat etmeleri gereken hususlar vardır. Her şeyden önce çocukları utangaçlıktan, korkudan, kendini noksan görmekten, kıskançlık ve öfkelenmek gibi psikolojik problemlerden uzak bir şekilde yetiştirmeye çalışmak gerekmektedir. Özellikle onlara sürekli çalışmak, sükûnet, cesaret, azim, irade, kararlılık, idrak, başkalarına karşı saygı, sevgi, yumuşak huyluluk, hoşgörülü olmak, sakin bir şekilde hareket etmek ve benzeri güzel huyları kazandırmayı hedeflemek icap etmektedir. Anne baba, her konuda çocuklarına iyi örnek olmaya çalışmalıdırlar. Eğitimcilerin, eğitilenlere iyi yönden örnek olmaları, son derece önemli bir husustur. Bilhassa anne babanın bu noktada çocukları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Anne babanın davranışları, küçük yaştaki çocuklarına tesir etmekte, onların kafa ve kalbinde iz bırakmaktadır. Çünkü o yaştaki çocuklar, tam birer kopyacı durumundadırlar; gördüklerini olduğu gibi uygulayıp yaşamak isterler. Bu nedenle aile ve çevrenin kültür seviyesi, inanç yönü, sosyal hayatı, olaylara bakışı, çocukların eğitimi açısından çok önemlidir.

Paylaş
Prof. Dr. Nurettin Turgay - Tüm Yazıları →